9. Sınıf Düşünme Eğitimi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 151
“9. Sınıf Düşünme Eğitimi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 151 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
9. Sınıf Düşünme Eğitimi Ders Kitabı Cevapları MEB Yayınları Sayfa 151
Sahip olunan bilgi, verilen kararın etkili olmasını belirleyen önemli bir faktördür. Karar verme sürecinde, sahip olunan bilgi miktarı ile ilişkili olarak belirlilik ve belirsizlik durumu ile risk ortamı ortaya çıkar. Örneğin bir öğrenci, üniversite sınavından aldığı puanla çeşitli bölümlere yerleşmek için tercihlerde bulunur. Tercihlerinde gelecekte iş vadedeceğini düşündüğü yeni açılan bir bölüme yer verebilir. Gelişen teknoloji ve değişen dinamik yapılar bu bölümün geçerliliğini pekiştirebilir ki burada belirliliğin olduğu bir durum vardır. Öte yandan çoğu zaman kararların sonuçları bu düzeyde bir belirlilik içermeyebilir. Bazen ortaya çıkabilecek sonuçların neler olabileceği ve bunların olası sonuçları tümüyle bilinemeyebilir. Bir işletmenin, daha önce üretilmemiş bir ürünü piyasaya sürme kararı, belirsizlik ortamında verilen karara örnek gösterilebilir. Risk ortamında karar vermede kişi, verdiği kararın muhtemel sonuçlarını ve bu sonuçların ortaya çıkma olasılıklarını bilir. Burada önemli olan bu olasılıklardan hangisinin ortaya çıkacağını bilmektir. Bu da riskin oranının ölçülmesiyle mümkündür. Bunun için ortaya çıkacak doğal durumlara 0 ile 1 arasında bir değer verilir. Ortaya çıkma olasılığı yüksek olan durum için 1'e, düşük olan durum için ise 0'a yakın bir değer verilir. Bu değerlere göre doğru karar tespit edilebilir.KARAR VERMEDE AHLAKİ DEĞERLERİN ÖNEMİ İnsanlar, hayatın akışı içinde çeşitli konularda ya da durumlarda birtakım kararlar verir. Karar verme, birden çok seçenek içinden tercihte bulunmayı gerektirir. Yapılacak bu seçim gerek bireyin kendisini gerekse diğer insanları etkileyebilir. Bu nedenle karar verme, ahlaki bağlamı olan bir süreçtir. Karar vermenin ahlaki bağlamı, bireyin kararlarının kendisini ve başkalarını nasıl etkileyebileceğini düşünmesini içerir. Bir yandan bireyin kendi ihtiyaçlarını gidermesini diğer yandan da başkalarının haklarını, çıkarlarını ve refahını dikkate almasını gerektirir. Karar vermenin ahlaki bağlamı değer kavramı etrafında şekillenir. İnsanın kendi canı ya da başkalarının canı, kendisine ya da başkalarına saygısı, kendine güveni, insan onuru, adalet, eşitlik, hakkaniyet, dürüstlük, güven vb. birçok değer söz konusudur. Bu değerler, neyin "doğru" veya "yanlış", neyin "iyi" veya "kötü" olduğunu belirleyerek karar verme durumuyla karşılaşan kişiye yardım eden ve onu nasıl davranacağı konusunda yönlendiren standartlardır. İnsanlar genellikle bu değerlere uyacak, bunları koruyacak ve gözetecek şekilde kararlar verir. Bu değerlere uygun olmayan ve başkalarının zararına sonuçlar doğuran kararlar ahlaki karar olamaz. Örneğin üç arkadaşı ile birlikte hazırladığı grup projesini kendi çalışmasıymış gibi sunma seçeneği ile karşılaşan bir öğrenci ahlaki bağlamda bir karar vermiş olacaktır. Öğrencinin verdiği karar, arkadaşlarının düşük not almasına ve kendisinin itibar kaybetmesine yol açabilir. Bu durumda öğrenci adalet, eşitlik ve dürüstlük gibi ahlaki değerlere odaklanmalıdır. İnsanlar bazen ahlaki açıdan zor seçimlerle karşı karşıya kalabilirler. Bir sorunu tespit ettikten ve çözüm için seçenekleri belirledikten sonra bunlardan hangisinin ahlaki olarak doğru olduğuna karar vermekte zorlanabilirler çünkü birden fazla seçenek ahlaki görünebilir veya bazen de hiçbir seçenek ahlaki görünmeyebilir. Bazen de ahlaki değerler tehlikeye girebilir ve insan ahlaki ikileme düşebilir. Bu noktada verilecek kararlar büyük önem taşır. İnsan ahlaki bir ikileme düştüğünde vereceği kararları mutlaka ahlaki değerler çerçevesinde gerekçelendirmeli ve temellendirmelidir. Örneğin ekonomik sıkıntıda olan bir işletme, masraflarını azaltmak amacıyla üretimini çocuk işçiliğinin yaygın olduğu bir ülkeye taşımaya karar verebilir. Bu kararını hayata geçirebilirse düşük ücretli işçi çalıştırarak kârlılığını artıracak ancak çalışanlar büyük ölçüde çocuklar olacaktır. Bu durum kârlılık ile insan haklarının ihlali ikilemini doğuracaktır.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
9. Sınıf MEB Yayınları Düşünme Eğitimi Ders Kitabı Sayfa 151 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok