11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 85
“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 85” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 85
1. Aşağıdaki metinlerden hangisi modernist bir romandan alınmış olabilir? Gerekçeleriyle yazınız.
EYLEMBİLİM (...) Bir insan -özellikle benim gibi bir insan- ne zaman yazmaya başlar? Daha doğrusu, ne zaman onun için yaşadıkları, hissettikleri, düşündükleri artık ifade etmekten kaçamayacağı bir yoğunluğa ulaşır? Bilmiyorum, insan kendisi için böyle bir durumda olduğunu söyleyebilir mi? Bilmiyorum. Büyük bir acı, belki bir aşk, belki de çok başka bir sarsıntı sonucu insan kendini önemli bir kararın öncesinde; belirsiz de olsa, yaklaşan bir değişimin huzursuzluğu içinde bulabilir. Korkulu bir bekleyiştir bu: İnsan bu bilinmeyen sarsıntının yaklaştığını hissedince bir süre ne yapacağını bilemez. Sonra bütün gücüyle, belki de daha önce hiç hayalinden geçirmediği girişimlere atılır, daha doğrusu kendini daha önce düşünmeye bile cesaret edemeyeceği bir eylemin içinde bulur. Bir eylemin içinde bulur... daha önce düşünmeye bile cesaret edemeyeceği bir eylem... bir eylemin içinde nasıl bulur insan kendini? Hayalinden bile geçirmediği bir eylemin içinde bulur mu kendini insan? Hayır, böyle bir şey olamaz. Hiç olmazsa daha önce tasarladığı ya da hayal gücünü aşmayan bir durumda insan akıl ve ruh gücünü koruyabilir. İnsan... insan... kim bu insan? (...) Oğuz Atay, Eylembilim
YARBÜKÜ (...) Remzi dikildi kaldı. Vadinin içi hafiften kararmağa başlamıştı bile. Bu saatlerde Yapılı köyünün bütün büklerinden köye doğru bir yürüyüş başlardı. Kayalıklar arasından, kumluklardan yokuş yukarı giden bük yollarında kadınlı erkekli kümeler; heybeler, otlar yüklü eşeklerini önlerine katıp köye dönerlerdi. Kumluk, kıraç bayırlardı buralar. Yolun yarısına doğru bazı büklerin yolları birleşirdi. O zaman kümeler daha da kalabalıklaşırdı. Herkes ahbabını, akranını bulur; güle konuşa yürürdü. Böyle konuşarak yürümek adama günün yorgunluğunu unuttururdu belki. Hiç yorgun insanlara benzemezlerdi. Hele gençler bu yollarda öyle neşeli yürürlerdi ki mezarlık tepeyi çıkıp da köyü karşılarında görüverince, — Ohoo... Gelmişiz, hiç farkında değiliz, demekten kendilerini alamazlardı. Çamurun, çökeğin içinde bütün gün çalışıp yorulduktan sonra üstüne bir de yokuş yukarı bir saatlik yol yürümek -eğer konuşup gülüşerek olursa- onlara hiç koymazdı. Hamurları öyle yoğrulmuştu. Bük yollarını Allah’ın her günü sabah iner, akşam çıkarlardı. (...) Talip Apaydın, Yarbükü (Metinler, aslına sadık kalınarak alınmıştır.)
- Cevap:
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Meb Yayınları Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 85 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok