9. Sınıf Tarih Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 63
“9. Sınıf Tarih Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 63” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
9. Sınıf Tarih Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 63
TARİH ÇAĞLARA AYRILIYOR
Yönerge: Metinlerden hareketle aşağıdaki soruları cevaplayınız.
Metin 1
İnsanların yeryüzünde görülmesiyle birlikte başlayan; fakat yazının icadıyla kayıt altına alınan tarihî süreç, çok uzun bir zaman dilimini ihtiva etmektedir. Nereden bakarsanız bakın on binlerce yıllık bu süreçte yaşanan tarihî olayların bir bütün hâlinde ele alınması; âdeta bir nehrin yatağında akması gibi, ardı ardına cereyan eden olayların araştırılması ve anlaşılması da gerçekten zordur. Tarihin ve tarihçiliğin varoluş nedeni olan geçmişin incelenmesinde tarihî sürecin bir şekilde bölünmesi; çağlara ve dönemlere ayrılması gerekliydi.
Bu ve benzeri nedenlerden dolayı tarihin çağlara, bölümlere ve dönemlere ayrılmasına ihtiyaç duyul- muştur/duyulmaktadır.
Metin 2
Tarihin çağlara ayrılmasını ilk defa bir Hristiyan ilahiyatçısı Agustinus (354-430) başlatmıştır. Kendisi, dünyanın altı günde yaratılmasını esas alarak tarihi, altı döneme ayırmıştır. Kendisi, bu şekilde din adamı kimliğiyle hareket ederek tarihin çağlara ayrılmasının ilk temelini atmış ve yine ilk tuğlasını koymuştur.
Daha sonraki yüzyıllarda Joachim von Fiore (1130-1202) adlı başka bir Hristiyan teoloğu altı dönemi üçe indirmiş; Hz. İsa merkeze yerleştirilerek Hz. İsa öncesi, zamanı ve sonrası olmak üzere üçlemeli klişeyi ortaya koymuştur.
Metin 3
Hıristiyan din adamlarından biri olan Hieronymus’un tarihi dönemlere ayırmasında esinlendiği kaynak; Ahd-i Atik’de geçen Daniel peygamberin gelecekten haber vermesidir. Babil Hükümdarı Nebukadne- zar rüyasında parlayan çok büyük bir heykel görür; heykelin “[...]başı saf altından, göğsüyle kolları gümüşten, karnıyla kalçaları tunçtan, bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden[...]”
Peygamber Daniel, Nebukadnezar’ın bu rüyasını yorumlarken heykelin altından başını Babil Hükümdarı Nebukadnezar’ın olduğunu, diğer madenin de daha sonra gelecek olan üç büyük imparatorluğu temsil ettiğini belirtmiştir. Hieronymus bu rüyada geçen dört imparatorluğun sırasıyla Babil, Pers, Grek ve Roma imparatorlukları olduğunu iddia ederek, tarihî süreci bu şekilde “dört dünya imparatorluğu” çağına ayırmıştır. Bu tasnif, daha sonraları genel bir kabul görse de Roma İmparatorluğu’nun beklenenden erken yıkılması, Ortaçağ Hıristiyan âlimleri arasında halledilmesi gereken çok ciddi bir meselenin çıkmasına neden olmuştur. Beklenilenin aksine, dördüncü imparatorluğun yani Roma’nın yıkılmasından sonra kıyamet kopmamış ve dünyanın sonu gelmemiş, tarihî süreç devam etmiştir.
Metin 4
Alman Chritoph Cellarius ise, (1634-1707) Hristiyan inançlarından alınan bu üçlemeyi din dışındaki olaylarla yeniden düzenlemiş ve bugünkü Eski, Orta ve Yeni Çağ sistemini bulmuştur. Kendisi, 3’lü sistemi devam ettirmekle birlikte, çağların başlangıç ve bitişlerini ifade eden olayları, daha ziyade doğrudan dinle ve kiliseyle alakası olmayanlardan seçmiştir:
Eski Çağ”, Başlangıçtan-337 Konstantin’in ölümü; “Orta Çağ”, 337-1453 İstanbul’un Fethi; ‘‘Yeni Çağ”, 1453 sonrası
Nasıl ki Batı Avrupalılar kendi değer yargılarını ve tarihî tecrübelerini merkeze yerleştirerek böylesi bir taksim yapmışlar, aynı şekilde diğer milletler de kendi tarihî süreçleri ve birikimlerinden hareket etmek suretiyle farklı bir surette tarihlerini çağlara ayırabilirler, ayırmaları da gerekir.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
9. Sınıf Tarih Meb Yayınları Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 63 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok