“9. Sınıf Matematik Hazırlık Ders Kitabı Cevapları Sayfa 96 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

9. Sınıf Matematik Hazırlık Ders Kitabı Cevapları Sayfa 96

Eski çağlardan beri bilginin mahremiyetine özel önem verilmiş, üçüncü kişilerin eline geçmesi veya başkalarınca anlaşılması istenmeyen bilgiler şifrelenerek korunmuştur. Devletler arası yazışmalarda ve askerî istihbaratta şifreleme yöntemleri kullanılmıştır. Değerli varlıklarını veya önemli belgelerini korumak isteyen insanlar için şifreli kasalar ve şifreli kutular (kripteks) üretilmiştir. Teknolojinin büyük bir hızla geliştiği ve bilginin korunmasının son derece önemli olduğu günümüzde çipli banka kartlarından elektronik postalara, mobil bankacılıktan haberleşme sistemlerine kadar bilginin güvenliği şifreleme yöntemleriyle sağlanmaktadır. Ayrıca kişisel ve ulusal güvenlik açısından önemli bir yeri olan kimlik bilgilerinin korunmasında, kişisel veri sistemlerinde ve bulut güvenliği gibi teknolojilerde şifreleme yöntemleri etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Şifrelemenin tarihi incelendiğinde ilk şifreleme örneklerinin genellikle matematiksel bir altyapıya sahip olmadığı ve bilginin anlamını değiştirmekten ziyade bilgiyi gizlemeyi (stenografi) amaçladığı bilinmektedir. Tarihî dönemlerde haşlanmış yumurtanın kabuğuna gizli bir mesaj yazılarak özel bir solüsyon sayesinde bu mesajın yumurtanın beyazına geçirilmesi, bir muhafızın saçlarının kazıtılarak gizli mesajın kafa derisine yazılması, görünmez mürekkeple yazı yazılması gibi yöntemlerle bilgi gizlenmekteydi. İletilmek istenen mesajları gizleme yöntemlerinin zaman içinde tecrübeler yoluyla öğrenilmesi ise insanları mesajları gizlemek yerine bu mesajların anlamını gizlemeye yöneltmiştir. Bu noktada bilgiyi saklama yöntemleri, yerini mesajların özel bir şekilde şifrelenmesini sağlayan şifreleme algoritmalarına bırakmıştır. Tarihte matematiksel kabul edilebilecek ilk şifreleme örneklerinden biri Julius Ceasar’a (Jül Sezar) atfedilen yöntemdir ve bu şifreleme yöntemi günümüzde Sezar şifreleme algoritması olarak bilinmektedir. Bu yöntemde kelimenin harfleri alfabetik sıralamada bir sonra gelen harfe dönüştürülerek şifrelenmektedir. Örneğin “KALEM” kelimesi, “LBMFN” olarak yazılmaktadır. Bu ve benzeri şifreleme yöntemlerindeki amaç, bilgiyi değil bilginin anlamını gizlemektir. Harf, sembol ve rakamlar kullanılarak oluşturulan metinlerin şifrelenmesi; karşı tarafın gönderilen metni anlayabilmesi için genellikle belirli cebirsel bir kurala dayandırılır. Bu sebeple kriptoloji, matematiğin bir alt kolu olarak kabul edilmektedir. Kurala göre alfabedeki harflere sırasıyla sayılar atanarak bu sayılar üzerinden şifreleme algoritmaları oluşturulmaktadır. Şifreleri deşifre etme ve yeni şifreler üretme süreçlerinde alfabedeki harflere sayılar atanarak bu sayılar üzerinden şifreleme algoritmaları oluşturulmaktadır. Aşağıdaki tabloda alfabedeki harflerin kriptolojide kullanılabilecek sayısal karşılıkları verilmiştir. Tablo 3.1: Türk Alfabesindeki Harflerin Sayısal Karşılıkları
  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır. 

9. Sınıf Matematik Hazırlık Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 96 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.