“9. Sınıf Astronomi ve Uzay Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 191 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

9. Sınıf Astronomi ve Uzay Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 191

1912 yılında astronom Vesto Slipher (Vesto Silifır) o dönem için bulutsu olduğu sanılan spiral gök adaların radyal hızlarını ölçmeye yönelik çalışmalarına başlamıştır (Görsel 4.6). Vesto Slipher Andromeda’nın tayfını incelediğinde ışığın tayfında bir maviye kayma olduğunu fark etmiştir. Bu durum Andromeda’nın Samanyolu’na doğru saniyede yaklaşık 300 kilometre süratle yaklaştığı anlamına gelmektedir. Daha sonra çalışmalarını genişleten Slipher 1917 yılına kadar gözlemlediği 25 spiral gök adanın daha tayfını inceler. Bu gök adalardan sadece üçü Andromeda gibi Samanyolu’na yaklaşırken geri kalan 22 tanesi saniyede 1000 kilometreye varan süratlerle Samanyolu’ndan uzaklaşmaktadır. Ancak Slipher, gözlemlerinin tam olarak ne anlama geldiğini yorumlayamaz. O dönemde astronomlar gök adaların hareketlerinden yola çıkarak evrenin genişlediği fikrine henüz ulaşmamıştır.

1920’lerde Edwin Hubble Hooker teleskobuyla Andromeda’yı incelemiş ve o zaman için bulutsu zannedilen bu gök cisminin aslında çok fazla yıldızdan oluşan bir gök ada olduğunu fark etmiştir (Görsel 4.7). Hubble bu gözlemi yaparken sefeid değişenleri adı verilen ve parlaklıkları belirli aralıklarla değişen özel yıldızları kullanmıştır. Bu yıldızların parlaklık değişimlerini kullanarak Andromeda’nın Samanyolu’ndan çok daha uzakta olduğunu hesaplamıştır. Bu keşif evrenin sanıldığından çok daha büyük olduğunu ve başka gök adaların var olduğunu göstermiştir.

Hubble çeşitli gök adalardan yayılan ışığı incelediğinde ışığın dalga boyunun tayfın kırmızı ucuna doğru kaydığını fark etmiştir. Bu durum gök adaların Samanyolu’ndan uzaklaştığı anlamına gelmektedir. Hubble bu gözlemi temel alarak evrenin genişlediğini kanıtlamıştır. Ayrıca bizden daha uzaktaki gök adaların daha yakındakilere göre daha hızlı uzaklaştığını göstermiştir. Bu gözlem bugün Hubble yasası olarak bilinmektedir. Hubble yasasına göre gök adaların uzaklaşma süratleri uzaklıklarıyla doğru orantılıdır. Ayrıca gök adaların uzaklaşma süratlerinin uzaklıklarına oranı Hubble sabitini verir. Hubble sabiti, evrenin mevcut genişleme oranının bir ölçüsüdür ve evrenin milyon parsek başına saniyede kaç kilometre genişlediğini belirtir.

Örneğin Hubble sabitinin 70 km/Mpc . s olduğu kabul edildiğinde 5 milyon parsek uzaklıktaki bir gök adanın uzaklaşma hızının büyüklüğü 350 km/s bulunur. Aynı zamanda evrenin bu uzaklıktaki genişleme hızının büyüklüğü de 350 km/s olur. Hubble sabitinin ölçümü için günümüzde iki farklı yöntem kullanılmaktadır. Bunlardan ilki kozmik mikrodalga arka alan ışımasının analizine dayanır ve evrenin milyon parsek başına saniyede yaklaşık 67 kilometrelik bir hızla genişlediğini gösterir. İkinci yöntem ise sefeid değişkenleri adı verilen ve parlaklıkları düzenli olarak değişen yıldızların gözlemlenmesiyle gerçekleştirilir. Bu yöntem ise evrenin milyon parsek başına saniyede yaklaşık 73 kilometrelik bir hızla genişlediğini söyler. Bu iki değer arasındaki istatistiksel olarak anlamlı farklılık Hubble gerilimi olarak adlandırılır. Günümüzde bu konu üzerine yoğunlaşan araştırmacılar iki yöntem arasındaki farkı açıklayabilecek yeni modeller geliştirmeye çalışmaktadır. Bir gök cisminin uzaklığına bağlı olarak hızının büyüklüğünün neden arttığını tek boyutta anlamak için esnek bir lastiğin yüzeyi düşünülebilir. Bu örnekte lastiğin yüzeyine gök adaları temsil etmesi için yıldız çıkartmaları yapıştırılmıştır. Lastik her iki ucundan eşit miktarda çekilerek gerildiğinde yüzeyindeki yıldızlar da birbirinden uzaklaşır. Lastiğin kendisi evrenin uzay-zaman doku-

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

9. Sınıf Meb Yayınları Astronomi ve Uzay Bilimleri Ders Kitabı Sayfa 191 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.