“Aşağıda Peyami SAFA’nın Fatih-Harbiye adlı romanından bir parça verilmiştir. Bu romanın tamamını okuyunuz. Romanın teması, dil ve anlatım özellikleri ile ilgili çıkarımlarınızı sınıfta sözlü olarak paylaşınız.” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Aşağıda Peyami SAFA’nın Fatih-Harbiye adlı romanından bir parça verilmiştir. Bu romanın tamamını okuyunuz. Romanın teması, dil ve anlatım özellikleri ile ilgili çıkarımlarınızı sınıfta sözlü olarak paylaşınız.

Aşağıda Peyami SAFA'nın Fatih-Harbiye adlı romanından bir parça verilmiştir. Bu romanın tamamını okuyunuz. Romanın teması, dil ve anlatım özellikleri ile ilgili çıkarımlarınızı sınıfta sözlü olarak paylaşınız.

Kimi adam vardır ki sabahtan akşama kadar oturur ve düşünür. Onun bir hazine-i efkârı vardır, yani fikir cihetinden zengindir; kimi adamda vardır ki sabahtan akşama kadar ayak üstü çalışır, meselâ bir rençper, fakat yaptığı iş dört tuğlayı üst üste koymaktan ibarettir. Evvelki insan tembel görünür velâkin çalışkandır, diğer insan çalışkan görünür velâkin yaptığı iş sudandır. Zira birisi maneviyat ile zihin gayretiyle yapılan iştir; öbürü vücut ile bedenle yapılan iştir. Maneviyat daima daha âlidir, vücut sefildir. Yapılan işlerin farkı da bundandır. Faiz Bey yine biraz durdu, kızına küçük bir itiraz müddeti bıraktıktan sonra cevap almayınca sordu: - Zevahire niçin aldanıyorsun? Sadece gece gündüz, dazıra dazır koşmak mı çalışmaktır? - Değil tabiî... Fakat biz oturduk da ne yaptık sanki? - Pek çok şey. - Hiçbir şey yapmadık. Hep uyku. Lâpacılık.

Faiz Bey, kızına, söyleyeceği sözlerin mesuliyetini hissettiren ağır ve sabırlı bir bakışla bakmıştı; Neriman devam edemedi. Faiz Bey: - Bak, dedi, şu arkanda, konsolun üstünde duran saati Harunü Reşit zamanında bir Şarklı icat etmiştir; şu elimdeki kitabı bir Şarklı yazmıştır.

- Aman hep o kara kaplı kitap. Başka yok mu? Yazmış da ne olmuş? Sizden başka onu kim okuyor? - Senden başka bu kitabı pek çok insan okuyor. - Aman. hep tembeller, hayalperestler. - Hayır... Frenkler de okuyor. Bu gibi eserlerin Garpta bir tanesinin yüzlerce türlü basılmış tercümeleri vardır. Avam da okur, havas da okur velâkin sen okumazsın, mazursun da. Mekteplerinizde böyle şey kalmadı. Bir İngiliz kızına Sadi’yi sorsan bilir, sen Şarklı olduğun halde bilmezsin. Kabahat sende mi Sadi’de mi?

  • Cevap: Roman gözlemci  bakış açısı ve sentezler de yapan üçüncü şahıs aktarımı ile anlatılmıştır. Gözlemci olaylara dahil olmayan Neriman, Şinasi, Macit ve Faiz Bey'in düşüncelerini de okuyarak analiz edip bizlere aktarılan bir anlatıcıdır.

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Hazırlık Ders Kitabı Sayfa 155 Cevabı ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.