11. Sınıf Türk Kültür ve Medeniyet Ders Tarihi Kitabı Cevapları Sayfa 159
“11. Sınıf Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 159 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 159
Soru: Kaynakları inceleyerek çalışmayı yapınız.
Türk devlet anlayışı ile Türk hükümdarlarının izledikleri ekonomik politikalar arasında sıkı bir bağ bulunmaktadır. Türk devlet anlayışına göre, halkı din, dil, soy ve kültür farkı gözetmeksizin bütünüyle refaha ulaştırmak ve refah içinde yaşatmak, Türk devletlerinin başında bulunan hükümdarların başlıca gayesi olmuştur. Orhun Yazıtlarında Bilge Kağan, ‘ölmek üzere olan milleti dirilttim; aç milleti doyurdum; çıplak milleti elbiseli, fakir milleti zengin, az milleti çok kıldım’ derken bu gayeyi gerçekleştirmiş ilk Türk hükümdarı olarak karşımıza çıkmaktadır. (...) Halkı bütünüyle refaha ulaştırmak ve refah içinde yaşatmak şeklinde olan Türk devlet anlayışı, İslâmî dönemde de değişmemiş, aynen korunmuştur: Karahanlı devrinin ünlü siyaset kitabı Kutadgu Bilig’de, (...) ‘hükümdar, kuldan fakirlik adını kaldıramazsa, o nasıl bir bey olur.’ şeklinde bir ifadeyle görevini yapamayan bir hükümdarın yerini koruyamayacağına işaret edilmektedir. (...) Bunun için o, sadece savaş gücü ile elde ettiklerini değil, aynı zamanda hâzinesini de kendisine bir şey kalmayıncaya kadar dağıtmalıdır. Hatta Kutadgu Bilig’in ifadesiyle onun, ‘altın vere vere eli nasır tutmalıdır.’ Çünkü ‘halkın zenginliği beyin zenginliği demektir.’ Bundan dolayı, hükümdar kendi çıkarını değil, halkın çıkarını ön plana almalıdır. Zira hükümdarın çıkarı, halkın çıkarının içindedir.”
19. yüzyıl sonlarına doğru Osmanlı ekonomisinin ve siyasetinin durumu, Osmanlı düşünürleri arasında, iktisadi liberalizme karşı bir tepkiye yol açmıştır. (...) Duyun-u Umumiye idaresi’nin ‘gelirlere alacaklı olarak el atan bir organ’ olarak imparatorluğun iktisadi kaynakları üzerine ‘fiili bir emperyalist denetim’ kurmuş olması, Millî İktisat düşüncesinin Osmanlı topraklarında taraftar bulmasında etkili olmuştur. (...) Millî iktisat düşüncesi, I. Dünya Savaşı öncesinde, ‘teorik olarak belli bir olgunluğa’ ulaşmış olsa da ancak İT [ittihat ve Terakki] Fırkası’nın iktidara gelmesiyle teoriden uygulamaya geçebilmiştir. (...) Bu bağlamda İT yönetiminin Millî iktisat doğrultusundaki ilk adımları; korumacı bir gümrük politikasını uygulamaya sokmak, 1913 yılında yerli-milli sanayiyi desteklemek amacıyla çıkarılan kanunun kapsamını daha da genişletmek ve 1914 yılında kapitülasyonları tek taraflı olarak kaldırarak, Düyun-u Umumiye’nin faaliyetlerini askıya almak şeklinde olmuştur. Ayrıca yine savaş koşullarından yararlanılarak, demiryolu ve tersaneler gibi bazı alanlarda da millileştirmeler yapılmıştır. (...) Başta Mustafa Kemal olmak üzere Türk siyasal seçkinleri; imparatorluğun çöküşünü ekonomik nedenlere dayandırdıklarından, Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren, ekonomik alanı devletin bekasıyla ilişkilendirmişlerdir. Dolayısıyla Cumhuriyetin kurucuları açısından ‘milli’ bir ekonominin kurulması devletin varlığı açısından hayati önemdedir. (...) İzmir İktisat Kongresi’yle çerçevesi çizilen ve Cumhuriyetin ilk yedi yılı boyunca, milli burjuvazi yaratmak suretiyle uygulanan Millî iktisat düşüncesi, 1930 yılına gelindiğinde devletçilik uygulamasıyla bir dönüşüm geçirmiştir
- Cevap:
Soru: Kaynaklarda verilen bilgileri dikkate alarak geçmişten günümüze Türk toplumlarında ekonomik önceliklerin neler olduğuna dair kısa bir metin yazınız.
- Cevap:
11. Sınıf Meb Yayınları Türk Kültür ve Medeniyet Tarihi Ders Kitabı Sayfa 159 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.