9. Sınıf Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Sayfa 142
“9. Sınıf Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Sayfa 142 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
9. Sınıf Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 142
Soru: 8-9. soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız.
Osmanlı Dönemi'nde yaşayan bir kişi, ticari hayata adım atarak bir dükkân açmaya karar verir. Dükkânını açmadan önce de günümüzdeki esnaf odalarına benzer bir işlevi olan Ahilik teşkilatına katılır. Bu teşkilat, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Anadolu'da yaşayan insanların zanaat ve ticaret alanlarında yetişmelerini sağlayan, onları ahlaki açıdan eğiten ve iş hayatını insani meziyetleri esas alarak düzenleyen bir örgütlenmedir. Bu teşkilat aracılığıyla iyiliğin, doğruluğun, kardeşliğin, yardımseverliğin; kısacası toplumsal yapıyı ayakta tutan bütün ahlaki özelliklerin bir araya geldiği bir sosyoekonomik düzen inşa edilmiştir.
Soru: 8) Buna göre ticarete yeni adım atan bir esnaf hangi ahlaki ilkelere göre ticari hayatını düzenlemelidir?
- Cevap: Metne göre ticarete yeni adım atan bir esnaf, ticari hayatını iyi ahlak, doğruluk, kardeşlik ve yardımseverlik ilkelerine göre düzenlemelidir.
Soru: 9) Bu metinden yararlanarak toplumsal düzenin oluşmasında ahlaki ilkelerin rolünü açıklayınız.
- Cevap: Ahlaki ilkeler, insanlar arasında güven, yardımlaşma ve kardeşliği güçlendirir. Böylece toplumda birlik, huzur ve düzenin oluşmasını sağlar.
Soru: 10-11. soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız.
Cömertliği tavsiye eden ve bunu bir erdem olarak takdim eden Yüce Allah, cömertlik ile savurganlık arasındaki ayrımı ortaya koymuş; harcamalarında dengeli olan insanları ise şu ayette övmüştür: "Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler. Bu ikisi arasında orta bir yol tutarlar." (Furkan suresi 67. ayet) Allah Resulü de bir kişinin bütün servetini başkalarına ikram etmesine rıza göstermemiştir. Bu çerçevede servetinin tamamını bağışlamak isteyen Kab bin Maliki "Malının bir kısmını kendine ayır. Bu senin için daha hayırlıdır." diyerek uyarmış; ölümünden sonra bütün mal varlığını vakfetmek isteyen Sad bin Ebu Vakkas'a da malının sadece üçte birini vakfetmesini, geri kalan kısmını vârislerine bırakmasını tavsiye ederek "Vârislerini zengin etmen onları başkalarına muhtaç bırakmandan daha hayırlıdır." buyurmuştur. Ancak toplumsal menfaat gereği ihtiyaç duyulduğu takdirde malın tamamını bağışlamayı da bir erdem olarak nitelendirmiştir, (bk. Özafşar vd., Hadislerle İslam, 3/253)
- Cevap:
Soru: 10) Hz. Peygamberin Kab bin Malike (ra) ve Sad bin Ebu Vakkas'a (ra) verdiği tavsiyelerin sebebi nedir?
- Cevap: Bu metinde Hz. Peygamber’in Kab bin Malik’e ve Sad bin Ebu Vakkas’a verdiği tavsiyelerin sebebi her ikisinin de bütün servetlerini bağışlamak istemeleridir. Hz. Muhammed (sav), onları ailelerini mağdur etmemeleri konusunda uyarmış ve en fazla mallarını üçte birini bağışlamalarını emretmiştir.
Soru: 11) Bu metinden yararlanarak israf kavramını açıklayınız.
- Cevap: İsraf, saçıp savurma, harcamalarda orta yoldan sapma, ölçüyü aşma ve aşırılık yapmak suretiyle sahip olduğu nimetleri gereksiz yere tüketme anlamına gelir. İlgili metinde israfın aşırılık yapma yönü ön plandadır. Bazı zor zamanlarda malın tamamını bağışlamak bir erdem olsa da burada aileyi zor duruma düşürmek bir aşırılık olarak görülmüştür.
9. Sınıf Meb Yayınları Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 142 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok