ÖĞRETMEN

Köy sessizliğinde bilgiler tohumu, Açar Mustafa Kemal şafaklarına, Göksu sesinde zaman türküsü, Örer yaşamayı sevgi peteğinden. Büyür ahlat kollarında yayla yelleri, Yurt bahçesinin ülkü bahçıvanları, Dağ gülleri köy öğretmenleri.   Bir ak yapı kekikli yamaçlarda, Cıvıl cıvıl çiğdem kokan çocuklar, Kimi güneş yanığı, kimi harman kavlağı, Bir böcek, sakin adımlarında zaman yürüyor. Okul kapısında Hüseyin Öğretmen, Şakıyan yapraklarda sabah güneşi, Hey elleri öpülesi yurt arıları, Toprağın yüreği köy öğretmenleri.   Eğilip baktım akasya dallarından, Kalkınan köy benim köyümdür. Sonsuz göğünde özgürlüğün Açan çiçek benim köyümdür. Bir çift turna uçar gelir yayladan, Uygarlık habercisi barış kuşları. Yeşerir alnında yurt söğütleri, Ulus emeğinden, ulus sevgisinden bir anıt, Bozkır ermişi köy öğretmenleri. Mehmet Güner DEMİRAY ******

GEÇEN YIL

Ben öğretmendim bıldır bu zaman Koruluğun içindeki o köyceğizde Mevsim gene sonbahardı Dağ başları duman duman Geceleri gemilerin şavkı karşı denizde İçimde gene bu denli sevda vardı   Gün sonu patikalar boyunca Çıkar Harmantepe’ye otururdum Şöyle bakardım etrafıma Yeni sürülmüş anızlara, uzanıp giden dağlara Sanki bir gariplik içindeydi yurdum   Çocuklar geçerdi üstümden sulaklara doğru Gitgide derinleşir akşamlar Durmadan kulakların çınlardı Alıp düşüncemizi ölümlere götüren Rüzgârda gene bu soğuk sesleniş vardı   O küçük çocuklardı bütün tesellim Geleceğin ışığında pırıl pırıl gözleri 16 Meliha, Sarı Süleyman, Kerim Hâlâ, ılık hatıralarımda Işıklı gözlerinizde kalan günlerim. Necdet KONUK ******  

GÜNAYDIN ÇOCUKLAR

“Bozkırda, iivez ağacı altında Ali Turan 'ııı düşleri... ” Yaprakları sarıya çalan üvez ağacı Düşlüyor altında Ali Turan Bir savaşçı olarak Karanlığa karşı en güzel savaşı. Gelecek günleri, kadınını Bir okuldaki yaşantısını. Günaydın deriz çocuklara Bir güz vakti Bağbozumlarından ve harmanlardan Kekik tepelerinden inen çocuklara Tiftik keçileriyle birlikte. Açarız küçük pencereyi Okul bir kerpiç damdan Önünde bir kuyu vardır -Ve tozlu bir iğde ağacı- Açarız küçük pencereyi Gelir yanık yanık Köylerin, ekinlerin Peşkirlerin ve otların kokusu Uzak Sakarya Savaşından. Günaydın çocuklar! Başlayalım dersimize! Dersimiz: Bağımsızlık Savaşı Gökyüzüne kaçamak Söğüt dalı sapanından taş atarak Gözlerini kuşlarla salan Engin maviliğe, Ishak Söyle oğlum Sakarya savaşını. “Yirmi üç Ağustos-on üç Eylül Bin dokuz yüz yirmi bir... Karşımızda düşman çoğidi Cephanemiz silahımız yoğidi Mustafa Kemal Paşa geçti başa .................................................   En iyisi almalı götürmeli bu çocukları Bir bir gezdirmeli tepelerde. Şu tepede öldü emmi oğlun Şurada susuzluğun Kuzularını suvardık su başında. Şu top söğüt Gölgesine imrendiğimiz Dinlenemeden geçtik Uzun bir yürüyüşte. Şu kaya, Bir merminin hayın kurşunundan kurtardı Biçerli Satılmış’ın başını. Şu yaban ördekleri Kalkarlar korkuyla sazaktan Her top ateşinde. ................................................. Ceyhun Atuf KANSU