“12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 142 SDR İpekyolu Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 142

2 Ağustos 1926’da Fransız bandıralı Lotus adlı geminin Ege Denizi açıklarında Türk bandıralı Bozkurt adlı gemiye çarpması sonucu, Bozkurt gemisinin batması ve 8 Türk vatandaşının hayatını kaybetmesi üzerine Türkiye Cumhuriyeti, Fransız gemisinin kaptanını yargılayıp tutukladı. Fransa, olayın uluslararası sularda gerçekleştiğini gerekçe gösterip Türkiye’nin müdahalesinin yasalara aykırı olduğu iddiasıyla itiraz edince konu, La Haye’de (Lahey) bulunan Uluslararası Daimi Adalet Divanına götürüldü. Uluslararası Daimi Adalet Divanının, 7 Eylül 1927’de Türkiye’yi haklı bulması, Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası hukuk alanındaki ilk büyük başarısı kabul edilir. Mustafa Kemal Paşa, dönemin adalet bakanı Mahmut Esat’a, Bozkurt-Lotus Olayı’nın çözülmesindeki başarısından dolayı “Bozkurt’ soyadını verdi. Osmanlı Devleti Dönemi’nde verilen ticari imtiyaz ile Adana-Mersin demir yolu Fransız bir şirket tarafından işletiliyordu. Türkiye Cumhuriyeti ekonomik bağımsızlık anlayışıyla Adana-Mersin demir yolunu millileştirme kararı aldı. Fransa’nın tüm itirazlarına rağmen 1929 yılında demir yolu millileştirerek sorun çözüldü. Türkiye-Fransa ilişkileri İtalya ve Almanya’nın Avrupa’da yayılmacı politikaya yönelmesi sonrası olumlu bir sürece girdi. Bu dönemde İngiltere gibi Türkiye ile iyi ilişkiler kurmaya çalışan Fransa Türkiye’nin isteği üzerine düzenlenen 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nde Türkiye’yi destekledi. Türkiye-Fransa ilişkileri Fransa’nın 1936’da mandater devlet olduğu Suriye’ye bağımsızlık vereceğini ilan etmesi ile başlayan Hatay’ın statüsünün belirlenmesi sürecinde tekrar gerginleşse de sorun 1939’da Hatay’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne katılmasıyla çözüldü. 1923-1938 Arası Türkiye-SSCB İlişkileri SSCB, Millî Mücadele Dönemi’nde 16 Mart 1921’de imzaladığı Moskova Antlaşması ile TBMM’yi resmen tanıyarak Misak-ı Millî’yi kabul ettiğini, kapitülasyonları kaldırdığını ilan ederek Millî Mücadele Hareketi’ne destek vermişti. Lozan Barış Görüşmelerinde Boğazlar konusunun görüşülmesi aşamasında Türkiye’nin talebiyle konferansa katılan SSCB, Boğazlar konusunda Türkiye’nin tezini destekleyerek Türkiye’nin yanında yer almıştı. Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanması sonrasında da iki devlet arasında olumlu şekilde devam eden ilişkiler Musul sorununun ön plana çıktığı dönemde 17 Aralık 1925’te imzalanan Türkiye-SSCB Dostluk ve Tarafsızlık (Saldırmazlık) Antlaşması ile yeni bir sürece girdi. Türkiye Cumhuriyeti, 1934-1938 yılları arasında uygulanan I. Beş Yıllık Sanayi Planı Dönemi’nde SSCB’den teknik ve mali destek aldı. Avrupa’da İtalya ve Almanya’nın yayılmacı politikaya yönelmesi ile Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak isteyen İngiltere’nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi görüşmelerinde Türkiye’yi desteklemesi ve İngiltere Kralı Edward’ın Türkiye’yi ziyaret etmesi ile başlayan Türkiye-İngiltere yakınlaşması nedeniyle Türkiye-SSCB ilişkilerin yavaşlama sürecine girdi. Milletler Cemiyetine Giriş (18 Temmuz 1932) Türkiye Cumhuriyeti, I. Dünya Savaşı sonrası, dünya barışını sağlamak amacıyla kurulan Milletler Cemiyetine girmeye iki nedenle sıcak bakmamıştır: Birincisi, cemiyetin kuruluş sürecinde sadece galip devletleri üye olarak kabul etmesi nedeniyle alınan kararlarda İngiltere ve Fransa’nın çıkarlarının korunduğu eleştirisi; ikincisi ise Musul sorununda Milletler Cemiyetinin Türkiye’nin bölgede halk oylaması yapılması teklifini göz ardı ederek Musul’u İngiltere’ye ait Irak Krallığı’na bırakmasına duyulan tepkidir. İtalya’nın yayılmacı bir politikaya yönelmesi, Milletler Cemiyeti ile Türkiye Cumhuriyeti’nin birbirlerine yaklaşımlarının köklü şekilde değişmesine sebep oldu. Milletler Cemiyetine üye olabilmek için üye olmak isteyen devletin adaylık başvurusunda bulunması ve başvurunun cemiyet üyelerinin üçte ikisi tarafından kabul edilmesi gerekirdi. Türkiye Cumhuriyeti’nin Milletler Ce- miyeti’ne üye olması konusu gündeme geldiğinde Atatürk’ün “Başvurmayı düşünmüyoruz fakat davet ederlerse katılırız.” sözü üzerine cemiyet üye olabilmek için başvuruda bulunma zorunluluğunu tarihinde ilk kez uygulamayarak Türkiye’ye üye olması konusunda davette bulunma kararı aldı. Yunanistan ve İspanya başta olmak üzere üye 43 devletin oy birliği ile yaptığı teklifi kabul eden Türkiye Cumhuriyeti 18 Temmuz 1932’de Milletler Cemiyetine üye oldu.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

12. Sınıf SDR İpekyolu Yayınları İnkılap Tarihi Ders Kitabı Sayfa 142 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.