24 Kasım Öğretmenler Günü ile ilgili en güzel şiirleri bulacağınız yerdesiniz...

OKULUM BEN GELDİM

İşte yine ben geldim okulum İzin verirsen içeri derse gireceğim. Söz veriyorum çok uslu olacağım bu sefer, Mürekkep dökmeyeceğim sıralara Pabuçlarımın çamurunu dışarda sileceğim.   Beni unuttun mu yoksa okulum? Bakma saçlarımın aklığına, yüzümün kırışıklığına Ben Haydar Erol’un öğrencisi 155’im Hani çukur gözlü, esmer tenli öğrencin İşte yine ben geldim okulum.   Söz veriyorum çizmeyeceğim karatahtaya Öğretmenimi karikatürünü Söz veriyorum çekmeyeceğim kızların saçlarını Musluklardan kimseyi ıslatmayacağım İste ben geldim okulum.   İstersen beni birinci sınıfa kaydet Yaz tatillerinde havuzunda yüzmeyeceğim Serçe yavrularını almayacağım çatıdan Merdivenlerine, dama çizgileri çizmeyeceğim İşte yine ben geldim okulum Seni bir daha üzmeyeceğim M. Fethi SAVAŞÇI ******  

KÖY ÖĞRETMENİ

Köye can vermek için köyde can vereceğiz Yüzde beş yüz ülküye biz köyden ereceğiz. Köyler... Ey anayurdun gövdesi, başı köyler, Altı asrın derdini bize hep köyler söyler.   Köye can vermek için köyde can vereceğiz Yüzde beş yüz ülküye biz köyden ereceğiz.   Devrimi yaymak için ey öğretmen arkadaş Durmadan gerilikle yapacağız bir savaş Köylü yurt efendisi biz köylünün kölesi, Köylüye hizmet etmek Türk gencinin töresi.   Köye can vermek için köyde can vereceğiz Yüzde beş yüz ülküye biz köyden ereceğiz.   Işık sensin köylüye yol gösteren hep sensin Asırların cehlini boğuyor her gür sesin. Köylümüzün sesiyle çınlıyor yurdum bugün Bu eser hep şenindir öğün öğretmen öğün.   Köye can vermek için köyde can vereceğiz Yüzde beş yüz ülküye biz köyden ereceğiz. Turgut ÖCAL ******  

KÖPRÜ KÖYÜ ÇOCUKLARI

Bir yalnızlık tenhalarda ağlatan beni Bir de yoksul çocukları bu köyün İşte perişan saçlarıyla Zeynep Yalın ayaklarıyla Hatice Bir çiçektiniz açacak düşüncelerimde Yedisinden ondördüne dek   Bir ayrılıktır yitip bitiren beni Bir de toprak damdaki köylerim Ben ümidimi size bağladım Zeynepler Yalın ayaklarınızla Perişan saçlarınızla Dinleyin Atatürk neler söyler Vatan ne ister sizden   Bir gün geleceğini duyuyorum Öperken sıcak dudaklarınızla ellerimi Tüm susuzluklara kitapsızlıklara karşın Bir boğacaksınız ki geriliği   Ben ümidimi size bağladım köy çocukları Yalın ayaklarınızla Perişan saçlarınızla Gelecek günlerin aydınlıkları parlıyor Toprakla karışmış alnınızda. Halit V. AKSUNGUR ******

ÖĞRETMENLER YÜRÜYÜŞÜ

Yürüyor aydınlığı köylerin kentlerin Karlı ovalarda izler bırakarak Ardahan'ın derin vadilerinden karlı çizmeler, Yürüyor başkentin sokaklarında.   Yürüyor gaz lâmbaları öğretmen evlerinin Koyu karanlığında yurdumun tek ışığı Yürüyor en önde alfabelerden çıkmış Çocukların hecelediği Atatürk.   Yürüyor devrim karargâhı Mustafa Necati Bey, Nafi Atuf, Yakmışlar seher yıldızlarını dağ başlarından Halkını uyandırmaya öğretmenler.   Yürüyor omuz omuza çocuklarıyla, Muş, Bursa, Bayburt, Ardeşen Hümanizmanın güneşli çimenlerinde Aydınlıklar ustası Yücel.   Ve o adı bilinmedik köylerden, Yanık bulgur kokan eğitmenler Yürüyor büyük savaşın çavuşları Yürüyor yuvası kutsal Tonguç Baba.   Yürüyor adım adım halkçı Cumhuriyet, Öğretmenlerin dokuduğu bayraklarla, Örtük pınarlarına çocuk gözlerinin, Anadolu güneşinin şavkına vurarak.   Ve çekerek aydınlığın toplarını Alan savaşma ulusal uyanmanın Yalın ayak küçük askerleri milyonlarca Dağ ardından köy okullarının.   Yürüyorlar başkenti selâmlayarak, Aıhavi’deki yalnız siperlerine, Yarın kıraçlarda büyümüş yoksul öğrencilerin Demokrasi özlemine dönecekler...   Yeniden, durmadan yürüyecekler... Ceyhun Atuf KANSU