“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 86” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 86

MODERNİST ROMANIN ÖZELLİKLERİ
Yönerge: Aşağıdaki bilgi kutucuklarını ve metni okuyunuz. Bunlardan hareketle soruları cevaplayınız. 1. Modernist romanda yazar, gerçeğin dış dünyada değil, insanın iç dünyasında saklı olduğuna inanır. Bireyin iç dünyasına, ruhuna, bilinçaltına eğilir ve psikolojik olana yönelir. 2. Modernist romanlar nesnelerin, varlıkların, durumların, insanların göründükleri gibi olmadıkları düşüncesine dayanır. 3. Modernist romanlarda şiire özgü söyleyişlerden yararlanılır, çağrışımlara açık sembollerle anlatım tarzı uygulanır. 4. Modernizmi esas alan romanlarda bireyin bunalımları, karmaşık ruh hâli, yabancılaşma ve toplumdan kaçış gibi konular işlenir. 5. Modernist romanlarda iç çözümleme, iç konuşma, bilinç akışı, geriye dönüş gibi anlatım teknikleri kullanılır. 6. Modernist romanlarda somut dünya gerçekliği yerine soyut gerçeklik önem kazanır.
BİR DÜĞÜN GECESİ (...) Kızımız Ayşen’le oğlumuz Ercan’ın -yoksa Ertan mıydı?- Anadolu Kulübü’nde yapılacak olan nikâh ve düğün töreninde sizleri de aralarında görmekten mutluluk duyarlar. Beklenen gün ve saatte buradayım. Şunca yıl sonra Aysel’le birlikteliğimizin temeline ilk ayrılığı koyarak. “İlle gitmek zorunda değilsin sen de.” diyordu Aysel bu sabah. Uzun süre susuldu sonra. Ben de, kafası olduğu gibi önündeki işte, o bitmez tükenmez araştırmaların da sanıyordum yine. “Ama gitmek istiyorsan, iyi ya Ömer, kendi bileceğin şey elbet. Tezel’in yardımına koşmam gerek. Alaylı, vurdumduymaz gülüşüne katılamayacak ya da Tezel’i anlamaya çalışamayacak kadar yorgunum. Bunun da adı, başkalarının an’lık dileklerini an’ında yerine getirmek olmalı. Tezel, koltuk altlarında tutukladığı ellerini tam özgür bırakıyordu, durdu. Bu yeryüzüyle onu uyuma zorlayacak tek kişi kaldıysa ortada, onun da şimdi burda, Ömer olduğunu düşünerek. İyi ki Aysel yok, diyerek eziyor ellerini koltuk altlarında. O elleri titrememeye çağırıyor. Öyleyse sus bakalım Aysel. Çekil. Tezel konuşuyor. “... Gördün mü? Kadın, boynuna dört ayrı kalınlıkta ve hiç kullanılmamış parlaklıkta dört sıra altın zincir takılmadan bir general oğlunun düğününe gidilemezmiş sanıyor!”
  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Meb Yayınları Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 86 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.