“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 64” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 64

SOHBET TÜRÜNÜ TANIYALIM
Yönerge: Aşağıdaki bilgi haritasını inceleyiniz ve metni okuyunuz. Bilgi haritası ve metinden hareketle soruları cevaplayınız. Öğretmeni, İklim’den sohbet türünü tanıtıcı bir çalışma yapmasını istemiştir. İklim, bu konuda araştırma yaptıktan sonra aşağıdaki çalışmayı hazırlamış ve çalışmasını sınıfta sunmuştur:
SOHBET (SÖYLEŞİ) Güncel olaylar, kültür ve sanat hayatındaki gelişmeler hakkında fazla derine inilmeden, samimi bir dille, okuyucuyla karşılıklı konuşma havasında yazılan ve çoğunlukla gazete ve dergilerde yayımlanan yazı türüdür. Özellikleri • Bir fikri açıklayan, düşünceyi geliştiren yazılardır. • Yazar, kişisel düşüncelerini ispatlama ihtiyacı duymaz. Kişisel düşüncelerini ifade eder, düşüncelerinin doğruluğunda ısrar etmez. • Yazar sorular sorar, bu sorulara cevaplar verir. Akıcı bir üslup için atasözlerine, mizahi fıkralara, anekdotlara veya şiirlere yer verebilir. • Sohbet türü edebiyatımıza Tanzimat Dönemi’nde girmiştir. • Yazar, okuyucuyla sohbet ediyor gibidir.
Türün Önemli Temsilcileri • Cumhuriyet Dönemi’nden önce Ahmet Mithat Efendi, Tevfik Fikret, Halit Ziya Uşaklıgil, Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Rasim sohbet türünde eserler kaleme almışlardır. • Cumhuriyet Dönemi’nde Nurullah Ataç, Şevket Rado, Suut Kemal Yetkin, Ahmet Kabaklı sohbet türünün önemli yazarlarındandır.
SÖZDEN SÖZE (...) İtalyan yazarı Luigi Pirandello’nun bir iki oyununu görmüşsünüzdür, hikâyelerini okudunuz mu? Bay Feridun Timur onlardan otuz altısını dilimize çevirmiş, Millî Eğitim Bakanlığı da bastırmış. Hepsini okumadımsa da okuduklarım çok hoşuma gitti, diyebilirim ki o yazarın oyunlarından daha çok beğendim hikâyelerini. Oyunlarında yüksekten atmayı andırır bir hâl vardır. Hikâyeleri öyle değil, Pi- randello onlarda kişilerini daha iyi gösteriyor, canlandırıyor. Oyunlarında hep bir görüşü savunmak, okuyanları yahut seyircilerini düşündürmek ister. Hem de çözümlenemeyeceğini söylediği meseleler üzerinde düşündürmek ister. Bir gerginlik vardır oyunlarında, hikâyeleri ise öyle değil, onlardaki kişiler daha canlı, okuyana daha yakın. Herhâlde bana öyle geldi. Bay Feridun Timur da iyi çevirmiş dilimize. Belli ki İtalyanca cümleye bağlı kalmak istememiş, her yerde değilse bile çok yerde: “Bizim dilimizde nasıl söylemeli?” diye düşünmüş. Örneğin bir yerde: “Don Lollo hiddetten küplere biniyordu.” diyor. “Küplere binmek” deyimi sanmam ki İtalyancada olsun. Daha böyle çok buluşlar var Bay Feridun Timur’un çevirisinde. Ama belli ki daha genç bir yazar, o cesareti daima gösteremiyor, bazen acemiliklere düşüyor. İşte bir örnek: “Don Lollo bu sözlere olmaz diyordu. Nafile; olan olmuştu fakat nihayet kabul etti ve ertesi sabah şafakla beraber, âlet ve edevat torbası sırtında olduğu hâlde Zi Dima Locası Primosole’ye geldi. Nihayet kabul etti.” den önce bir “fakat” koymanın ne yeri var? Hele “avandanlığı sırtında” demek dururken “âlet ve edevat torbası sırtında olduğu hâlde” demenin cümleye bir ağırlık verdiğini nasıl anlamıyor?
  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Meb Yayınları Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 64 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.