ÖPÜLESİ ELLER

-Öğretmenim Haşan Yazıcıoğlu ’na- Uzandı gözlerin karanlığıma Kördüğümlerin çekirdeğinde ben Ararken bir uzak meyveyi Koparıp verdin yüreğinden.   Işıkla boyadın bu mevsimi Karalar ağardı avucunda Başucumda tükenmez aydınlığın Seninle tırmanmaktayım billur şafaklara Nasıl sürmem dudaklarımı ÖĞRETMENİM O güçlü, o pırıl pırıl parmaklara.
Recep ÜNAL ******  

DENEYCİ

İlahi Niyazi Bey, çok yaşa emi Hâlâ adam olamadın gitti Tutturmuş deney diyorsun Araç istiyorsun, resim istiyorsun Lâboratuar, renkli tebeşir istiyorsun Deneysiz bilim, biyoloji olmaz diyorsun Aklını mı kaçırdın Niyazi Bey? Hangi çağda yaşıyorsun Bırak manipülasyonu, sağlam bilimi Alemin keyfini kaçırıyorsun.   Çiçekler getiriyorsun Kurbağalar getiriyorsun Kuşlar getiriyorsun Sonra alı al moru mor Allahın günü tahta başında Hababam anlatıyorsun Yuttuğun tebeşir tozu caba Kırk yıldır bir mum gibi Kutsal bir mum gibi eriyorsun.   Niyazi Bey, alnından öpeyim seni Bu ulus, bu yurt yaşıyorsa Senin yüzünden yaşıyor Sen adsız bir kahraman Bir ersin savaşta Bir gün anlaşılacak dediğin Bir gün o koltuklarda kurulanlar Akılları varsa başlarında Bayrak yapacaklar seni Öpecek en kodaman dalkavuğundan En zavallı dalkavuğuna ellerini.   Niyazi Beyler, Tevfik Beyler Anadolu’ya serpilmiş tohum Ülkücü, genç, yaşlı, fakir öğretmenler Ne yapacaksanız, siz yapacaksınız Ulusun gözü sizde, yüreği sizde Büyük cahillerden siz kurtaracaksınız.   Biliyorum lâfla yürümez peynir gemisi Tencere aş ister Niyazi Bey Ocak ateş ister Anadolu yol ister, su ister, kitap ister Biyoloji, fizik, kimya deney ister Parayı deneye yatıracak kişide Yürek ister.
Halim YAĞCIOĞLU ******

MEŞALECİ

Gözlerim kapalı ama görüyorum Şimdi Türkiye’nin bütün okullarında zil çalıyor O kutsal heyecan ders başlayacak Tekmil kitaplar açılmış, çocuklar ayakta Öğretmenin şahsında vatan selamlanacak.   Ben esen rüzgârları bilirim, ben duyarım Bu rüzgâr hür dağların geniş soluğu Duyurur insana bir anda sonsuzluğu Milletim canlandıkça yaşarım.   Ben öğretmenim, karanlık denizlerde fener Kitaplarımla devraçarım Bütün vatan çocukları evlâtlarım Nazları, yaramazlıklarıyla yüzüm güler.   Çiçeklerim benim Yozgat’tan, Siirt’ten, Maraş’tan Öylesine kök salmış kabrimde derin Açacak aziz topraklarımda yarın Yurdum destanlar içecek yeni baştan.   Ben öğretmenim, bütün çocukların babası Bağırırım sırasında azarlarım Yüreğim yufkadır bir çocuk hıçkırmaya görsün Tutamam kendimi hüngür hüngür ağlarım.   Ben öğretmenim karanlık denizlerde fener Bir işaretimle devraçarım Şanlı zaferler içinden geçerim Şeklalır avucumda Atatürkler, Fatihler Ben öğretmenim karanlık denizlerde fener.
Halim YAĞCIOĞLU ******

16 MART ŞARKISI

-Bu şiir, Sayın Reşat Oğuz, Veli Asan ve ' tüm öğretmen adaylarına armağan olsun.-   Tümünüz iyi çocuklarsınız-biliyorum Tümünüz temiz çocuklarsınız Her sabah ilk derste, dimdik ayakta Vatanımı gözlerinizden öpüyorum.   Tümünüz iyi çocuklarsınız-biliyorum Bir kalp arıyorsunuz size yakın Bir ağabey, bir baba, bir dost kalbi Fakir bir öğretmenim ben çocuklar Kalbimi, sizlere veriyorum.   Tümünüz iyi çocuklarsınız-biliyorum Yokluklarınız var, aşkınız var, hüznünüz var... Zeki bakışlarınızda pırıl pırıl Donanmış Türkiyemi görüyorum.   Tümünüz iyi çocuklarsınız-biliyorum Sabırla varılır büyük yarınlara O gözünüzde tüten yarınlara... Değil mi bu aşk var içinizde Sizi kahramanlar diye selâmlıyorum.
Halim YAĞCIOĞLU