“9. Sınıf Düşünme Eğitimi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 216 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

9. Sınıf Düşünme Eğitimi Ders Kitabı Cevapları MEB Yayınları Sayfa 216

Sorgulama
Soru: Aşağıdaki metinden yararlanarak soruları cevaplayınız. Yeraltından Notlar O sıralar ancak yirmi dört yaşındaydım. Hayatım o zaman bile sönüktü, derbederdi; yabani sayılacak derecede bir başımaydım. Kimseyle arkadaşlık etmiyor, konuşmaktan kaçıyor, gitgide daha çok kabuğuma çekiliyordum. Vazifemde, çalıştığım dairede kimsenin yüzüne bakmamaya gayret ediyordum; meslektaşlarımın bana yalnız acayip bir adam olarak değil -hissettiğime göre- aynı zamanda tiksintiyle baktığını da gayet iyi görüyordum. Bazen, "Neden benden başka hiç kimse kendisine tiksinerek bakıldığını hissetmiyor?" diye bir soru geliyordu aklıma. Memurlarımızdan birinin iğrenç, rende gibi delik deşik, eşkıyaya benzeyen bir suratı vardı. Benim böyle münasebetsiz bir suratım olsa kimseye bakamazdım sanırım. Başka birinin redingotu, kokusundan adamın yanına yaklaşılmayacak derece eskimişti. Gene de hiçbirinin ne kılığından, ne suratından ne de herhangi bir manevi kusurundan çekindiği yoktu. (...) Arkadaşlarımla dostluğum uzun sürmüyor, çabucak aramız soğuyordu elbette; toyluğum yüzünden işi selamı sabahı kesmeye kadar vardırıyordum. Bununla beraber böyle bir yakınlaşma sadece bir kere oldu. Geri kalan zamanlarda umumiyetle yalnızdım. Evde en çok okumakla vakit geçiriyordum. Böylece içimde kabaran duyguları dış etkilerle bastırmak istiyordum. Okumak bana uygun tek dış etkiydi. Okumaktan şüphesiz çok faydalanıyordum: Kitaplar bana zevk, heyecan, ıstırap veriyordu. Zaman zaman son derece bıktırdığı da oluyordu. (...) Okumaktan başka yapılacak işim, gidecek tek yerim yoktu çünkü çevremde saygıya layık, beni kendine çekebilecek bir meşguliyet bulamıyordum. İçimde bir sıkıntı gitgide kabarıyor, çelişmelerle, uyumsuzluklarla karşılaşma arzusuna kapılıyor ve bunun üzerine sefihliğe başvuruyordum. Bu uzun boylu laflarla kendimi haklı göstermek istediğimi sanmayın. (...)
Soru: Yazar metinde nasıl bir eleştiride bulunmaktadır?
  • Cevap: Yazar, hem kendi yaşam tarzını hem de çevresindeki insanları eleştirmektedir. Kendi yalnızlığını ve içe kapanıklığını sorgularken, çevresindeki insanların dış görünüşlerine, kusurlarına ve toplumsal ilişkilerine yönelik tiksinti dolu bir eleştirel bakış sunmaktadır.

Soru: Eleştirileri yazara herhangi bir şey kazandırmakta mıdır?
  • Cevap: Eleştiriler yazara farkındalık kazandırıyor ancak bu farkındalık bir değişim ya da olumlu bir sonuç doğurmuyor. Aksine, yazarın kendi içine kapanmasını ve çevresine olan yabancılaşmasını daha da derinleştiriyor.

Soru: Metindeki "Neden benden başka hiç kimse kendisine tiksinerek bakıldığını hissetmiyor?" sorusuna nasıl cevap verirsiniz?
  • Cevap: Bu soru, yazarın özgüven eksikliğini ve kendine yönelik aşırı eleştirel tutumunu yansıtır. Çevresindeki insanlar kendileriyle barışık olabilir veya kusurlarını önemsemiyor olabilir. Yazar ise kendi iç dünyasındaki çatışmalardan dolayı çevresindeki herkesin onu yargıladığı yanılgısına kapılmaktadır.

9. Sınıf MEB Yayınları Düşünme Eğitimi Ders Kitabı Sayfa 216 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.