“12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 230 SDR İpekyolu Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 230

1947 yılında IMF’ye üye olan Türkiye’de, 1954 yılından itibaren ekonomide baş gösteren dış ticaret açıklan ve döviz darboğazı 1958 İstikrar Programı’yla sonuçlanmıştır. IMF ile olan bu ilişki, 1970, 1978 ve 1979 İstikrar Programlarıyla devam etmiştir. 1970’li yılların sonlarına doğru yurtiçinde yaşanan siyasal istikrarsızlıklar ve dış şokların etkisiyle siyasal ve ekonomik bunalım sürecine girilmiştir. Bu süreçte ekonominin her alanında yaşanan darboğazlar, ekonomik bunalımın boyutlarını ve toplumsal yapıyı derinden etkilemiştir. 1980’e gelindiğinde Türk siyasi ve ekonomik hayatında radikal değişimleri beraberinde getiren ve Türkiye ekonomisinin küresel sermayeye eklemlenmesinde önemli bir aşama olan 24 Ocak istikrar Kararları alınmıştır. IMF’nin yanı sıra Dünya Bankası ve OECD’den kredi ve yardım desteği de alan bu programın ihracata yönelik sanayileşme stratejisi ile yapısal değişimi öngören uzun vadeli hedefine ulaşmaması 1990’lı yıllarda yeni bir istikrar programını gündeme getirmiştir. 24 Ocak Kararlarından sonra 5 Nisan Kararları olarak bilinen 5 Nisan 1994 İstikrar Önlemleri ve daha sonra, Aralık 1999 İstikrar Tedbirleri, Ocak 2000 Enflasyonu Düşürme Programı ve 21 Şubat 2001 Krizi’nden sonra Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı, Türkiye’de 1980 sonrası IMF destekli politikalar kapsamında yer almıştır. IMF ve DB eksenli ekonomi politikalarının uygulandığı süreçlerde de ülkede ekonomik krizlerin yaşanması IMF ve DB merkezli ekonomi politikalarının sorgulanma sürecini hızlandırmıştır. 1960 Askerî Darbesi sonrası ekonomi alanında görülen iki önemli değişiklikten birincisi, planlı ekonomi sürecine girilmesidir. 1961 Anayasası ile DPT (Devlet Planlama Teşkilatı) (Görsel 7.24) kurulmuş; Beş Yıllık Kalkınma Planları hazırlanarak bu çerçevede ekonomik yatırımlar, devlet ve özel sektör tarafından belirli bir plan çerçevesinde yapılmıştır. Devlet tarafından yapılacak yatırımlarda planlar bağlayıcı iken özel sektör açısından tavsiye niteliğindedir. Bu dönemde başlatılan Güneydoğu Anadolu Projesi devlet tarafından başlatılan yatırım projelerine güzel bir örnektir. Cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı ve maliyetli projesi olup, bugüne kadar hazırlanan bölgesel kalkınma plan ve programlan arasında en etkin olarak uygulananıdır. GAP, entegre bölgesel kalkınma yaklaşımı ve sürdürülebilir insani gelişme felsefesi ile uluslararası literatüre geçen ve marka değeri olan bir projedir. Proje alanı Fırat-Dicle Havzası ile yukarı Mezopotamya ovalarında yer alan 9 ili (Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak) kapsamaktadır. GAP kapsamındaki illerin alan ve nüfus büyüklüğü, Türkiye’nin ortalama % 10,8’ i civarındadır. GAP’ın temel hedefleri; Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin sahip olduğu kaynakları değerlendirerek, yöre halkının gelir düzeyini ve yaşam kalitesini yükseltmek, bu Bölge ile diğer bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını gidermek, kırsal alandaki verimliliği ve istihdam olanaklarını artırarak ulusal düzeyde ekonomik gelişme ve sosyal istikrar hedeflerine katkıda bulunmaktır.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

12. Sınıf SDR İpekyolu Yayınları İnkılap Tarihi Ders Kitabı Sayfa 230 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.