Bir Dolu Hayat Hikaye
"Bir Dolu Hayat Hikaye" okumak için aşağıdaki yayınımızı inceleyiniz.
Bir Dolu Hayat Hikaye
Bugün evimde geçirdiğim son günüm olsa gerek, iyice irileştim, ağırlaştım, yeterli olgunluğa ulaştım gibi. Ayrıca yanımdaki arkadaşlarım ve kuzenlerim de benim gibi günden güne büyüdüler. Yaklaşık bir ceviz tanesi kadar olduk. Şimdi ise kendimizi gökyüzünün boşluğuna bırakacağımız o müthiş anı bekliyoruz... Sonunda uzun zamandır beklediğimiz o büyük gün gelmişti. İlk defa bir dolu olarak yeryüzüne inecektik. Aslında daha önceden yağmur damlası olarak birkaç kez atlamıştım ama bir dolu olarak ilk atlayışım olacaktı. Bu yüzden içimde garip bir heyecan ve biraz da korku vardı. Annem Beyaz Bulut ve babam Siyah Bulut bana yapmam gerekenleri uzun uzun anlatmış, beni atlayış konusunda eğitmişlerdi. Şimdi bütün öğrendiklerimi uygulayacak ve kendimi o derin boşluğa bırakacaktım. Karnımızdaki su henüz donmaya başladığından atlama zamanı gelene kadar her birimiz annelerimizin himayesinde beklemeye devam ettik. Böylece karnımızdaki buz erimeyecekti . Soğuk ve rüzgarın etkisi iyice hissedilmeye başladığında bizler de son hazırlıklarımızı yapmaya başlamıştık. O sırada yengem yanıma geldi ve bana yolda yemem için hazırladığı sandviçi verdi. Uzun bir yolculuk olacaktı anlaşılan. Yengeme teşekkür ederek sandviç paketini yanıma aldım. Dayım da hepimize üzerlerinde isimlerimiz yazılı birer paraşüt verdi. Benim paraşütümün üstünde "Dodi "yazıyordu. Bu beni çok mutlu etmişti. Hepimiz yavaş yavaş hazırlıklarımızı tamamlamış ve atlayış saatinin gelmesini bekliyorduk. Güneşin yavaş yavaş çekildiği bilgisi geldi. Bu durumda saat 13:00 gibi kendimizi boşluğa bırakmamızı söylediler. Yengem insanların televizyon ve radyolarla bizim geleceğimizi önceden duyurduklarını söyledi. İnsanlar böylece hava durumuna göre hazırlık yapıyor, önlem alıyorlarmış. Umarım bu doğrudur, çünkü ceviz büyüklüğünde bir dolu olarak hiçbir canlıya zarar vermek, onların canını yakmak istemem. Ayrılma vakti gelmişti paraşütümü takıp anne ve babamla vedalaştım. O sırada kuzenim "Çat Çat", yengeme sürekli aynı soruları soruyordu: "Güneş beni buharlaştırırken canım acıyacak mı?", "Tekrar buraya dönebilecek miyim?', "Ya geri dönemezsem?"... Aslında bu soruların cevabını biliyor olmalıydı ama yazık ki, sürekli okula devamsızlık yaptığı için o dersi de kaçırmış ve bunun cevabını öğrenememişti. "Ben sana yolda anlatırım." diyerek onu yanıma doğru çektim ve bir anlık dalgınlık ve rüzgarın da etkisiyle kendimizi boşlukta savrulurken bulduk. Neyse ki paraşütlerimiz zamanında açıldı ve bize söylenen saati beklemek için bir gökkuşağına konduk. İlk defa bir gökkuşağına konmuştum. O kadar güzel renkleri vardı ki bu güzelliğe hayran kalmıştık. Gökkuşağıyla biraz konuştuktan sonra yengemin bizim için hazırladığı sandviçleri yedik. Derken sohbet uzayınca biz de uyuya kalmışız. Vaktin bu kadar hızlı geçtiğine inanamıyorum. Uyandığımızda saat 13:02 olmuştu ve bütün dolular büyük bir coşkuyla yeryüzüne doğru hareket ediyorlardı. Daha fazla oyalanmadan biz de apar topar aşağı atladık. Çat Çat 'ın bitmeyen çığlıkları