12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 139
“12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 139 SDR İpekyolu Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 139
Trakya Türklerini Anadolu’ya göndermeye kalkınca ilişkiler gerildi. Milletler Cemiyetine götürülen konuda uzlaşma sağlanamayınca Yunanistan, Türk hükûmetini zor duruma sokmak amacıyla Batı Trakya’da yaşayan Türklerin mallarına el koydu. Türk hükümeti de İstanbul’da yaşayan Rumların mallarına el koyunca iki taraf arasındaki ilişkiler gerginleşti. Avrupa devletlerinin ara buluculuk çalışmaları sonucunda, 1 Aralık 1926’da Türkiye ile Yunanistan arasında Atina Antlaşması imzalandı. 1926 Atina Antlaşması’nın uygulanması sürecinde Yunanistan, İstanbul’da yaşayan Rumların yerleşik sayılması konusundaki ısrarını sürdürünce ilişkiler yeniden gerildi. 1928’te Yunanistan Başbakanı olan Venizelos dış politikada radikal bir değişikliğe giderek Türkiye ile iyi ilişkiler kurmaya çalıştı. İki devlet arasında yapılan görüşmeler sonunda 10 Haziran 1930’da imzalanan Ankara Sözleşmesi ile mübadele sorunu kesin olarak çözüldü. İki devlet arasındaki ilişkiler Venizelos’un 29 Ekim 1930 Cumhuriyet Bayramı törenlerine katılmak için geldiği Türkiye ziyareti sırasında 30 Ekim 1930’da imzalanan Türk-Yunan Dostluk, Tarafsızlık, Uzlaştırma ve Hakemlik Antlaşması ile Başbakan İsmet İnönü’nün 1931’de Yunanistan’ı ziyaret etmesi sonrasında olumlu bir döneme girdi. İspanya ile birlikte 1932 yılında Türkiye’nin Milletler Cemiyetine girişinde önemli rol oynayan Yunanistan, Başbakanı Venizelos aracılığıyla 1934’te Atatürk’ü Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterdi. Bu dönemde İtalya ve Almanya’nın Balkanlar üzerine yayılmacı bir politikaya yönelmeleri üzerine Türkiye’nin ve Yunanistan’ın girişimleriyle 1934’te Balkan Antantı imzalandı. 1923-1938 Arası Türkiye-İngiltere İlişkileri ve Musul Sorunu Türkiye İngiltere’nin Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası antlaşmanın 7. maddesine dayandığını iddia ederek ateşkes hükümlerine aykırı bir şekilde işgal ettiği Musul’u geri alabilmek için Lozan Barış Görüşmelerinde büyük bir gayret gösterdiyse de sorun görüşmelerde çözülemedi. Lozan Barış Antlaşması’nda iki taraf da görüşlerinden taviz vermeyince antlaşmanın imzalanma sürecini sekteye uğratmamak için bir yol haritası çizildi. Buna göre Türkiye ile İngiltere arasında 9 ay sürecek ikili görüşmeler yapılması ve uzlaşma olmazsa konunun Milletler Cemiyetine götürülmesi konusunda anlaşıldı. Türkiye ile İngiltere arasında Haliç Konferansı adı altında 19 Mayıs 1924’te başlayan ikili görüşmelerde Ali Fethi Okyar başkanlığındaki Türk heyeti Musul’un Misak-ı Millî sınırları içinde olduğunu ve İngiltere tarafından ateşkes hükümlerine aykırı şekilde işgal edildiğini savundu. İngiltere’nin bu görüşü reddedip konferans gündemine nüfus çoğunluğu Nasturi olduğu gerekçesiyle Hakkâri konusunu dâhil etmek istemesi üzerine konferans 5 Haziran 1924’te karar alamadan sona erdi. İngiltere’nin 6 Ağustos 1924’te konuyu Milletler Cemiyeti’ne taşıdı. 20 Eylül 1924’te başlayan görüşmelerde Türkiye bölgenin kaderinin halk oylaması (plebisit) yoluyla bölge halkı tarafından verilmesini teklif etse de İngiltere bölge halkının eğitim seviyesinin düşük olması nedeniyle bu konuda karar alamayacağını gerekçe göstererek bu teklifi kabul etmedi. Musul Sorununda Türkiye ve İngiltere’nin Tezleri Türkiye’nin Musul’un kendisine ait olduğuna dair tezleri; • Musul’un İngiltere tarafından Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası ateşkes hükümlerine aykırı olarak işgal edilmesi, • Musul’un Misak-ı Millî sınırları içinde yer alması • Coğrafi olarak Güneydoğu Anadolu’nun devamında yer alan Musul’un nüfus çoğunluğunun Türk olması • 11. yüzyıldan itibaren Türk hâkimiyetine giren Musul’da sırasıyla Selçuklu, Zengiler, Erbil Atabeyliği, Akkoyunlu, Karakoyunlu, Safevi ve Osmanlı devletlerinin egemenlik kurması İngiltere’nin Musul’un kendisine ait olduğuna dair tezleri; • Musul’un Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 7. maddesine göre işgal edilmesi • Lozan Görüşmelerinin yapıldığı süreçte TBMM’de Musul mebuslarının bulunmamasına rağmen Bağdat’ta kurulan mecliste Musul mebuslarının bulunması nedeniyle bölgenin Misak-ı Millî sınırları içinde olmadığının savunulması • Hakkari’de nüfus çoğunluğunun Nasturi olması nedeniyle bölgenin Irak’a verilmesi gerektiği- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
12. Sınıf SDR İpekyolu Yayınları İnkılap Tarihi Ders Kitabı Sayfa 139 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok