“9. Sınıf Kimya Ders Kitabı Cevapları Fen Lisesi Sayfa 21 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

9. Sınıf Fen Lisesi Kimya Ders Kitabı Cevapları Sayfa 21

c) Kimya Bilimine Katkı Sağlayan Bilim İnsanları ve Çalışmaları İnsanların madde ile etkileşimi insanın varoluşu ile başlar. İnsanlar temel ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli maddelerden faydalanmıştır. Avlanmak, barınmak, beslenmek ve hayatını kolaylaştırmak için çeşitli maddeleri kullanmışlardır. Zaman geçtikçe maddelerden daha iyi yararlanabilmek ve yeni maddeler keşfetmek için araştırmalar yapmışlardır. Bu araştırmalar sınama-yanılma yoluyla başlamıştır. Filozoflar madde ile ilgili düşüncelerini ortaya koymuşlardır. Bu filozoflardan biri olan Demokritos “atom ve bölünmeyen öz” düşüncesi ile maddelerin sonsuza kadar bölünemeyeceğini belirtmiştir. Buna karşılık Aristo maddenin topraktan gelip toprağa döndüğünü ifade etmiş, bu nedenle maddenin sonsuza kadar bölünebileceğini söylemiştir. Değersiz metallerden altın elde etmeye çalışılırken bazı metaller ve metal işleme bilgileri; esans üretimi sırasında damıtma ile ilgili bilgiler ve yöntemler elde edilmiştir. Bu bilgiler günümüze simyadan aktarılmıştır. Aristo’nun Dört Temel Element Kuramı’ndan sonra elementi yeniden tanımlayan ilk kimya bilgini İngiliz Robert Boyle (Rabırt Boyl) oldu. Boyle, yaptığı bu tanımlama ile modern kimyanın kurucusu sayılır.18. yüzyılın sonlarında Fransız kimyacı A. L. Lavoisier fiziksel ve kimyasal olaylardaki kütlesel değişimleri incelemiştir. Bu çalışmalar sonucunda Kütlenin Korunumu Yasa- sı’nı geliştirmiş, simyanın bilim hâline dönüşmesine katkı sağlamıştır. Daha sonra Modern Atom Teorisi ile atomun kuantum modeli geliştirilmiş ve atomların fiziksel, kimyasal, radyoaktif özellikleri ve davranışları anlaşılmıştır. Günümüzde de proton, nötron gibi atom altı parçacıkların daha küçük birimlerden oluştuğu anlaşılmış olup bu birimlerin yapısını ve özelliklerini anlamak için deneyler yapılmaktadır. Önceleri maddenin yapısını anlamak için yapılan çalışmalar daha yoğun iken günümüzde maddenin yapısını aydınlatmanın yanı sıra çevre kirliliğinin önlenmesi, temiz enerji elde edilmesi, sağlık alanındaki bilimsel çalışmalar da ön plana çıkmıştır. Eski çağlardan günümüze kadar simya ile başlayıp kimya ile devam eden süreçte birçok düşünür ve bilim insanı (simyacı ve kimyacı) kimya bilimine katkıda bulunmuşlardır. Empedokles (MÖ 492-432) Sicilyalı Empodokles “Dört Öge Kuramı’nı” ilk ortaya atan düşünürdür (Resim 1.15). Empedokles; doğada bulunan elementleri su, ateş, hava, toprak olarak sınıflandırmış ve doğadaki her şeyin bu dört elementten oluştuğunu söylemiştir. Empodokles’e göre canlılık; canlının katı kısımlarını oluşturan toprak, sıvı kısımlarını oluşturan su, solumayı sağlayan hava ve canlılığın özü olan ruhu oluşturan ateşten oluşuyordu. Demokritos (MÖ 470-361) Yunanlı filozoflardan Demokritos (Resim 1.16) tarafından ortaya atılan atom kavramı, maddenin en küçük ve bölünemeyen eşit nicelikli tanecikleri olarak tanımlanmıştır. Örneğin Demokritos’a göre su ve demir atomları gerçekte birbirinin aynısıdır. Su atomları pürüzsüz ve yuvarlak olduğundan birbiri üzerine kenetlenemez ve birbiri üzerinden kayar. Oysa demir atomları sert, sivri, pürüzlü olduklarından birbirine yapışır ve sert bir cisim oluşturur.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

9. Sınıf Fen Lisesi Kimya Ders Kitabı Cevapları Sayfa 21 Meb Yayınları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.