“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 19” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 19

ÖRNEKLER KİMİN?
Yönerge: Aşağıdaki görseli inceleyip metinleri okuyunuz. Görsel ve metinlerden hareketle soruları cevaplayınız.
I. Metin Acıbadem'deki köşkün hayatımın her safhasında açık bir tesiri vardır. O, çocukluğumuzun bazı büyük zenginlikleri gibi sadece küçük yaşları doldurup geçmemiştir. Benim de düşünce tarzıma, mizacıma tesir etmiştir. (...) O yıllarda bu evde misafir kaldığımız vakitler ben onun bol aynalı, ağır koyu perdeleri yarı inik, eşyası bir saray müşiri kadar yaldızlı ve kordonlu odalarında çocuk muhayyilemi bir sarhoşluk gibi saran ilk korku ürpertilerini, o her şeyin kendiliğinden bir masal olduğu anları tatmıştım. (...) Acıbadem’deki Köşk, Ahmet Hamdi Tanpınar
II. Metin (...) İşte her düşüncenin esası olan, niçin, neden ve nasıl gibi suallerle ben bu evde ve onunla karşılaştım. Bu yüzdendir ki düşüncem hiçbir zaman metafizik problemlerde gecikmedi. Onun sayesinde doğrudan doğruya realite üzerinde düşündüm. Niçin kapılar bu kadar ehemmiyetle kilitlenirken her katın sofasında yangın merdiveninin açıldığı pencere - çünkü dayım yangın merdivenini İstanbul'da ilk kullananlardan biridir- daima yarı açık bulunur? Neden dayım sokaktan gelecek her şeyden bu kadar çekindiği hâlde etrafında sadece alçak duvarlar bulunan bahçe tarafını çok emin bir yer addeder ve mutfak kapısının gece gündüz ardına kadar açık bulunmasına göz yumardı? Nasıl olurdu da dayım bu kadar kilit ve sürgü meraklısı olduğu hâlde evdeki anahtarların hiçbiri kilitlerine uymazdı? Görülüyor ki bende zihnî tecessüsün mekanizması sadece bu evin etrafında işliyordu. Fakat bu evin acayipliklerini saymak hakikaten güçtü. (...) Acıbadem’deki Köşk, Ahmet Hamdi Tanpınar
III. Metin (...) Onu ilk defa gördüğüm zaman dayımın yüzünde hepimizi o kadar çeken ve korkutan o çocuk ifadesinin manasını anladım, diyebilir miyim? Yaşım bu dikkate müsait miydi? Burasını bilmiyorum. Fakat omuzuna yavaşça el koyup "Sevgili dayıcığım, beraber oynasak olmaz mı?" demekten kendimi zor almıştım. Şunu da söyleyeyim ki bu tam bir felaket olurdu. Çünkü dayımın bütün ev halkını titreten o korkunç hiddetlerinden birini coştu- rabilirdim. (...) Acıbadem’deki Köşk, Ahmet Hamdi Tanpınar
Kelime Dağarcığı: mizaç: Huy, yaradılış, tabiat, karakter. muhayyile: Hayal gücü. müşir: Mareşal. tecessüs: Belli etmeden kendini ilgilendirmeyen şeyleri öğrenmeye çalışma.
  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Meb Yayınları Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 19 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.