6. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Anadol Sayfa 231-232-233-234 Cevapları
[giris]6. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Anadol Yayıncılık Sayfa 231-232-233-234 Cevapları ve Soruları[/giris] [syf]6. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Anadol Yayıncılık Sayfa 231[/syf] Yeşilay toplumu alkol, sigara, uyuşturucu ve kumar gibi kötü alışkanlıklardan korumaya ve kurtarmaya çal
Yeşilay toplumu alkol, sigara, uyuşturucu ve kumar gibi kötü alışkanlıklardan korumaya ve kurtarmaya çalışmaktadır. Yeşilay, “Bağımlılıktan en iyi korunma yolu hiç başlamamaktır.” sloganını benimseyerek toplumu bağımlılığa karşı eğitmeyi görev bilmektedir. Böylece devletin, bağımlılık yapan alışkanlıklara karşı mücadele etmesine katkıda bulunmaktadır. Yeşilay ile ilgili detaylı bilgiye yeşilay Genel Ağ adresinden ulaşabilirsiniz. Sizler de yaşadığınız toplumun sorunlarını önemseyen bireyler olarak Yeşilay'ın çalışmalarına ve bağımlılıkla mücadelesine katkı sağlayabilirsiniz.
Çok miktarda ve sıklıkla alkol tüketen bedensel, ruhsal ve toplumsal sağlığının bozulmasına rağmen alkol almak isteyen, tedavi edilmesi gereken kişiye alkol bağımlısı denir. Dünyada her yıl yaklaşık 1 milyon 800 bin kişi alkol bağımlılığından kaynaklı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Gebelikte kullanılan alkol düşük ve ölü doğumlara, bebekte gelişme geriliğine, sosyal gelişim ve zekâ geriliği gibi durumların oluşmasına neden olur. Alkolün başlıca zararları şunlardır:
• Yemek borusu, gırtlak, mide ve pankreas kanserleri • Doğru düşünme, karar verme ve hareket etme gibi beynin işlevlerini bozması • Uyku bozuklukları, baş ağrısı, göz tahribatı • Kalp ve kan dolaşımı hastalıkları • Kanın pıhtılaşmasını engelleme • Karaciğerde ağır hasar
Bunları Biliyor Musunuz? 1. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında işgal güçleri, toplumumuzda alkol ve uyuşturucu maddelerin yaygınlaştırmasıyla işgale karşı mücadele azminin zayıflatılması yönünde çalışmalar yapmıştır. Bu tehlikeye karşı Dr. Mazhar Osman Uzman ve arkadaşları tarafından 5 Mart 1920’de İstanbul’da “Hilal-i Ahdar” adlı bir cemiyet kurulmuştur. Cemiyet günümüzde Yeşilay olarak bilinmektedir.
BOŞALTIM SİSTEMİNİN SAĞLIĞI
Kronik böbrek rahatsızlığı, böbreklerin işlevini uzun bir süre yerine getirememesi hastalığı olarak tanımlanabilir. Bu sorun devam ettiğinde vücudun tüm organları bu durumdan olumsuz etkilenir. Boşaltım sistemi sağlığını korumak isteyen kişiler diş çürüklerini ve boğaz iltihabını hemen tedavi ettirmelidir. Çünkü çürüğe ve iltihaba yol açan mikroorganizmalar böbreklerde kalıcı hastalıklara sebep olabilir. Böbrek ve idrar yolları soğuktan korunmadığında ise böbrek yetmezliğine kadar giden çeşitli rahatsızlıklar görülebilir.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
Böbrek Yetmezliği
Böbrek yetmezliği, böbreğin normalde yaptığı görevleri tam olarak yapamaması hastalığı olarak tanımlanabilir. Böbrek yetmezliğinden korunmak için böbrekleri aşırı yormayan bir beslenme programı uygulanmalıdır. Çok fazla tuz tüketen, aşırı yağlı gıdalarla beslenen, sigara ve alkol kullanan kişilerde böbrek yetmezliği görülme riski, bu davranışlardan uzak duran kimselerden daha fazladır. Çünkü bu kişilerin böbrekleri, yedikleri gıdalardaki atık maddelerin bir kısmını vücuttan uzaklaştırmak için daha fazla çalışacaktır. Şimdi böbrek yetmezliğinin geçici ve kalıcı tedavi yöntemlerini öğrenelim.
