12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 224
“12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 224 SDR İpekyolu Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 224
Türk-Yunan ilişkileri 1930 yılında mübadele sorununun çözülmesiyle beraber olumlu bir çizgiye girmişti. Ancak Kıbns sorununun başlaması sonrasında Yunanistan 1963 yılından itibaren Lozan ve Paris Antlaşmalarına aykırı olarak Ege adalarını silahlandırmaya başladı. Öte yandan Lozan’da 3 mil olarak belirlenen kara sularını da 12 mile çıkarmaya çalışan Yunanistan’ın politikalarını kabul etmeyen Türkiye, Yunanistan’a verdiği notalarla bu oldubittiye izin vermeyeceğini ilan etti. Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Türkiye’ye engel olmadıkları gerekçesiyle NATO’dan ayrılan Yunanistan, 1980 yılında Türkiye’nin olur vermesiyle tekrar NATO’ya döndü. Bundan sonra Ege Denizi’nde düzenlenen NATO tatbikatlarında Yunanistan, bu adaları kullanarak adaların silahlandırılmasını yasal hâle getirmek istedi. Türkiye gerek NATO gerekse Yunanistan nezdinde yaptığı itirazlarla bu durumu kabul etmediğini açıkladı. Günümüzde Yunanistan antlaşmalara aykırı olarak Ege adalarını silahlandırma çalışmalarına devam etmeyi istemekte, Türkiye de bu konudaki tutumunu taviz vermeden sürdürmektedir. c. Batı Trakya Türkleri Sorunu Lozan Antlaşması ile Batı Trakya’da yaşayan Türklerin kimliklerini korumaları yasal güvence altına alınmış, daha sonra iki ülke arasında yapılan antlaşmalarda bu güvence pekiştirilmiştir. Buna rağmen Yunanistan’ın Batı Trakya’da azınlık sorunu olmadığını iddia etmesi, bölgedeki Türklere karşı asimilasyon politikası uygulaması üzerine bölge Türkleri, büyük bir baskı altında yaşamaya başlamıştır. Batı Trakya Türklerinin yasal güvence altına alınan Türk kimliklerini koruma hakları göz ardı edilmiştir. Batı Trakya’da Türk okullarının kapatılması, ibadethane sayılarının azaltılması, Türkçe eğitim haklarının engellenmesi vb. nedenlerle yaşanan sorunlar günümüzde de devam etmektedir. Batı Trakya Türk liderlerinden Dr. Sadık Ahmet ve İbrahim Şerif’in yargılandıkları duruşmadan iki gün sonra, 29 Ocak 1990 tarihinde Gümülcine’de yaşanan olaylar daha sonra tüm Batı Trakya’ya yayılmıştır. Türkiye ve Yunanistan’ın taraf olduğu anlaşmalar uyarınca Batı Trakya’daki Türk nüfus ile İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada’daki Rum Ortodoks nüfus, iki ülke arasındaki zorunlu mübadelenin dışında bırakılmıştır. Bu çerçevede, halihazırda Batı Trakya’da sayıları 150.000 civarında Müslüman Türk Azınlık bulunmaktadır. 1923 Lozan Barış Antlaşması’yla Batı Trakya Türk toplumuna “azınlık” statüsü tanınmıştır. Lozan Antlaşması’nın 37. ila 44. maddeleri, Türkiye’deki Müslüman olmayan Azınlıkların haklarına ilişkin düzenlemeleri içermekte; 45. maddesi ise, Türkiye’nin Müslüman olmayan Azınlıklara tanıdığı bu hakların Yunanistan tarafından da, topraklarında bulunan Müslüman Azınlığa tanındığını belirtmektedir. Yunanistan’daki Türk varlığı Batı Trakya’yla sınırlı olmayıp, Rodos ve İstanköy ağırlıklı olmak üzere Oni- kiadalar’da yaşayan ve sayıları 6.000 civarında olan bir Türk nüfus da bulunmaktadır. Ancak, Yunanistan 1923 yılında Lozan Barış Antlaşması imzalandığında Onikiadalar’ın İtalyan yönetimi altında bulunduğu gerekçesiyle söz konusu soydaşlarımıza azınlık statüsü tanımamaktadır. (...) Batı Trakya coğrafi olarak Rodop, İskeçe (Xanthi) ve Meriç (Evros) illerini kapsamaktadır. Türk-Yunan ilişkilerinin seyrine paralel olarak Yunanistan yönetiminin Batı Trakya Türk Azınlığı (BTTA) mensuplarının “vatandaşlık haklarını” kullanmaları bakımından son yıllarda olumlu değişiklikler olmuşsa da, “azınlık hakları” konusunda herhangi bir iyileşmeden söz edilmesi mümkün değildir. Aksine, özellikle eğitim ve dini özgürlükler alanlarında geriye giden uygulamalar hayata geçirilmektedir. Azınlığa yönelik baskı politikaları neticesinde, 1920’li yıllarda Batı Trakya nüfusunun % 65’ini oluşturan BTTA’nın bölgedeki nüfus oranı % 30’lara gerilemiştir. Keza, Batı Trakya Türklerinin 1923’te % 84 civarında olan bölgedeki toprak sahipliği, % 25 düzeyine kadar inmiştir.- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
12. Sınıf SDR İpekyolu Yayınları İnkılap Tarihi Ders Kitabı Sayfa 224 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok