“12. Sınıf İslam Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 160 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

12. Sınıf İslam Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 160


4.4. Osmanlıların Kutsal Topraklara Hizmetleri 15 ve 16. yüzyıllarda tüm dünyadaki Müslümanların koruyuculuğunu üstlenen Osmanlı Devleti, Hz. Peygamber’in (sav) doğup yaşadığı ve vefat ettiği kutsal topraklara ve bölge ahalisine büyük bir önem vermiştir. Osmanlı Devleti bu bölgeye, o zamana kadar kurulan Müslüman devletlerin tamamından fazla saygı ve hürmet göstermiş, hiçbir devlete nasip olmayacak düzeyde Kâbe ve Ha- rameyn’e (Mekke ve Medine’ye) hizmet etmeye gayret etmiştir.65 Kutsal topraklara hizmet etmeyi düstur edinen Osmanlı sultanları, Yavuz Sultan Selim’in halifeliği alması ile birlikte bölgenin siyasi kontrolünü de ele almışlar, kendilerini oranın hâkimi değil hadimi (hizmetçisi) olarak kabul etmişler, kendilerine “Hadimu’l-Haremeyn-i Şerîfeyn” (Mekke ve Medine’nin hizmetkârı) ünvanı ile hitap edilmesinden memnun olmuşlardır.66 Osmanlı Devleti’nin Mekke ve Medine’ye ve bölgenin sakinlerine karşı olan hizmet ve hürmetlerinin en önemli göstergelerinden birisi surre alayları yolu ile kutsal topraklara yapmış olduğu yardımlardır. İlk defa Yıldırım Bayezid Dönemi’nde gönderilen surre alayları, 1918 yılına kadar gönderilmeye devam etmiş, Yavuz Sultan Selim Dönemi’nden sonra her sene surre alayı göndermek neredeyse bir kanun hükmüne geçmiştir. Surre alayları ile mukaddes beldelere gönderilen ayni ve nakdî yardımlarla bölgenin ve bölge insanının kalkınmasına yardımcı olunmaya çalışılmıştır. Bölgenin henüz Osmanlı idaresinde olmadığı dönemlerde dahi Anadolu’nun birçok yerinde gelirleri Harameyn bölgesine gönderilmek üzere faaliyet yürüten birçok vakıf kurulmuş, bu vakıflar 1587 yılında kurulan “Harameyn Evkaf Nezaretine” bağlanarak kutsal topraklara yapılan yardımlar sistemli hâle getirilmiştir. Osmanlı Devleti’nin Mekke ve Medine’ye yapmış oldukları hizmetlerden bir diğeri ise bu şehirlerde gerçekleştirmiş oldukları imar faaliyetleridir. Hicaz Bölgesi Osmanlı idaresine geçtikten sonra her Osmanlı hükümdarı bölgede bir eser bırakmak istemiş, inşa ettikleri eserlerle kutsal toprakları ihya etmek için gayret sarf etmişlerdir. Zamanın tahribatına maruz kalarak sel ve doğal afetlerle zarar gören Kâbe, birçok sefer Osmanlı hükümdarları tarafından tamir edilmiştir.68 Özellikle IV. Murat zamanında Mekke’de meydana gelen sel felaketinden sonra büyük bir kısmı tahrip olan Kâbe, temellerine kadar yıkılarak yeniden inşa edilmiştir. II. Selim Dönemi’nde sel ve yangınlardan hasar gören Mescid-i Haram tamamıyla yenilenmiş, bu vazife için hükümdar tarafından Mimar Sinan görevlendirilmiştir. Mescid-i Haram’da II. Selim Dönemi’nde başlatılan bu külli tamirat sırasında mescit etrafında medrese ve yurt gibi sosyal amaçlı binalar da inşa edilmiş, tavaf sahası yeniden düzenlenmiştir. Yine Osmanlı hükümdarları tarafından Medine’de Mescid-i Nebi’nin tamiratının yanında birçok yeni mescit ve kütüphane inşa edilerek imar faaliyetleri sürekli devam etmiştir.69 Mekke ve Medine’de gerçekleştirdiği imar faaliyetlerinin ardından Osmanlı Devleti’nin bu şehirlere yapmış olduğu en önemli hizmet, tamamen bozulmuş olan su şebekesini eskisinden daha iyi şekilde tamir ettirerek Mekke ve Medine’nin içme suyuna kavuşmasını sağlamak olmuştur.70
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

12. Sınıf Meb Yayınları İslam Tarihi Ders Kitabı Sayfa 160 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.