eşliğinde benim de kalbim güm güm atıyordu. Yeryüzüne doğru süzülürken dağları, ırmakları, evlerin çatılarını, arabaları, caddeleri, insanların rengarenk şemsiyelerini görüyordum. Bu gerçekten muhteşem bir duyguydu... İnsanlara iyice yaklaşınca aralarındaki konuşmaları duyabiliyordum: "Vaay, böyle ceviz büyüklüğünde doluya ilk defa denk geliyorum", "Aman Allah'ım tam da yazın ortasında her yer bir anda bembeyaz oldu." diyerek aralarında şaşkın şaşkın konuşuyorlardı. İnsanlar, kuşlar, kediler, köpekler... Kısacası sokaktaki bütün canlılar kendilerini sığınacakları bir yere atmıştı. Bu o kadar hızlı olmuştu ki, bizler yere iniş yapana kadar etrafta kimsecikler kalmamıştı. Yeryüzüne indikten hemen sonra, bize doğru yaklaşan küçük bir kız kalmıştı sokakta. Diğer insanların ve hayvanların koşuşturmalarına hiç aldırış etmeyen bu kız elinde minik bir kürekle doluları delik bir kovaya dolduruyordu. Kovanın içine beni de attı. Çok korkmuştum acaba bize ne yapacaktı? Tekrar gökyüzüne çıkabilecek miydik? Korkuyla kovanın delik kısmından dışarı baktığımda yerde kalan doluları tuzla erittiklerini gördüm. Bu beni çok üzmüştü, birçok arkadaşımı bir daha göremeyecektim. Ve bize ne olacağını da hiç bilmiyordum. Derken küçük kız bizi su dolu bir kaba koydu. Bu iyi birşeydi, en azından bir süre daha yaşayabilecektik. Biraz daha dikkatle incelediğimde küçük kızın diğer elinde limonata şişesi olduğunu gördüm.Kız limonata satmaya çalışıyordu. Anladığım kadarıyla bizi de limonatayı soğuk tutmak için kullanacaktı. Bir insanın midesine gidecektim. Neyse ki, hava birden bire soğuduğundan hiç limonata satamadı. Ve bizi ağlamaklı gözlerle bir kenara attı. Kurtulduğum için çok mutlu olmam gerekiyordu, ancak o minik kızın yüzündeki mutsuzluğu görünce bu pek mümkün olmadı. Ne yapıp edip, onu mutlu edebilecek bir şeyler yapmam gerekiyordu. Belli ki bu limonataları satmak zorundaydı. Yoksa neden bu havada ısrarla limonata satmaya çalışsın ki. Evet ona yardım etmeliydim ama bunun için önce buharlaşıp gökyüzüne uçmam gerekiyordu. Neyse ki bu çok uzun sürmedi ve tekrar gökyüzüne çıkabildim. Şimdi hemen Güneş Abla'ya bu durumu anlatıp, ondan yardım istemeliyim. -Merhaba Güneş abla, biliyorsun bugün yeryüzüne inmiştik, bizim atlayışımızla birlikte bütün her yer birden bire soğudu. Sen de yoktun. Oysa ki aşşağıda sana çok ihtiyacı olan küçük bir kız var ve ona yardım etmemiz gerek. Lütfen yeryüzünü biraz ısıtır mısın? Güneş: - Sana yardımcı olmayı çok isterdim ama bugün gerçekten çok yorgunum, biraz dinleneceğim. Dese de küçük Dodi'nin bu isteğini kırmadı ve yüzünü yeryüzüne doğru çevirip muhteşem zarafeti ile gülümsedi. Küçük kız elinde limonata şişesi, büyük bir umutsuzluk ve çaresizlik içerisinde bekliyordu. Derken gökyüzü birden bire aydınlanmaya, hava ısınmaya başladı. Sıcaklık öyle bir arttı ki herkes limonata içmek için sıraya girdi... Kız büyük bir mutlulukla limonataları sattı. Soğuk ve karanlığın ardından gelen güneş için Allah'a şükrederek kazandığı parayı sevinçle evine götürdü."Bir Dolu Hayat Hikaye (Çocuklardan Ev Yapımı Öyküler)" ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok