“12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 117 SDR İpekyolu Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 117

Soyadı Kanunu ile her vatandaşın iki yıl içinde “toplumsal ahlaka aykırı iğrenç, gülünç olmamak şartıyla ırk ve millet adları hariç” bir soyadı alması zorunlu hâle getirildi. Mustafa Kemal Paşa’nın soyadını bizzat verdiği kişiler arasında Mehmet Nuri Conker, İsmet İnönü, Hamdullah Suphi Tanrıöver sayılabilir. TBMM, İsmet İnönü’nün yasa teklifiyle 24 Kasım 1934’te Mustafa Kemal Paşa’ya Atatürk soyadını verdi (Görsel 3.21). Atatürk soyadının sadece Mustafa Kemal Paşa tarafından kullanılabileceği bu yasada belirtildi. Mustafa Kemal Paşa’nın kız kardeşi Makbule Hanım, Atadan soyadını aldı. Soyadı Kanunu ile kişiye özgü işlerde kolaylık sağlanarak toplumsal yaşamda ve resmî işlemlerde oluşan karışıklıklar engellendi. Ayrıca kişileri küçük düşüren, imtiyaz ve sınıf farklılığı oluşturan durumlar halkçılık ilkesi doğrultusunda önlendi. Soyadı Kanunu sonrasında yayımlanan 26 Kasım 1934 tarihli Kanun’la “ağa, hacı, hafız, molla, efendi, bey, beyefendi, paşa, hanım, hanımefendi, hazretleri vb.” ünvanların kullanılmasının yasaklanması halkçılık ve laiklik ilkeleriyle ilişkilidir. Türk Kadınına Siyasi, Sosyal ve Eğitim Alanında Tanınan Haklar İlk Türk devletlerinden itibaren Türkler kadına büyük değer vermişlerdir. Kağan adı verilen hükümdarın eşi olan katun (hatun) devlet yönetiminde kağana yardımcı olur, devlet işlerinin görüşüldüğü kurultay denilen meclise katılırdı. İskitlerde Tomris Hatun örneğinde görüldüğü gibi kadın hükümdarlara da rastlanmıştır. Ordu devlet anlayışı benimsenen Türk toplumunda kadınlar gerekirse erkeklerle birlikte savaşa katılırlardı. Kadın-erkek eşitliğinin kabul edildiği Türk toplumunda kadınlarımız sosyal ve ekonomik alanlarda da etkili olmuşlardır. Oguş denilen aile kavramının “og (anne)” kelimesinden türemesi bunun en güzel örneklerinden biridir. 1923 yılında İzmir’de yaptığı konuşmada “...şuna inanmak lazımdır ki dünya yüzünde gördüğünüz her şey kadının eseridir.” diyen Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurduktan sonra öncelikle kadın-erkek eşitliğini toplumun her alanında yeniden sağlamaya çalıştı. Atatürk Dönemi’nde Türk kadınına siyasi, sosyal ve eğitim alanında tanınan haklar cumhuriyetçilik, halkçılık ve inkılapçılık ilkeleri doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Atatürk, 1925’te Kastamonu’da yaptığı konuşmada şöyle der: “Toplumu kalkındırmak istiyorsak izlememiz gereken daha emin ve daha etkili bir yol vardır, o da Türk kadınını çalışmalarımıza ortak etmek, hayatımızı onunla birlikte yürütmek, kadını bilimsel, toplumsal ve ekonomik hayatta erkeğin ortağı, arkadaşı, yardımcısı ve koruyucusu yapmakla olur.” Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş uygarlık seviyesine ulaşabilmesi için eğitime büyük önem verilmesi gerektiğini düşünen Atatürk, eğitimde kadın-erkek eşitliğini sağlamak amacıyla 1925 yılında karma eğitimi başlattı. Atatürk; halka örnek olmak, zeki Türk çocuklarının eğitilmesini sağlamak amacıyla İhsan, Ömer, Afife, Abdur- rahim, Zehra, Sabiha, Afet, Rukiye, Nebile, Ülkü ve Sığırtmaç Mustafa adlı çocukları manevi evlat edinmiş; bu çocukların eğitim masraflarını üstlenmiştir. Atatürk’ün evlat edindiği on bir çocuktan yedisinin kız çocuğu olması tesadüf değildir. Atatürk, kız çocuklarının alacakları eğitimle siyasi, ekonomik ve sosyal alanda yer edinmelerini; çağdaşlaşma yolunda ülkemize katkıda bulunmalarını istiyordu. Sabiha Gökçen dünyanın ilk kadın savaş pilotu, Afet İnan Türkiye’nin ilk kadın tarih profesörü olması, Atatürk’ün Türk kadınını görmek istediği konumun güzel bir yansımasıdır. Atatürk, evlat edindiği kız çocuklarını çağdaş bir eğitimden geçirerek Türk kadınına örnek olarak göstermek istemişti.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

12. Sınıf SDR İpekyolu Yayınları İnkılap Tarihi Ders Kitabı Sayfa 117 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.