“9. Sınıf Demokrasi ve İnsan Hakları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 51 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

9. Sınıf Demokrasi ve İnsan Hakları Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 51

Soru: Türk Çocuk Hakları Bildirgesi ile ilgili metin ve kaynaklardan yararlanarak soruyu cevaplayınız.

20 Kasım 1959'da Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen Çocuk Hakları Bildirgesinde benimsenen yaklaşımı esas alan Türk Çocuk Hakları Bildirgesi, 28 Haziran 1963 tarihinde UNESCO Türkiye Millî Komisyonu 7. Genel Kurulunda kabul edilmiştir. Bildirgede her çocuğun iyi bakım görme, yetiştirilme, ilgi, sevgi ve yardım görme hakkı temel alınmış; her yurttaşın bu hakları tanıma ve imkânları ölçüsünde yerine getirmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Hiçbir çocuğun eğitim hakkından mahrum bırakılamayacağı, özel işlerde çalıştırılmayacağı dile getirilirken eğitimini devam ettiremeyenlerin ise T.C. Millî Eğitim Bakanlığı ve muhtarların iş birliğiyle açılan kurslarla desteklenmesinin gerekliliği vurgulanmıştır. Öte yandan özel gereksinimli bireylerin yetiştirilmesinin anne ve babanın yanı sıra devletin bu amaç doğrultusunda oluşturulmuş kuruluşlarının sorumluluğunda olduğu, çocuğun korunmasına yönelik yasaların öncelikle çıkarılıp uygulanmasının önemi ifade edilmiştir.

  • Cevap:

  • Türk Çocuk Hakları Bildirisi'nin maddeleri şu şekildedir:
  • İyi bakım, iyi yetiştirilme ve çocuğa uygun bir eğitim, her yerde ilgi, sevgi ve yardım görme her Türk çocuğunun hakkıdır. Resmî, özel her kurum, her yurttaş bu çocuk hakkını tanımak, eldeki olanaklarla onu gerçekleştirmek yükümlülüğündedir. Sıkıntı içinde bulunan çocuğun kurtarılmasına öncelik verilir.
  • 16 yaşından önce hiçbir çocuk resmî öğrenimden alıkonularak özel işlerde çalıştırılamaz. Hiçbir şekilde sömürülemez. Her ana baba; çocuğuna bakmak, onu bilgili, becerili ve en iyi şekilde yetiştirmekle yükümlüdür. (...)
  • İlköğrenimden sonra orta dereceli okullara devam etmeyenler, edemeyenler için teknik, tarımsal bilgi ve beceri kazandıran kurslar açılması ve bu kurslardan çocukların yararlanması için Millî Eğitim Bakanlığı, Belediye Başkanlığı ve muhtarlar işbirliği yapmakla yükümlüdür. (...)
  • Çocuğun korunması ile ilgili yasalar öncelikle hazırlanıp çıkarılmalı, geciktirilmeden uygulanmalıdır.

(...)Eski Türklerde, babanın çocuklar üzerinde Roma ve Antik Yunan'da olduğu gibi sınırsız bir yetkisi söz konusu değildi. (...)(...)İslam Hukuku'nda çocuk korunmaya ve himaye edilmeye muhtaç bir varlık olarak kabul edilerek çocuğun gelişine uygun olarak haklar tahsis edilmiştir. Çocuğun istismardan, gasptan, ihmalden ve kötü muameleden korunması hususunda birçok tedbir öngörülmüştür.(...): Selçuklu ve OsmanlI Devleti'nde birer kamu kurumu gibi çalışan devlet idaresi tarafından kurulup yönetilen vakıflar aracılığı ile çocuklara hizmet sunumlarında bulunulmuştur. Lale Devri'nde birtakım vergilerin gelirleri doğrudan çocuklara tahsis edilmiştir. Bu vakıflara örnek verecek olursak Fatma Aliye Hanım başkanlığında kurulan Cemiyet-i İmdadiye (...), 1908de kurulan Esirgeme Derneği, Dar'ül Hayr-iAli bunlardan bazılarıdır.

Soru: UNESCO Türkiye Millî Komisyonunun 7. Genel Kurulu'nda yer alsaydınız Türk Çocuk Hakları Bildirgesine eklenmek üzere nasıl bir madde önerirdiniz? Yazdığınız maddeyi arkadaşlarınızla paylaşınız.

  • Cevap:

9. Sınıf Meb Yayınları Demokrasi ve İnsan Hakları Ders Kitabı Sayfa 51 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.