“Astronomi ve Uzay Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 18 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Astronomi ve Uzay Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 18

Tarih öncesi çağlarda avcı ve toplayıcı yaşam süren insanlar için mevsimlerin başlangıç ve bitiş zamanını önceden tahmin edebilmek hayati önem taşıyordu. Çünkü bu insanların avladıkları hayvanlar yılın belli zamanlarında göç ediyor, farklı zamanlarda doğada farklı bitki ve meyveler ortaya çıkıyordu. Yıl boyu beslenmek ve vahşi hayvanlardan korunmak isteyen insanlar periyodik olan bu olayların takibi için kendi takvimlerini oluşturdular. İnsanların gereksinimleri sonucu başlayan bu çalışmalar astronominin temelini oluşturdu. İnsanların düzenli tarım faaliyetlerine başlamasıyla astronomi hızla gelişti. Mezopotamya, Dicle ve Fırat Nehri'yle sulanan verimli topraklara sahipti (Görsel 1.6). Milattan önce 4000 ile 500 yılları arasında bu bölgede hüküm süren Sümerler ve Babiller için toprakların ekim, dikim ve hasat zamanını, nehir taşkınlarının gerçekleştiği ayları, ekili alanlara zarar verebilecek canlıların üreme ve göç zamanlarını bilmek son derece önemliydi. Aynı zamanda bu medeniyetler çok tanrılı inanç sistemine sahipti. İnançlarına göre gökyüzündeki tanrı önemli ve büyüktü. Mesajlarını da Güneş ve Ay tutulması gibi çeşitli astronomik olaylarla insanlara gönderirdi. Tüm bu nedenlerle Sümerler ve Babiller; Ay'ın ve Güneş'in hareketlerini gözlemlemiş, tutulma dönemlerini saptamış, gezegenler ve yıldızlar arasındaki ilişkileri incelemiş ve hava durumu kayıtları tutmuşlardır. Antik Mısır medeniyeti MÖ 3100-MS 350 yılları arasında Nil Nehri'nin suladığı verimli topraklarda hüküm sürdü. Mezopotamya için Dicle ve Fırat ne kadar önemliyse Nil Nehri de Mısır için o kadar önemliydi. Ancak nehir her yıl belli dönemlerde taşarak etrafındaki ekili alanlara zarar veriyordu (Görsel 1.7). Mısırlılar yaptıkları astronomik gözlemler sonucunda Sirius (Siryus) Yıldızı'nın konumu ile Nil Nehri'nin taşması arasında bağlantı kurdular ve böylece taşkın zamanlarını önceden tahmin edebildiler. Hassas ve dikkatli astronomik gözlemleriyle bir yılı üç mevsim, dört ay ve 360 güne bölerek ilk güneş takvimini oluşturdular. Babillerin hassas gözlemleri ve astronomi bilgileri MÖ 1000-300 yılları arasında hüküm süren Antik Yunan medeniyetindeki astronominin temelini oluşturdu. Pita- gor (Pisegor) yaptığı uzun yolculuklar sonucunda Yer'in küre olduğunu öne sürdü. Eflatun veya diğer ismiyle Platon gök cisimlerinin gökyüzündeki görünür hareketlerinin Yer'in dönüşüyle gerçekleştiğini keşfetti. Eudoxus (Eudoksus), Yer Merkezli Evren Modeli'ni ilk öne süren kişiydi. Batlamyus ismiyle de tanınan Ptolemaios (Tolemeyos) Eudoxus'un görüşlerini geliştirdi (Görsel 1.8).
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

Astronomi ve Uzay Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 18 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.