8. Sınıf Dersdestek Yayınları İnkılap Ders Kitabı Sayfa 71-72-73 Cevapları'na ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

8. Sınıf İnkılap Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Sayfa 71-72-73

8. Sınıf İnkılap Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Çözümleri Sayfa 71
Mustafa Kemal’in düşman uçaklarının memlekete yağdırdığını söylediği fetvalarda neler yazıyor olabilir?
  • Cevap: Mustafa Kemal'in kötü, dinsiz biri olduğu, padişahı ve halifeyi hedef aldığı, İngilizlerin onu engelleyip halifeyi korudukları yalanlarını yaymışlardır. Özetle vatan bilinci az olan haklın bazı kesimlerini etkilemeye çalışmışlardır.
8. Sınıf İnkılap Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Çözümleri Sayfa 72 Büyük Millet Meclisine karşı çıkarılan ayaklanmalar özelliklerine göre dört grupta incelenebilir:
a. Doğrudan Doğruya Osmanlı Hükümeti Tarafından Çıkarılan Ayaklanmalar Anzavur Ayaklanması: Ahmet Anzavur tarafından Balıkesir yöresinde çıkarıldı. İsyan Adapazarı yöresine kadar yayıldı. Görevi Kuvâ-yı Millîyeyi Çanakkale Boğazı’ndan uzak tutarak İngilizlerin güvenliğini sağlamak olan Anzavur, üzerine gönderilen millî kuvvetler karşısında tutunamayarak İstanbul’a kaçtı. Kuvâ-yı İnzibatiye Ayaklanması: İngilizlerin yardımıyla Osmanlı hükümeti tarafından kurulan Kuvayıinzibatiyenin görevi millî kuvvetleri İstanbul ve Boğazlar bölgesinden uzaklaştırmaktı. Bu ordu Anzavur kuvvetleriyle birleşerek Adapazarı yöresinde saldırıya geçtiyse de yenilerek İstanbul’a çekilmek zorunda kaldı.
b. Osmanlı Hükûmetinin ve İtilaf Devletlerinin Kışkırtmaları Sonucunda Çıkan Ayaklanmalar Kuvâ-yı Millîyeyi etkisiz hâle getirmeyi ve Ankara’yı bir çember içine alarak Millî Mücadele hareketini boğmayı amaçlayan bu ayaklanmaların en tehlikelileri Bolu-Düzce-Hendek-Adapazarı Ayaklanmaları oldu. Geniş bir alana yayılan bu ayaklanmalar Batı Cephesi’ndeki ordu birlikleri ve Kuvâ-yı Millîye tarafından bastırıldı. Aynı günlerde Anadolu’nun farklı yerlerinde başka isyanlar da patlak verdi. Yozgat’ta Çapanoğulları, Konya’da Delibaş Mehmet, Afyon’da Çopur Musa ve Siirt’te Çemil Çeto isyanları ile Urfa’daki Millî ve Sivas’taki Koçgiri aşiretlerinin çıkardığı ayaklanmalar bu isyanların başlıcalarıdır.
c. Kuvâ-yı Millîyecilerin Çıkardığı Ayaklanmalar Büyük Millet Meclisine karşı ayaklananlar arasında Ethem ve Demirci Mehmet Efe gibi Kuvâ-yı Millîyeciler de vardı. Millî Mücadele’ye önemli hizmetlerde bulunmuş olmakla birlikte bu kişiler başlarına buyruk davranıyor, ihtiyaçlarını halktan zorla karşılama yoluna gidebiliyorlardı. Diğer yandan kazandıkları başarıların etkisiyle düzenli ordu yerine kendi esaslarına göre askerî birlikler kurulmasının daha doğru olacağı yönünde propagandalar yapıyorlardı. Bu nedenle bazı Kuvâ-yı Millîye şefleri düzenli orduya katılmak istemediler. Büyük Millet Meclisinin sevk ve idaresi altına girmeyi reddederek isyanlar çıkardılar. Bu isyanlar Büyük Millet Meclisine bağlı birlikler tarafından bastırıldı (Görsel 2.39). Böylece düzenli ordunun önündeki son engel de aşılmış oldu.
BMM’nin yerinde olsaydınız ayaklanmaları bastırmak için hangi önlemleri alırdınız?
  • Cevap: Kuvayi Milliyecileri tek çatı altında toplamak, halkın moralini yükseltmek, askeri taktik ve dehaların planlarını uygulamak, vatan hainlerini en sert şekilde cezalandırmak ve bazı yabancı ülkelerden silah mühimmat vs gibi destekler bulmak gibi önlemler alırdım.
