“11. Sınıf Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 43 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 43

Soru: Metni ve kaynakları inceleyerek soruları cevaplayınız.

Türk devlet geleneği, Türkistan bozkırlarından cihan devletine uzanan tarihsel süreçte meşruiyet kaynağı bağlamında şekillenmiştir. Başlangıçta yönetim, kut anlayışına uygun olarak ilahi bir meşruiyetle idareyi hükümdarın şahsında toplayan monarşik bir yapıdadır. İslamiyet öncesi Türk devletlerindeki monarşik yapı, İslamiyet'in kabulünden sonra büyük bir değişime uğramadan devam etmiştir. Türk devlet geleneğiyle İslami esasların harmanlandığı yönetim anlayışı, kendine has bir model olarak uygulanmıştır. Yönetim yine tek bir kişide toplanmaya devam etmiş, hükümdarlar meşruiyetlerini pekiştirmek için halifelerden menşur almaya ve kendi adlarına hutbe okutup para bastırmaya başlamışlardır. Kuruluşundan itibaren Osmanlı Devleti'nde monarşik yapı korunmuş ama önemli kararlar alınırken beyliğin ileri gelenleri, aşiret reisleri ve gazilerle istişareye önem verilmiştir. XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde ve Türk devlet yönetimi geleneğinde önemli değişimler yaşanmaya başlamıştır. Fatih Sultan Mehmed, güçlü bir merkezî otorite kurma yolunu seçmiş ve Batı'daki gelişmeleri yakından takip ederek devlet idaresinin genel kurallarını somutlaştırmıştır.

Osmanlı Devleti’nde bütün teşkilat, Padişahın mutlak ve ortak olunamaz egemenliğini gerçekleştirmek üzere kurulmuştu. Hükümet, eyaletlerin yönetimi ve ordu doğrudan Padişaha bağlı bir bütün olarak teşkilatlandırılmıştı. Bu bütünün merkezinde Padişah ve saray teşkilatı bulunuyordu. Merkez teşkilatı denildiğinde Padişah, vezir-i azam, saray, Divan-ı Hümayun ve ordu kurumlan akla gelmektedir. Ayrıca OsmanlI devlet yönetiminin temel kurumlarından biri olan kul sistemi ile de merkezî otoritenin imparatorluğun merkezi olan saraydan ülkenin uzak köşelerine kadar gerçekleştirilmesi sağlanıyordu. (...)”

Fatih, devleti yönetirken hem Türk geleneklerinin hem de Rönesans’ın ön plana çıkardığı merkeziyetçilik ilkesini güçlendirmiş, bunu yaparken çağının ilerisinde bir siyasal ufka sahip olduğunu ortaya koymuştur. Osmanlı Devleti’nde Çandarlılar, Mihal Oğulları, Evrenos Oğulları ve Turhan bey Oğulları gibi aileler Padişah’ın otoritesini dahi sarsabilecek güce sahiptiler. Fatih bunun yönetimde sorun yarattığının farkındaydı. Böylece Padişah’ın otoritesini güçlendirmek için merkezi gücü parçalayan ve siyasal otoriteyi dağınık hale getiren bazı yapıları merkeziyetçi bir hale getirerek tek elde topladı. (...)”

  • Cevap:

Soru: 1) Kaynaklardaki bilgiler karşılaştırıldığında Osmanlı Devleti’nde egemenliğin “ortak olunamaz” niteliği nasıl bir dönüşüme uğramıştır? Açıklayınız.

  • Cevap:

Soru: 2) Fatih’in soyluluk yerine kul sistemini ve liyakati tercih etmesinin yönetim anlayışı hakkında hangi ipuçlarını verdiği söylenebilir?

  • Cevap:

11. Sınıf Meb Yayınları Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi Ders Kitabı Sayfa 43 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.