Adabımuaşeret Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 139
“Adabımuaşeret Ders Kitabı Cevapları Sayfa 139 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz. Adabımuaşeret Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 139 Eskişehir’in Çifteler ilçesine bağlı kırsal Osmaniye Mahallesi’nde oturan Özkan kardeşl
“Adabımuaşeret Ders Kitabı Cevapları Sayfa 139 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Adabımuaşeret Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 139
Eskişehir’in Çifteler ilçesine bağlı kırsal Osmaniye Mahallesi’nde oturan Özkan kardeşler, çorak topraklara sahip mahalleyi yeşillendirmek için buldukları boş alanlara yaklaşık 10 yıl önce ağaç dikmeye başladı. (...) “Ağaç Dedeler” olarak bilinen Özkan kardeşler, son 10 yılda binin üzerinde ağaç dikerek mahallelerini yeşillendirdi. Ağaç Dedeler Mahallenin yolları, mezarlık çevresi ve boş araziler kısa sürede yemyeşil bir görüntüye kavuştu. Osmaniye Mahallesi’nde muhtarlığın ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin gösterdiği bütün alanlara ağaç diktiğini ve bunun faydasını görmeye başladıklarını ifade eden A. Özkan, “Bu ağaçlar dikileli bu köye 5-10 kilo fazla yağmur düşmeye başladı. (...)” dedi. İslam dinine göre Allah, kainatı belli bir ahenk ve denge üzerine yaratmıştır. Bu nedenle insanın canlı cansız bütün varlıkları içine alan çevreyle ölçülü bir ilişki kurması önemli görülmüştür. “(...) Siz yerdekilere merhamet edin ki gökteki(ler) de size merhamet etsin.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 58) hadisi şerifi, yeryüzündeki bütün varlıklara merhametle yaklaşmayı tavsiye eder. Buna göre çevreyle ahlaki bir ilişki kurmak insanların dinî sorumlulukları arasında sayılmıştır. Bu anlayış doğrultusunda çevreyi en iyi şekilde korumak ve doğal kaynakları insanlığa verilen bir emanet olarak görmek gerekmektedir. Kur'an-ı Kerim'de çevre ve doğal kaynaklarla ilgili doğrudan ya da dolaylı birçok ayet yer almaktadır. “Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengeyle yarattık.” (Kamer suresi, 49) ayetine göre insan yaratıcının kendisine sunduğu bütün nimetleri tasarruflu kullanmaktan sorumludur. Yine “(Allah) su sayesinde sizin için ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve diğer meyvelerin hepsinden bitirir. İşte bunlarda düşünen bir toplum için büyük bir ibret vardır.” (Nahlsuresi, H) ayeti, çevreyle ilgili aynı doğrultudaki bir gerçeği ifade etmektedir. Dolayısıyla belli bir denge ve ölçü temelinde yaratılmış doğaya zarar vermek, doğal kaynakları savurganca kullanmak ve gelecek nesillere tahrip edilmiş bir çevre bırakmak; dinî ve ahlaki açıdan uygun olmayan davranışlardır. Bütün insanların kullanımına sunulmuş kaynakların bilinçsizce kullanılması, İslami açıdan kul hakkı olarak değerlendirilebilir. Tartışalım Soru: Aşağıda İslam İklim Değişikliği Deklarasyonu’ndan alınan bir metin yer almaktadır. Metinden yola çıkarak soruyu cevaplayınız. 4.6 milyon yıldır var olan dünyanın iklimi statik değil, dinamiktir ve sürekli değişmektedir. Aslında, diğer karmaşık süreçler ile birlikte iklim değişikliklerinin bugün büyük ölçüde yararlandığımız fosil yakıtların oluşumunu sağlaması sebebiyle özellikle bir önceki iklim değişikliğine müteşekkir olmalıyız.- Cevap: Metin, iklimin doğal olarak değişken bir yapıya sahip olduğunu ve geçmişteki iklim değişikliklerinin günümüzün fosil yakıt kaynaklarını oluşturduğunu belirtmektedir. Bu, insanın doğal süreçlere saygı göstermesi ve çevreyi koruyarak bu kaynakları bilinçli kullanması gerektiğini düşündürür.
Meb Yayınları Adabımuaşeret Ders Kitabı Sayfa 139 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok