“Aşağıdaki parçalardan hangisi bireyin iç dünyasını esas alan bir anlayışla yazılmıştır?” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Aşağıdaki parçalardan hangisi bireyin iç dünyasını esas alan bir anlayışla yazılmıştır?


Soru: Aşağıdaki parçalardan hangisi bireyin iç dünyasını esas alan bir anlayışla yazılmıştır? A) Fakat her pazar giyinip kuşanarak gezmeye giderdik. Babam -sırtında redingotu, başında silindir şapkası, ellerinde eldivenleri- kolunu, bayram gemisi gibi süslenip püslenmiş olan anneme verirdi. Önceden hazırlanan kız kardeşlerim, yürüyüş işaretini beklerlerdi. Fakat son dakikada kesinlikle aile babasının redingotunda unutulmuş bir leke görülür, çarçabuk onu benzine batırılmış bir bezle silmek gerekirdi. B) Sonra, aylar geçti; mevsimler birkaç kere değişti, paltolar tekrar giyildi, tekrar atıldı. Ve bir gün geldi ki gökyüzü bana daha karanlık, yağmur daha can sıkıcı, sokaklar fuzuli görünmeye başladı. Sokak dönemeçleri bana bir şey anlatmıyor, film afişleri bir mana ifade etmiyordu. Gülen ve gülmeyen insanlara hiç aldırış etmiyordum. Park kanepeleri, uzun tenha yollar, köprüde gece avarelikleri bana eskiden görülüp hayal meyal hatırlanan bir rüya gibi geldi. C) Mehmet ikinci dersten sonra bahçeye çıkarken paketini de beraber götürüyor, ne olur ne olmaz, kaybolur diye canının yongasını yanından ayırmıyordu. Dördüncü derse daha çok vardı. Saatler ona yıllar gibi uzun görünüyordu. Tenha köşelerde köftesinden çimdik çimdik mini mini parçalar koparıyor, hop diye ağzına atıyor, çiğnemeye kıyamadan uzun müddet yaslanıp yatan köftelere dalıp dalıp kendinden geçiyordu. D) Karşıdaki komşum yabancı subayın buldok cinsi bir köpeği vardı. İri kafalı, koca enseli, iki dişi daima meydanda, yanakları kof ve sarkık, burnu çökük, aksi bir köpek... Bana buldok suratı; bütün dişleri söküldükten sonra acemi bir dişçiye tam takım diş yaptırıp da çene kemikleri çökerek çehresi tanınmayacak şekle giren eski somurtkan (...) tiplerini hatırlatır. Buldok, değişiklik olsun diye, sanki asıl yüzüne korkunç, gamlı, bedbin bir karnaval maskesi geçirmiş bir köpektir. E) Birdenbire uzakta iki bayın istiridye ikram ettiği iki süslü bayan gördü. Eski püskü giysili yaşlı bir gemici, kabukları bir bıçakla açarak baylara veriyor; onlar da hemen onları bayanlara uzatıyordu. Bayanlar giysilerini lekelememek için kabuğu zarif bir mendil üzerinde tutarak ve ağızlarını uzatarak kibar kibar yiyorlardı. Sonra küçük bir hareketle suyunu da içiveriyorlar ve kabuğu denize atıyorlardı.
  • Cevap: B

11. Sınıf Ata Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 70 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.