“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 68” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 68

BENZER AMA FARKLI
Yönerge: Aşağıdaki metinleri okuyunuz. Metinlerden hareketle soruları cevaplayınız.
I. Metin
ÜÇÜNCÜ MEKTUP Ne dersiniz? Baharın uğurlu günleri, birbirini kovalayan yağmurlarla doğa, canlılığını ve güzelliğini kaybederek, sümbülleri perişan, yanakları solgun ve ağlamış bir genç kız güzelliğini andırmadı mı? Her sabah, gül dalında çiğ tanesi araştırarak mazmun yenileme hasreti çeken şairlerimiz, galiba her seher sicim gibi düşen yağmura tutularak bu ilham giderici kırbacın tesiriyle bütün bütün dilsiz oldular. “Bu sene zavallı bülbülü dinleyemedim, taze bir gül koklayamadım” diye üzüntü gösteren şairin birine sonbahar mevsimini tavsiye ettim. Bahar, fâni ömrünün kalanını Adalar’da geçirmek üzere o gönül açıcı yerlere çekilmiş gibi, oralarda taze ve canlı duruyor. Çimenler yeniden bitiyor zannedilecek derecede yeşermiş, çamlar yeni yapraklanmış gibi görünüyor. Bu mevsimin gereği midir nedir, ne kadar bulutlu, yağmurlu olursa olsun yine de seviliyor. Denizdeki dalgalar, en şiddetli sağanaklara hedef olduğu halde, büyüyemiyor. O sert rüzgârlar üşütemiyor. Güneş gittikçe ısıtıyor. Akşamları gün batışı, sabahları gün doğuşu manzaralarında yine tertemiz bir boşluk var. Eğer baharın bir kısmını yaza devreden yağmurlar dinip de bir ikinci bahara erişecek olursak, size bir ikinci bahar makalesi yazar, zavallı şairleri teselli edecek bazı dostça hatırlatmalarda bulunurum. (...) Ahmed Rasim, Şehir Mektupları
II. Metin
KİRLİ ÇAMAŞIRLAR (...) Fransızlar fikir özgürlüğü ve tolerans şampiyonluğunu kimseye vermezler. Yurtseverlik ve kahramanlık babında da burunlarından kıl aldırmazlar. İkinci Dünya Savaşında sanki başka kimse yurdu için ölmemiş gibi yıllar yılı yeraltı direniş hareketlerinin destanını yazıp durdular. Şimdi biri çıkıp da aynı İkinci Dünya Savaşında Fransa’nın işgali sırasında, aynı Fransızlardan bazılarının hem de ünlü bazılarının kaypaklıklarını hatırlatmaya kalkınca ifrit oluyorlar. Costa Gavras’ın filmi Paris’te bütün şimşekleri üstüne çekerken bir rastlantı ürünü olarak yine yabancı kökenli ama Fransız uyruklu başka bir rejisörün, Tunuslu Andree Halimi’nin “İşgal Altında Cümbüş” diye çevirebileceğimiz filmi ortalığı büsbütün karıştırdı. Halimi, bu yarı belgesel, yarı canlı sahnelerden oluşan taşlayıcı yapıtında işgal altında Nazilerle iyi geçinen Fransız sanatçılarıyla kibar çevreleri sergiliyor. (...) Fransızların hepsi demek ki mukavemet fedaisi değilmiş. Demek ki kimi cephede, kimi gerillada can verirken, kimi Orhan Veli’nin dediği gibi parlak nutuklar çekerken, kimi de bir köşeye sinmiş fırtınanın dinmesini beklemiş, gününü gün etmeye bakmış. (...) Haldun Taner, Devekuşuna Mektuplar-2 Yaz Boz Tahtası (Metinler, aslına sadık kalınarak alınmıştır)
  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Meb Yayınları Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 68 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.