8. Sınıf İnkılap Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Çözümleri Sayfa 73
ç. Azınlıkların Çıkardığı Ayaklanmalar BMM’nin açıldığı günlerde azınlık gruplarından Rumlar Karadeniz Bölgesi’nde, Ermeniler ise doğu ve güney illerinde ayaklanma hâlindeydiler. Bu ayaklanmalar bölgedeki Kuvâ-yı Millîyecilerin mücadeleleri ve diğer cephelerde kazanılan zaferlere bağlı olarak etkisini kaybetti. Millî Mücadele’nin kazanılmasıyla da tamamen bastırıldı. Büyük Millet Meclisi ayaklanmalar nedeniyle aynı anda hem yabancı işgalcilere hem de isyancılara karşı mücadele etmek zorunda kaldı. Bu durum ülkede millî birlik ve beraberliğin sağlanmasını zorlaştırdı. Millî kuvvetlerin savaş gücünü zayıflattığı gibi onlara zaman kaybettirdi. Bunun sonucunda da Yunan işgali Anadolu’nun içlerine kadar yayıldı ve Millî Mücadele uzadı. Bütün bu olumsuzluklara rağmen Meclis, tüm isyanları bastırıp otoritesini kabul ettirerek Anadolu’da tek hâkim güç hâline geldi. Büyük Millet Meclisi, 29 Nisan 1920’de kendisine yönelen saldırıları engellemek, iç isyanları bastırmak ve böylece otoritesini yurt geneline yaymak amacıyla Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nu çıkardı. On dört maddeden oluşan bu Kanun’da meclise karşı girişilen her türlü itaatsizlik, saldırı ile ayaklanmanın vatana ihanet sayılacağı ve ayaklanmacıların cezalandırılacağı belirtildi. Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nun özellikle askerden kaçmaları önlemede yetersiz kalması üzerine Meclis, 11 Eylül 1920’de Firariler Kanunu’nu çıkardı. Böylece firar edenlere sert ve caydırıcı cezalar getirerek askerden kaçmaları önlemeye çalıştı. Büyük Millet Meclisi, Hıyanet-i Vataniye ve Firariler Kanunlarının etkili şekilde uygulanabilmesi için mahkemeler de kurdu. İstiklal Mahkemeleri adı verilen ve üyeleri meclis içinden seçilen bu mahkemeler geniş yetkilerle donatılmıştı. İstiklal Mahkemeleri asker kaçaklarını, ayaklanmacıları, yağmacıları ve casusları hızla yargılayıp cezalandırarak ülkede asayişin sağlanmasına önemli katkılarda bulundu. İç ayaklanmaların bastırılmasında Millî Mücadele’yi destekleyici fetvalar yayımlayan vatansever din adamları da önemli rol oynadı. Başta Ankara Müftüsü Rifat (Börekçi) Efendi olmak üzere çeşitli illerin müftüleri tarafından verilen fetvaların camilerde okunması halkın Millî Mücadele’ye verdiği desteği artırdı.
Rifat Börekçi (1860-1941) “Ankara’da doğan Rifat Efendi ilk ve ortaöğrenimini Ankara’da tamamladıktan sonra gittiği İstanbul’da medrese eğitimi gördü. Mustafa Kemal’in Ankara’ya geldiği sırada Ankara Müftülüğü görevinde bulunan Rifat Efendi, Millî Mücadele’nin ilk günlerinde Ankara’da Müdâfaa-i Hukuk Cemiyetini kurdu ve bu cemiyetin başkanı oldu. Yokluklar içerisinde düşmanla mücadeleye hazırlanılan o karanlık ve acı günlerde Mustafa Kemal Paşa ile birlikte çalışan Rifat Efendi 1924’te kurulan Diyanet İşleri Başkanlığının ilk başkanı oldu. Vefat ettiği 5 Mart 1941’e kadar bu görevde kaldı.” BMM hükümeti ayaklanmalarla mücadele ederken iç ve dış kamuoyunun doğru bilgilendirilmesine de önem verdi. Bu amaçla başta Anadolu Ajansı ve Hâkimîyet-i Millîyet gazetesi olmak üzere Millî Mücadele’yi destekleyen basın yayın organlarından yararlandı.
  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

8. Sınıf İnkılap Ders Kitabı Çözümleri Dersdestek Yayınları Sayfa 71-72-73 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.