12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Ordinat Yayınları Sayfa 117
“12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 117 Ordinat Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Ordinat Yayınları Sayfa 117
HAZIRLIK1. “Leyla, Salome, Belkıs, Meryem, Züleyha ” gibi tarihî ve mitolojik kişileri araştırınız (Metni anlama ve çözümleme 3. soruya yöneliktir.).
- Cevap:
Leyla: Leylâ, ilâhî aşk sembolü, ilâhî muhabbet ufkudur. Leylâ'yı görebilmek, onun gerçek hüviyetini müşâhede edebilmek, Mecnun gibi sâdık bir âşık olabilmeye bağlıdır. Aksi hâlde görülen, sûretten başka bir şey değildir. O aşka nâil olmayan için Leylâ, sırf bir cisimden ibârettir.
Salome: Salome, Yahudiye kralı Herod'un karısı Herodias'ın kızıdır. Yeni Ahit'te ismi geçen kadınlardan biridir. Kral Herod, kendi doğum günü kutlamasında üvey kızı Salome'nin dans etmesini ister. Salome'nin dansı herkes tarafından çok beğenilir.
Meryem: Nasıralı İsa'nın annesi olan Yahudi kadındır. Yeni Ahit'te ve Kur'an'da önemli ve kutsal kişilerden biridir. Meryem Ana ve Bakire Meryem olarak da anılır. Meryem İsa'ya hamile iken Yusuf ile evlendi.
Züleyha: Züleyha, Yahudi ve İslam geleneğinde Potifar'ın karısına verilen isimdir. Kur'an'da Mısır azizinin eşi olarak geçer. Kuran'da Züleyha ile Yusuf'un hikâyesi şu şekilde anlatılır: Potifar köle pazarından Yusuf'u satın aldıktan sonra zamanla onu malikanesindeki her şeyden sorumlu kıldı.
2. Sezai Karakoç’un “Mona Roza” şiirinin yazılış hikâyesini araştırınız ve bu şiiri sunum kurallarına uygun olarak okuyunuz (2. etkinliğe yöneliktir. ).
- Cevap: Mona Rosa”, Türk şiirinin en görkemli “imkânsız aşk” şiirlerindendir. Sezai Karakoç, biraz da o “imkânsız aşk”ın etkisiyle evlenmez.Tam 50 yıl boyunca yayımlamaktan kaçındığı Monna Rosa adlı kitabını ancak 1998′de okur karşısına çıkarır.
3. Sezai Karakoç’un “diriliş” kavramı etrafında toplanan düşüncesi hakkında araştırma yapınız (Metni anlama ve çözümleme 10. soruya yöneliktir.).
- Cevap: Şöyle anlatır şair bu süreci: Edebiyatımızın ‘gül’, ‘bülbül’ gibi mazmunları alay konusuydu. Bütün değerler yere serilmiş gibi gözüküyordu. Kadın; ‘tak takıştır, sür sürüştür, muhallebiciye gel, piyasa vakti’ çerçevesinde algılanıyordu. Ben hecede ısrar ediyordum. ‘Gül’ kavramını yeniden diriltmenin gereğini düşünüyordum hep. ‘Monna Rosa’ (Mona Roza) böyle doğdu. Modern bir Leyla ile Mecnun denemesiydi bu. Bir gencin dilinden anlatılış şeklinde başladı şiir. ‘Rose’ bilindiği gibi ‘gül’ demekti. Böylece, aşağılanan ‘gül’ kavramını yeniden gündeme getirmek istedim
4. Cahit Zarifoğlu’nun “işaret Çocukları” adlı şiirini sınıfa getiriniz (Metni anlama ve çözümleme 11. soruya yöneliktir.).
- Cevap:
İŞARET ÇOCUKLARI Yasin okunan tütsü tüten çarşılardan Geçerdi babam Başında yağmur halkaları Anam yeşil hırkalar görürdü düşünde Daha ilk güzelliğinde Alnını iki dağın arasına germiş Bir devin göğsüne benzer Göğsünden dualar geçermiş Çarşılar ellerinde ekmek iğneleri Cami avlularına açılan Havuz sularına kapılan çocuklar Görmeden güneşin bütün renklerini Götürmezlerdi dükkandaki babalarına Ocaktan akan kaynar yemekleri Nenelerinin koyduğu avuç taslarına Başı ve yüreği şahbaz Kaleleri ağırlayan kadınların Süslerini kemerlerini Başlarını ağırlaştıran Ağır siyah şelale saçlarını Tutunca gençleşirdi erkekler Sonra insan o ki denizde Küçük ve büyük nehirde Bedeni ıslatan afsunlu suda Önce niyet sonra yıkanırdı Zaman dert getirdi sulara İçinde eski balıkların yattığı kayalar Savaşan insanların elinde İnce yontulup taşındı balta mızrak şekline Anam kanları kuruyan Kavga ayıran bir kargı elinde Kara ocağın taşlarına İşaret koydu çocuklarını Belinde gezdiren babamın Beyaz yazılarla kazandığı adları Yüreği korkuyla kuvvetlendi babamın Unutup genç gelen günleri Zamanın sürerken çektiği günleri Çetin bilmecelerle Sürdü atını şehirlere Yün ören at güden kadınlar Ormanlara tepeden eğilen toprak evlerde Küçük pencereli karanlık dar odalarda Uzaktan uzayıp gelen kurt seslerinin Uzağa çekilip giden Ayazda donan gülmeler içinde Ormanlarda süt emziren anne Unuttu gittikçe uzayan çocuğunu Hep kaçarmış şehirlerin Demir dağlarına Uyuyunca toprak beşiğimde Sahipsiz kalan Ellerimden kayan aydınlık günlerim Cahit ZARİFOĞLU
12. Sınıf Ordinat Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 117 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok