“12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 24 SDR İpekyolu Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 24

Enver Paşa’nın kardeşi Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu, 15 Eylül 1918 tarihinde Bolşevik Rusya’nın ve Ermenilerin işgal ettiği Bakü’yü geri alarak Azerbaycan Demokratik Cumhuriyetinin başkenti ilan etti. Kafkas İslam Ordusunun başarıları, Anadolu’daki Türklerle Kafkaslarda yaşayan Türklerin ve Müslümanların birleşmesi açısından çok önemli bir köprü vazifesi görmüştür Kafkas İslam Ordusu, 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’ne kadar bölgedeki görevini sürdürmüş, antlaşma sonrasında Bakü’den ayrılmak zorunda kalmıştır. 1917 Bolşevik İhtilali sonrası kurulan SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği), İttifak Devletleri ile imzaladığı 3 Mart 1918 Brest Litovsk Antlaşması ile I. Dünya Savaşı’ndan çekilince Kafkas Cephesi kapandı. Osmanlı Devleti, Brest Litovsk Antlaşması’yla Rusya’nın I. Dünya Savaşı sırasında işgal ettiği yerlerin yanı sıra 1878 Berlin Antlaşması ile kaybettiği ve Elviye-i selase (üç vilayet) olarak adlandırılan Kars, Ardahan ve Batum’u da referandum ile geri almıştır. Asılsız Ermeni İddiaları Osmanlı Devleti’nden önce Bizans İmparatorluğu’na bağlı olarak yaşayan Ermeniler o dönemde idari, sosyal ve ekonomik alanda baskı altındaydı. Bizans İmparatorluğu, Fener Rum Patriği’ne bağladığı Ermeni Patrikhanesine uyguladığı asimilasyon politikasıyla Ermeni kimliğini yok etmeye çalışmıştır. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethedip Bizans İmparatorluğu’na son verdikten sonra Ermeni Patrikhanesini İstanbul’a getirerek Fener Rum Patrikhanesiyle eşit konuma yükseltti. Osmanlı Devleti’nde her alanda önemli görevlere getirilen Ermeniler, 19. yüzyıla kadar devlete bağlı kaldılar. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrası imzalanan 1878 Berlin Antlaşması’n- da yer alan “Osmanlı, Ermeniler lehine ıslahat yapacak.” maddesiyle Osmanlı Devleti’nde asılsız Ermeni iddiaları başladı. Rusya başta olmak üzere Avrupa devletlerinin desteğiyle Hınçak ve Taşnak Sütyun cemiyetlerini oluşturan Ermeniler, Büyük Ermenistan Devleti’ni kurmak amacıyla mücadeleye yöneldiler. İtilaf Devletleri, I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ülkesinde yaşayan Ermenilere bağımsızlık sözü vererek onları Osmanlı Devleti’ne karşı isyana teşvik etti. Avrupa devletlerinden silah ve para desteği alan Ermeniler 1915 yılında Maraş’a bağlı Zeytun’da (günümüzde Süleymanlı) isyan ettiler. Bölgedeki silahsız, sivil Türk halkını katleden Ermeniler, Osmanlı ordusuna arkadan saldırdılar. Ermeni isyanı kısa sürede Van bölgesine yayıldı. Bu bölgede Bağımsız Ermeni Hükümeti kuruldu. Osmanlı Devleti, Ermeni isyanını önlemek için ilk olarak 24 Nisan 1915’te Ermeni komitelerinin kapatılması, belgelerine el konulması ve komite liderlerinin tutuklanması ile ilgili bir genelge yayımlayarak isyanın çıkmasında rol oynayan Ermeni ileri gelenleri tutuklandı. Ermeniler 24 Nisan 1915’te yayımlanan bu genelgeyi asılsız soykırım iddialarına dayanak olarak göstermektedirler. İsyanların artarak devam etmesi üzerine 27 Mayıs 1915’te “Sevk ve İskân (Zorunlu Yer Değiştirme) Kanunu”nu yayımlayan Osmanlı Devleti, Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan Ermenilerin yine Osmanlı toprağı olan Suriye’ye ve Lübnan’a gönderilmesine karar verdi. Kanunun uygulanma sırasında yaşanabilecek olumsuzlukları önlemek için azami gayret gösteren Osmanlı Devleti, göç sırasında oluşabilecek eşkıya saldırılarına karşı güvenlik önlemleri almaya büyük önem verdi. Alınan tüm tedbirlere rağmen savaş sürecinde yaşanan askerî ve ekonomik sorunlara bölgenin sert doğa koşulları, salgın hastalıklar ile bazı aşiretlerin ve eşkıyaların saldırıları eklenince göç sırasında Ermeni vatandaşlarımızdan bazıları hayatını kaybetti. Osmanlı ülkesinde yaşayan tüm Ermenilerin nüfusu yaklaşık olarak 1.250.000 kadar olup zorunlu göçe tabi tutulan Ermeni sayısı 438.000 civarıdır. Osmanlı kaynaklarına göre Suriye ve Lübnan bölgelerine yerleştirilen Ermeni sayısı ise 380.000’in üzerindedir. Tüm bu rakamlar çerçevesinde salgın hastalıklar, eşkıya saldırıları nedeniyle ölenler ile kaçmayı başaran Ermenilerin toplam sayısı 50.000 civarında iken Ermenilerin günümüzde 1.500.000 Ermeni’nin soykırıma uğradığını iddia etmeleri hiçbir bilimsel kanıta dayanmamaktadır. Osmanlı Devleti 31 Aralık 1918 tarihinde yayımladığı Geri Dönüş Kararnamesi ile zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan Ermenilerden isteyenlerin geri dönmesine izin vererek el konulan mal ve mülklerini iade etmiştir. Bu düzenleme, Osmanlı Hükûmeti’nin Ermenilere karşı bir ön yargısının ya da olumsuz bakışının olmadığının göstergesi olup geri dönme hakkı verilen Ermenilerin Doğu Anadolu’ya dönmeyi tercih etmeleri de sözde Ermeni soykırım iddialarının geçersizliğinin en önemli kanıtlarından biridir.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

12. Sınıf SDR İpekyolu Yayınları İnkılap Tarihi Ders Kitabı Sayfa 24 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.