“12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 107 SDR İpekyolu Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

12. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 107

hem hukuk birliğini sağlamak hem de Batı da yaşanan gelişmelere ayak uydurmak amacıyla hukuk alanında ıslahatlar yapmayı gerekli görmüştür. Bu amaçla Tanzimat Dönemi padişahlarından Abdülmecit zamanında yayımlanan 1839 Tanzimat Fermanı ile hukukun üstünlüğü ilkesi benimsendi (Görsel 3.10). II. Abdülhamit Dönemi’nde yayımlanan Kanun-ı Esasi ile beraber meşrutiyet yönetimine geçen Osmanlı Devleti’nde bütün yetkilerin padişahta toplanması, kurulan meclisin sembolik konumda kalması nedeniyle istenilen başarı sağlanamadı (Görsel 3. 11). Türk devletlerinde kurulduğu andan itibaren belli bir hukuk anlayışı her zaman görülmüş, devlet, bu hukuk anlayışı doğrultusunda, adaletin sağlanmasında en önemli güç olmuştur. İslamiyet’ten önceki Türk devletlerinde yazısız hukuk kuralları olarak bilinen töreler, yani örf-i hukuk etkili olmuş, İslamiyet’ten sonra ise, örf-i hukukun yanında şer-i hukuk da yer almıştır. Bu iki hukuk anlayışı her zaman birbirinin tamamlayıcısı olmuştur. Osmanlı Devleti’nden itibaren, adaletin sağlanmasında kanunnameler etkili olmuş. Bazı padişahlar kendi adına çıkartmış olduğu kanunnamelerle, adaletin en önemli teminatı olmuşlardır. Tanzimat döneminden itibaren ilk defa batı hukuku Osmanlıya girmiş, çıkartılan nizamnamelerle Avrupa’daki adalet sistemi Osmanlıda etkili olmaya başlamıştır. Bu nizamnameler, Osmanlı devletinin birçok kurumunu düzenlediği gibi, devletin anayasal sürece geçişini hızlandırmış, meşrutiyetin ilanıyla birlikte bu anayasal süreç, Osmanlı hukuk anlayışını daha modern bir hale getirmiştir. (...) Tanzimat Dönemi’nde başlayan bu Nizamname hareketi, sonraki dönemde yani, meşrutiyetle Osmanlı devletinin anayasal bir devlete dönüşmesini sağlamış bu dönüşüm ise Cumhuriyet Dönemi’nde laik, çağdaş ve daha modern bir hukuk devletine zemin hazırlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti, temel hedef olarak belirlediği çağdaşlaşma yolunda ilerlemek için hukuk alanında yapılacak düzenlemelere büyük önem vermiştir. Öncelikle Osmanlı Devleti’nde hukuk alanında yaşanan ikiliklere son verebilmek amacıyla toplumun tüm kesimlerine uygulanabilecek çağdaş bir hukuk sistemi oluşturulmaya çalışılmıştır. Cumhuriyetin ilanı ile başlayan hukuk alanındaki inkılaplar günümüze kadar aralıksız şekilde devam etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nde hukuk alanında yapılan inkılapların temelinde, hukukun akla ve bilime dayandırılması kuralı yer almıştır. Bu dönemde çağdaş ülkelerde kullanılan hukuksal düzenlemeler, Türk toplumuna uygun hâle getirilerek uygulamaya konulmuştur. TBMM, öncelikle millî egemenlik ilkesini gerçekleştirmek amacıyla 1921 Anayasası’nı yayımlamıştır. Millî Mücadele’nin sırasında yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin kullanılması konusunda gelen eleştiriler üzerine Mustafa Kemal Paşa’nın isteğiyle Teşkilat-ı Esasiye Kanunu adıyla 1921 Anayasası’nın yayımlanması, TBMM’nin demokrasiye verdiği önemin göstergesidir. Millî Mücadele’nin sona ermesi üzerine devlet yönetimi, toplumsal düzenin belirlenmesi, temel hak ve hürriyetler gibi konularda daha kapsamlı bir anayasaya ihtiyaç duyulması nedeniyle 1924 Anayasası yayımlanmıştır. 1924 Anayasası ile yasama, yürütme organlarının kuruluş, işleyiş ve denetlenme yolları düzenlenmiş; temel hak ve hürriyetler ayrıntılı bir şekilde ifade edilmiştir.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

12. Sınıf SDR İpekyolu Yayınları İnkılap Tarihi Ders Kitabı Sayfa 107 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.