9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Öğün Yayınları Sayfa 99 ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 99 Cevapları Öğün Yayınları

A. Sözlü İletişim Tür ve Tekniklerini Tanıma Şiir Dinletisi

Müzik eşliğinde şiir okuma şölenine şiir dinletisi denir. Kimi zaman salonlarda, şenliklerde uygun yer ve zamanda değişik adlar altında şiir dinletileri düzenlenir. Nasıl ki her çalışmanın kendine özgü kuralları varsa şiir dinletisinin de kendine özgü kuralları vardır. Bu kuralları şöyle sıralayabiliriz:

• Salonun veya mekânın titiz bir şekilde hazır duruma getirilmesi, katılanların zamanında yerlerini almış olması, • Önceden belirlenen başlama ve bitiş saatlerine herkesin özellikle de programı hazırlayanların uyması, • Katılanların geliş sırasına göre ad-soyad, katıldığı yer, okuyucu mu yoksa dinleyici mi olduğu önceden hazırlanmış olan çizelgede bir görevli tarafından kayda alınması, • Dinletiyi düzenleyenler tarafından dinletinin zamanında ve uygun açış konuşmasıyla başlatılması, • Katılımcıların sırayla çağrılarak zamanın iyi kullanılmasına özen gösterilmesi, • Okunacak şiirlerin mümkünse ezbere okunması, • Okunacak şiirlere uygun fon müziklerinin seçilmesi, • Dinletilerde çok uzun şiirlerin doygunluk aşamasından sonra dinlenilmediği dikkate alınarak mümkünse kısa şiirlerin seçilmesi, • Şiirin içten okunmaya çalışılmasıdır.

Dinleti aşamasında kısa ve öz konuşularak çeşitli edebî anekdotlar anlatmak, güncel sanatsal olaylara değinmek, onur konukları çağırmak renkliliği artıran ögelerdir. Programın bu doğrultuda hazırlanması gerekir.

Dinletinizi hazırlarken eba.gov.tr internet adresinden yararlanınız.

B. Sözlü İletişim Uygulamaları

Siz de beğendiğiniz şiirlerden oluşan bir şiir dinletisi düzenleyiniz.

  • Cevap: Sınıf içi yapılması gereken bir etkinlik. Sizler için aşağıdaki şiirleri seçtik. Bu şiirleri dinletiniz için kullanabilirsiniz. 
BEN SANA MECBURUM Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur? Karanlıkta bulutlar parçalanıyor Sokak lambaları birden yanıyor Kaldırımlarda yağmur kokusu Ben sana mecburum sen yoksun Sevmek kimi zaman rezilce korkudur İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur Tutsak ustura ağzında yaşamaktan Kimi zaman ellerini kırar tutkusu Birkaç hayat çıkarır yaşamasından Hangi kapıyı çalsa kimi zaman Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor Durup köşe başında deliksiz dinlesem Sana kullanılmamış bir gök getirsem Haftalar ellerimde ufalanıyor Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem Ben sana mecburum sen yoksun Belki Haziranda mavi benekli çocuksun Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor Ne vakit bir yaşamak düşünsem Bu kurtlar sofrasında belki zor Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden Ne vakit bir yaşamak düşünsem Sus deyip adınla başlıyorum İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin Hayır başka türlü olmayacak Ben sana mecburum bilemezsin.. Atilla İlhan *** ÖZLETİYOR SENİ BU YAĞMURLAR Burada yağmur yağıyor Aralıksız yağıyor günlerdir Ama sen yine de şemsiyeni Almadan gel ilk otobüsle Buğulanan camlara usulca Yüzünü çiziyorum ki yüzün Bir yağmur damlası olup Düşüyor yapraklarına gülün Güller de bozamıyor bu uzun Karanlık sessizliğini kentin Anılarını yitiriyor sokaklar Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları Tarih de kekemeleşiyor bazen Ki o zaman aşktır tek bilici Aşksa yürümek gibi bir şey Duyabilmek kuşların gelişini Anısı bizsek eğer bu kentin Unuttuğu türküler bizsek Acıyı rehin bırakıp bir güle Anımsatmalıyız bunları bir bir Sonra yürümeliyiz seninle Sokaklara caddelere çıkmalıyız Belki bir aşktır bu kentin Belleğini geri getirecek olan Burada yağmur yağıyor ama sen Şemsiyeni almadan gel yine de Özletiyor bu çılgın sağanak seni Sırılsıklam özletiyor biliyor musun? Ahmet Telli *** SENİ SEVDİM Seni sevdim, Seni birdenbire değil usul usul sevdim. ‘Uyandım bir sabah’ gibi değil, Öyle değil nasıl yürür özsu dal uçlarına Ve gün ışığı sislerden düşsel ovalara… Seni sevdim… Artık tek mümkünüm sensin… Gülten Akın *** AŞK Şimdi sen kalkıp gidiyorsun, git. Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar, gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti Yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz Sanki hiç olmamıştı Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullar Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti Çünkü iki kişiydik Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra Sonrası iyilik güzellik… Cemal Süreya

9. Sınıf Öğün Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 99 Cevabı ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.