Böbrek yetmezliği hastalarının kanında birçok zararlı madde ve atık sıvı birikir. Diyaliz cihazı, kandaki bu zararlı maddelerin ve atık sıvıların kanımızdan uzaklaştırılması için geliştirilen teknolojik bir araçtır. Diyaliz, hasta kişilere uygulandığında işlevini tam olarak yerine getiremeyen böbreklerin görevini yapar. Böylece kişilerin yaşam süresinin ve kalitesinin artmasını sağlar. Bir kişinin diyaliz makinesine bağlanarak kanının atık maddelerden temizlenmesi işlemine hemodiyaliz adı verilmektedir. Diyaliz cihazı kısa bir süre için hastayı rahatlatır. Böbrek yetmezliği hastasına sağlıklı bir kişiden alınan böbreğin nakledilmesi işlemine böbrek nakli adı verilir. Günümüzde böbrek nakli, böbrek yetmezliği hastalarının uzun ve sağlıklı bir şekilde yaşamasını sağlayan kalıcı tedavi şeklidir. Böbrek, kişinin hayatta olan bir
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
Böbrek Taşı
Böbrek taşı genellikle idrarın, üretere geçmeden önce biriktiği böbreğin orta kısmında meydana gelir. İdrardaki kalsiyum ve ürik asit gibi maddeler, zamanla böbreğin orta kısmında bir araya gelir ve küçük taşlar oluşturmaya başlayabilir. Bu taşların birçoğu bir hastalığa sebep olmadan idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırılır. Bazı büyük taşlar ise idrar kesesine doğru ilerlerken idrar yollarında şiddetli ağrılar meydana getirir ve idrarın dış ortama atılmasını engelleyebilir. Sıcak bölgelerde yaşayan kişilerde böbrek taşı oluşma riski daha fazladır. Çünkü bu kişilerin vücutlarındaki su kaybı soğuk bölgelerde yaşayan kişilere göre daha fazla olur. Bu nedenle idrarlarındaki mineral oranı daha yüksektir. Bu mineraller de böbrek taşı oluşmasına sebep olur.
Böbrek taşı oluşumunu engellemek için bol miktarda sıvı içmeli, kalsiyum oranı fazla olan yiyecekleri aşırı miktarda tüketmemeliyiz. Protein içerikli besinler, atık bir madde olan ürik asit oluşturur. Ürik asit de böbreklerimizde böbrek taşı oluşmasına yol açabilir. Bu nedenle protein içerikli gıdaları aşırı tüketmekten kaçınmalıyız.
Böbrek taşlarının büyük bir kısmı vücuttan kendiliğinden atılır. Bu süreç içerisinde hasta kişi bol miktarda su içmeli ve doktor tavsiyesiyle ağrı kesici ilaçlar kullanmalıdır. Eğer taş atılamayacak kadar büyükse taş kırma yöntemi uygulanır. Bu yöntemle vücut dışından böbreklere gönderilen ses dalgaları böbreklere çarpar ve böbrek taşlarını kırar. Böylece böbrek taşları kum taneleri gibi parçalanır ve idrarla vücut dışına atılabilecek bir hâle gelir. Böbrek taşlarının oluşturduğu tıkanıklık sonucunda böbreklerin, işlevini kalıcı olarak yerine getirememesi tehlikesi varsa böbrek taşları ameliyatla alınır.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
- Cevap: Vücutta tuz dengesini böbrekler sağlıyor. Alınan tuzun yaklaşık yüzde 99.5’i böbreklerden geri emiliyor. Fazla miktarda tuz tüketilmesi durumunda böbrekler su ve tuz dengesini sağlamakta zorlanıyor, zaman içinde kan basıncı yüksekliğiyle birlikte böbrek işlevleri üzerinde olumsuz etkiler gelişebiliyor.
- Cevap:
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok