8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Anka Kuşu Sayfa 34-35-36-37 Cevapları
[giris]8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Anka Kuşu Yayınevi Sayfa 34-35-36-37 Cevapları ve Soruları[/giris] [syf]8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Cevapları Anka Kuşu Yayınevi Sayfa 34[/syf] Güdüleme Zekât kavramı sözlükte; artma, çoğalma, bereket, temizlenme gibi anlamlara gelir. Bu
Güdüleme
Zekât kavramı sözlükte; artma, çoğalma, bereket, temizlenme gibi anlamlara gelir. Bu durum, zekât ibadetiyle ilgili olarak size neler düşündürmektedir?
- Cevap:
Yüce dinimiz İslam, toplumsal yardımlaşma ve dayanışmaya büyük önem vermiştir. Bu amaçla da çeşitli ibadetlerin yapılmasını istemiştir. Zekât bu ibadetlerden biridir. Zekât sözlükte; artma, çoğalma, bereket, arınma, temizlenme gibi anlamlara gelir. İslami bir terim olarak ise zengin Müslümanların, dinî bir görev olarak her yıl mallarının ya da paralarının yüzde iki buçuğunu Allah (c.c.) rızası için ve ibadet niyetiyle muhtaçlara vermeleridir. Yüce Allah (c.c.), zekât vermeyi zenginler için zorunlu bir görev saymış; onlara, ellerindeki malların bir kısmını başkalarıyla paylaşmalarını emretmiştir. Böylece toplumdaki yoksulların gözetilmesini amaçlamıştır.
Ekonomik durumu iyi olan kişi, kendisine verdiği nimetlerden dolayı Allah’a (c.c.) şükreder. Bu şükrünü, sahip olduğu imkânların bir kısmını zekât ve sadaka olarak vermekle gerçekleştirir. Ayrıca zekât, kişiye fakirlerin sorunlarıyla ilgilenme bilinci kazandırır. Böyle insanlardan oluşan bir toplumda zekât veren ile alan kişiler arasında sevgi ve saygı duyguları gelişir. Zengin ile yoksul arasındaki bağ güçlenir. Toplumsal kaynaşma sağlanarak insanlar arasında dayanışma oluşturulur.
[syf]8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Cevapları Anka Kuşu Yayınevi Sayfa 35[/syf]..rın günahlarının affına da vesile olacağını belirtmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de bir hadisinde şöyle buyurmaktadır: “Allah, zekâtı mallarınızın kalan kısmını temizlemek için farz kıldı.” Zekât, toplumsal dayanışmaya katkıda bulunan ve ihtiyacı olanlara yardım edilmesini sağlayan bir ibadettir. Kur’an-ı Kerim’de zekâtın kimlere verileceği Tevbe suresinin 60. ayetinde şöyle açıklanmıştır: “Sadakalar (zekatlar), Allah’tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekât toplayan memurlar, kalpleri İslam’a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” Buna göre zekâtın verilebileceği belli başlı kişiler şunlardır: Geçim sıkıntısı çeken yoksullar Hiçbir geliri olmayan düşkünler
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
Malının veya parasının zekâtını verecek kişi, bu ibadet için niyet etmelidir. Yaptığı yardımı zekât olarak verdiğinin bilincinde olmalıdır. Zekât verirken yoksul ve muhtaçların onurları zedelenmemelidir. Zekât verilen kişiye saygı ile davranılmalı, zekât alan kimse minnet altında bırakılmamalıdır. Zekât ve diğer yardımlar mümkün olduğunca gizli bir şekilde, gösteriş yapılmadan verilmelidir. Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır: “Eğer sadakaları (zekât ve benzeri hayırları) açıktan verirseniz ne âlâ. Eğer onu fakirlere gizlice verirseniz işte bu sizin için daha hayırlıdır. Allah da bu sebeple sizin günahlarınızı örter...”1 Başka bir ayette ise “Ey iman edenler!.. Başa kakmak ve incitmek suretiyle yaptığınız hayırları boşa çıkarmayın...” ifadeleri yer almaktadır. Zekât verirken dikkat edilmesi gereken hususlardan biri de zekâtın, malın iyisinden verilmesidir. Allah (c.c.), Kur’an’da zekâtın kötü maldan verilmemesini istemektedir. Zekât verirken belirtilen tüm bu incelikler göz önünde bulundurulmalıdır. Yoksullara hiçbir karşılık