9. Sınıf Fizik Meb Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 17
9. Sınıf Fizik Ders Kitabı Sayfa 17 Cevapları Meb Yayınları’na ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
1.1.1 FİZİĞİN TANIMI VE ÖNEMİ İnsanoğlu beslenme ve barınma gibi temel ihtiyaçlarım gidermek ve doğayı anlamak için sayısız gözlem yapmıştır. Çevresinde olup biten bütün olayları gözlemlerken kimini taklit etmiş, kiminden endişe duymuştur. Örneğin yuvarlanan kayalardan esinlenerek tekerleği icat eden insan, yıldırım ve deprem gibi anlamlandıramadığı doğa olaylarından korkmuştur. Endişeleri, insanoğlunu bu olayları sorgulamaktan alıkoymamış aksine daha da merak uyandırmıştır. İnsanoğlunun doğayı anlama çabası ile başlayan doğa felsefesi; aslında bugün fizik, kimya, biyoloji ve matematik olarak adlandırılan temel bilim dallarının bütünüdür. Zaman içerisinde çalışma alanlarına göre birbirinden ayrılan fizik, kimya ve biyoloji bilim dalları fen bilimleri olarak adlandırılmakta, matematik ise bilimin ortak dili olarak kullanılmaktadır. Fizik; uzay, zaman, madde ve enerji arasındaki ilişkileri inceleyen, gözlem ve deneye dayalı bir bilim dalıdır. Çok eski zamanlarda insanlar, öncelikle, duyu organlarıyla algılayabildikleri makro evreni anlamaya çalışmışlardır. Gezegenlerin ve yıldızların nasıl hareket ettiği, şimşek ve yıldırımın nasıl oluştuğu gibi pek çok soruya cevap aramışlardır. Makro evrene ait bu sorulara verilen cevaplar, zamanla bilimsel çalışma basamaklarına göre açıklanarak teori ve kanunlar geliştirilmiştir. Bilim insanları “Neden?” ve “Nasıl?” sorularını sorarak bilgi seviyelerini daima üst seviyeye taşır. Örneğin 16 ve 17. yüzyılda Galileo Galilei (Galileo Galile) ve Isaac New- ton’ın (Ayzek Nivtın) hareket ile ilgili çalışmalarıyla fiziğin alt dalı olan mekanik oluşmuştur. 20. yüzyıl başlarında oluşan bazı sorular, var olan fizik bilgisi ile açıklanamayan yeni bir fizik anlayışının doğmasını sağlamıştır. Bilim insanlarının duyu organlarıyla doğrudan algılayamadığı mikro evrende gerçekleşen olaylar ve bu olaylara ait soru ve cevaplardan oluşan bu anlayış, "modern fizik" olarak adlandırılmıştır. Bu nedenle sonrasında makro evrene ait fizik bilgileri ise "klâsik fizik" olarak tanımlanmıştır. Fizik bilimi evrendeki mikro âlemden makro âleme kadar inanılmaz geniş bir çalışma alanına sahiptir. Atom altı parçacıkların davranışlarından Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerin hareketlerine (Görsel 1.1.1), sinir sistemindeki bilgi iletiminden Dünya ile haberleşme uyduları (Görsel 1.1.2) arasındaki iletişime, nanoyapı- ların özelliklerinden yalıtım malzemelerine, soğutma sistemlerinden güneş enerjisine kadar...
9. Sınıf Fizik Meb Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 17
1.1.1 FİZİĞİN TANIMI VE ÖNEMİ İnsanoğlu beslenme ve barınma gibi temel ihtiyaçlarım gidermek ve doğayı anlamak için sayısız gözlem yapmıştır. Çevresinde olup biten bütün olayları gözlemlerken kimini taklit etmiş, kiminden endişe duymuştur. Örneğin yuvarlanan kayalardan esinlenerek tekerleği icat eden insan, yıldırım ve deprem gibi anlamlandıramadığı doğa olaylarından korkmuştur. Endişeleri, insanoğlunu bu olayları sorgulamaktan alıkoymamış aksine daha da merak uyandırmıştır. İnsanoğlunun doğayı anlama çabası ile başlayan doğa felsefesi; aslında bugün fizik, kimya, biyoloji ve matematik olarak adlandırılan temel bilim dallarının bütünüdür. Zaman içerisinde çalışma alanlarına göre birbirinden ayrılan fizik, kimya ve biyoloji bilim dalları fen bilimleri olarak adlandırılmakta, matematik ise bilimin ortak dili olarak kullanılmaktadır. Fizik; uzay, zaman, madde ve enerji arasındaki ilişkileri inceleyen, gözlem ve deneye dayalı bir bilim dalıdır. Çok eski zamanlarda insanlar, öncelikle, duyu organlarıyla algılayabildikleri makro evreni anlamaya çalışmışlardır. Gezegenlerin ve yıldızların nasıl hareket ettiği, şimşek ve yıldırımın nasıl oluştuğu gibi pek çok soruya cevap aramışlardır. Makro evrene ait bu sorulara verilen cevaplar, zamanla bilimsel çalışma basamaklarına göre açıklanarak teori ve kanunlar geliştirilmiştir. Bilim insanları “Neden?” ve “Nasıl?” sorularını sorarak bilgi seviyelerini daima üst seviyeye taşır. Örneğin 16 ve 17. yüzyılda Galileo Galilei (Galileo Galile) ve Isaac New- ton’ın (Ayzek Nivtın) hareket ile ilgili çalışmalarıyla fiziğin alt dalı olan mekanik oluşmuştur. 20. yüzyıl başlarında oluşan bazı sorular, var olan fizik bilgisi ile açıklanamayan yeni bir fizik anlayışının doğmasını sağlamıştır. Bilim insanlarının duyu organlarıyla doğrudan algılayamadığı mikro evrende gerçekleşen olaylar ve bu olaylara ait soru ve cevaplardan oluşan bu anlayış, "modern fizik" olarak adlandırılmıştır. Bu nedenle sonrasında makro evrene ait fizik bilgileri ise "klâsik fizik" olarak tanımlanmıştır. Fizik bilimi evrendeki mikro âlemden makro âleme kadar inanılmaz geniş bir çalışma alanına sahiptir. Atom altı parçacıkların davranışlarından Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerin hareketlerine (Görsel 1.1.1), sinir sistemindeki bilgi iletiminden Dünya ile haberleşme uyduları (Görsel 1.1.2) arasındaki iletişime, nanoyapı- ların özelliklerinden yalıtım malzemelerine, soğutma sistemlerinden güneş enerjisine kadar...
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok