“11. Sınıf Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 77 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 77

Soru: Kaynakları, görseli ve metinleri inceleyerek 79. sayfadaki soruları cevaplayınız.

OsmanlI Devleti hukukta modernleşme çabaları içinde, medeni kanununu (Mecelle-i Ahkam-ı Adliyye ismi ile) 1869-1876 yılları arasında hazırlayarak yürürlüğe sokmuştur. Söz konusu yasa, kitaplardan oluşmaktadır ve her kitap hazırlandıkça padişahın iradesinin alınmasının ardından yürürlüğe girmiştir. (...) Devletin hukuk alanında kısmi resepsiyon hareketini başlattığı bu dönemde, Medeni hukuk sahasında resepsiyona gidilmeyerek, OsmanlI Devleti’nin ilk Medeni Kanunu olarak ifade edilen söz konusu yasa, hazırlanarak yürürlüğe sokulmuştur. Yürürlüğe girdiği dönemde, Osmanlı toplumunda neden bir medeni kanuna ihtiyaç duyulduğu, Mecelle-i Ahkam-ı Adliyye’nin [Görsel 1.21] gerekçesinde kendisini göstermektedir. Temel sebeplerden biri, yeni kurulan yargı organlarında, uyuşmazlığın çözümünde yararlanılacak fıkıh normunu, önündeki uyuşmazlığa uygulayacak nitelikte ve sayıda hâkim bulunmamasıdır. Medeni kanuna duyulan ihtiyacın ortaya çıkmasında rol oynayan bir diğer sebep ise şeriye mahkemelerinde Müslüman Osmanlı tebaasına karşı, Müslüman olmayan Osmanlı tebaasının (zimminin), zimmiye karşı da yabancı devlet vatandaşının (müstemenin) tanıklığının kabul edilmemesidir. Oysa yabancılarla yapılan ticaret artmıştı; ticaret heyetleri (mahkemeleri) çıkan uyuşmazlıkları çözmekte yetersiz kalırken zimmîler ve yabancılar şeriye mahkemelerine gitmek istememekteydiler.”

ilk Osmanlı Anayasası 1876 (1293) Kanun-ı Esâsîsi, Osmanlı imparatorluğu’nun içerisinde bulunduğu durumdan ancak meşruti bir yönetime geçilerek kurtarılabileceği inancına sahip Yeni (Genç) OsmanlIlar olarak bilinen Batı eğitimi almış Osmanlı aydınlarının çabalarıyla gündeme gelmiştir. Kanun-ı Esâsî’de aynı zamanda hükümdarın iradesiyle kayıtlı da olsa bir parlamento öngörülmüştür. Bu bağlamda, Kanun-ı Esâsî, hukukî anlamda hükümdarın tek taraflı tasarrufundan kaynaklanan bir metin olmakla birlikte, uzun soluklu Osmanlı yönetim geleneği olan monarşiden meşruti monarşiye evrilme noktasında önemli bir kilometre taşıdır. (...) II. Abdülhamit’in iradesi ile Cemiyet-i Mahsûsa adıyla Server Paşa’nın başkanlığında askerler, bürokratlar ve ulemadan müteşekkil yirmi sekiz üyeli bir kurul oluşturuldu. Bu süreçte önceki taslakların yanı sıra Belçika, Polonya ve Prusya anayasalarından da faydalanıldı. Hazırlanan nihai metin Sadrazamlığa getirilmiş olan Midhat Paşa başkanlığındaki bakanlar kurulunda görüşülerek kabul edildi ve sultanın onayına sunuldu. Nihayet Mithat Paşa’ya hitaben kaleme alınmış 7 Zilhicce 1293 tarihli irade-î seniye ile padişah tarafından tasdik olundu. Böylece Osmanlı İmparatorluğu tarafından Batı’daki modern anayasa hukuku gelişimine katılmanın ilk vesikası olan 1876 (1293) Kanun-ı Esâsîsi yürürlüğe girmiş oldu.”

  • Cevap:

11. Sınıf Meb Yayınları Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi Ders Kitabı Sayfa 77 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.