beklemeden yardım edilmelidir. İslamiyet, zekât gibi sadakaya da önem vermiştir. Sadaka; muhtaç durumda olan kimselere karşılıksız olarak ve Allah (c.c.) rızası için yapılan her türlü iyilik ve yardıma denir. Dinimiz toplumsal yardımlaşma ve dayanışmaya önem vermiş, bunu gerçekleştirmek için de sadaka vermeyi öğütlemiştir. Kur’an-ı Kerim’in birçok ayetinde inananlar sadaka vermeye teşvik edilmiştir. Bu ayetlerden birinde, “Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden size çıkardıklarımızdan hayra harcayın...” buyrulmuştur. Sadaka yalnızca maddi yardımlarla sınırlı değildir. Hasta ve yaşlı insanları ziyaret etmek, onların hâl ve hatırını sormak; caddede, iş yerinde, oturduğumuz sokakta karşılaştığımız insanlara selam vererek güler yüz göstermek de dinimize göre sadaka olarak değerlendirilir. Yolda karşıdan karşıya geçen veya eşyalarını taşımakta zorlanan bir yaşlıya yardımcı olmak, toplu taşıma araçlarında yaşlılara, gazilere, hasta ve hamilelere yer vermek, bir yabancıya yol göstermek de sadakadır. Peygamberimiz (s.a.v.) bu konuda, “İnsanlara güler yüz göstermen
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
Etkinlik
Sadaka-i cariye konulu bir sunu hazırlayınız. Sunuda okul, cami, çeşme, hastane vb. hayır amacıyla yaptırılan eserlere yer veriniz.
- Cevap:
SADAKA-İ CARİYE
Kişinin ölümünden sonra devam eden hayır ve hasenatı sayesinde kendisine ulaşan sevaplarının olması durumuna Sadaka-i cariye denilmektedir. Hz peygamberin bir hadisi şerifinde şöyle nakledilmiştir; yedi şey vardır ki kul vefatından sonra kabrindeyken de bunların ecri ( sevabı) kendisine ulaşır.
- Öğrettiği ilim.
- Akıttığı su.
- Açtığı su kuyusu.
- Diktiği meyve ağacı.
- İnşa ettiği mescid.
- Miras bıraktığı mushafı şerif (faydalanılan bir kitap)
Vefatından sonra kendisi için istiğfar edecek hayırlı bir evlat. Hadisi şerifte de açıkça beyan edildiği gibi kişinin amel defterinin kapanmaması için kendisine bu ecir ve sevaplar yazılması için arkasında hayır ve hasenat bırakmasına Sadaka-i cariye denilir.
Sadaka-i cariye çeşitleri ve örnekleri nelerdir?
Sadaka-i cariye çeşitleri kişinin maddi durumuna göre Allah yolunda harcadığı her şeyi kapsayabilmektedir. Örneğin bir yol yapımında kullanılan malzeme veya yerin verilmesi de o yol kullanıldığı müddetçe kişiye sevap olarak dönmektedir. Bir cami ya da medrese yapımı için cüzi bir miktar para dahi verilmesi kişi öldükten sonra da orada ibadet edenler için bir sevap oluşturarak geri dönüş sağlamaktadır. Sadaka-i cariye hayırlı evlat bırakmak anlamında da kullanılmaktadır. Kişi öldükten sonra onun hayrı için yaptırılan bir çeşme de Sadaka-i cariye olmaktadır.
Sadaka-i cariye kişiyi her durumda sevap kazanmasını sağlayacak yollar bulmaya ve güzel amel yapmaya yönlendirmeyi amaçlamaktadır. Kişi öldükten sonra da amel defterinin kapanmaması sayesinde uzun yıllar süren faydaları olan insanlara veya hayvanlara fayda sağlayabilecek hayır ve hasenatta bulunmayı sağlamaktadır.
Sadaka-i Cariye ile İlgili Ayetler
"Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızdan bir kısmına da kefaret olur. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır." (Bakara Suresi 271)
"(Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için), bilmeyen onları zengin sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın. İnsanlardan arsızca (bir şey) istemezler. Siz hayır olarak ne verirseniz, şüphesiz Allah onu bilir." (Bakara Suresi 273)
“8. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı Anka Kuşu Yayınları Sayfa 34-35-36-37 Cevapları” beğendiyseniz sosyal medyada paylaşabilir ve aşağıda bulunan emojilerle duygularınızı ifade edebilirsiniz :)
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok