“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 109” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 109

“Bu ne?” dedim. “Bu da Sak kalesi. Adı öyle.” Bir yaşlı başladı anlatmaya: “Bu kale çok eskiden kalmıştır. Zaman belli değil. Ortahisar kalesiyle bu kale alttan bir tünelle birleşir. Eskiden kaleler muhasara edilince bir kaleden bir kaleye bu tünelden gidilirmiş. Çok geniş bir tünel. Gidelim dedik bir zaman, ancak yarı yola kadar varabildik. Tünelin ortası yıkılmış. Gidemedik, geri döndük... Bu Sak kalesi de yekpare kayadır. Tepeye yine kayadan oyulmuş merdivenlerle çıkılır. Tepeye doğru geniş bir odası vardır. Sabahleyin sizi götürelim de görün.” (...) Yaşar Kemal, Peri Bacaları (Metin, aslına sadık kalınarak alınmıştır.)
1. Okuduğunuz metinde yukarıdaki şemada verilen bilgilerden hangileriyle ilgili örnekler bulunduğunu yazınız.
  • Cevap: 
Birinci kişili anlatım: “Köylüler aldı dört bir yanımızı, iyi, akıllı köylüler. Efsane köylüleri. Köyü görür görmez, peri bacaları ormanına girerken, Mustafa’ya demiştim ki: Mustafa, ben burada yapacağımı bilmiyorum.” Soru-cevap: “Bu ne?” dedim. “Bu da Sak kalesi. Adı öyle.” Gezip görme: “Ortahisar köyü... Peri bacaları ormanın ortasında. Bozkır bomboştur. Kıraçtır. Tuzludur. Tuz parçaları yaz sıcağında ışıldar. Uçsuz bucaksız, yapayalnız, düz uzar gider. Farklı anlatım biçimleri: “Ta uzakta, ötelerde, belki de göremeyeceğin kadar uzakta bir gökyüzü vardır. Bomboz. Bu büyük yalnızlıkta insanlar, hayvanlar, çok çok da bulunmazlar ya, karınca gibidirler.” (Betimleme) “Köylüler aldı dört bir yanımızı, iyi, akıllı köylüler. Efsane köylüleri. Köyü görür görmez, peri bacaları ormanına girerken, Mustafa’ya demiştim ki.” (Öyküleme) “Bu kale çok eskiden kalmıştır. Zaman belli değil. Ortahisar kalesiyle bu kale alttan bir tünelle birleşir. Eskiden kaleler muhasara edilince bir kaleden bir kaleye bu tünelden gidilirmiş. Çok geniş bir tünel.” (Açıklama) Yazarın kişisel değerlendirmeleri: “Ben biliyordum ki, efsane öyle okumuşluğa falan bakmaz. Efsane insanoğlunun içindedir. Ölüm gibi, arılık gibi, korku gibi temellidir insanda. İnsanoğlu yaratıcıdır. Sıkışınca taşı un eder, kayaları deler, toprağın altını üstüne getirir, en umulmaz yerden kendine bir dost çıkarır. Yani insanoğlu, yaratmadan edemez.”
2. Okuduğunuz metin bilgilendirici (öğretici) bir tür olan röportajdan alınmıştır. Bu metnin anlatmaya dayalı türlerle benzer ve farklı yönlerini yazınız.
  • Cevap: Verilen metin; okuyucuya bilgi vermenin amaçlanması, doğrudan gerçek hayatın anlatılması, gazete-dergi yazısı niteliğinde olması, açıklayıcı ve tartışmacı anlatım biçimlerinin kullanılması gibi özelliklerinden dolayı anlatmaya dayalı türlerden (öykü, roman, masal, fabl) ayrılır. Birinci ağızdan yazılması, tasvirler yapılması, olay örgüsü içinde sunulması, karşılıklı konuşmalara yer verilmesi, öyküleyici ve betimleyici anlatım biçimlerine başvurulması gibi özelliklerinden dolayı da anlatmaya dayalı türlerle benzerlikler gösterir.

3. “Manisa’nın köylerindeki kız isteme âdetleri” üzerine röportaj yapmak isteyen bir araştırmacı tabloda verilenlerden hangilerini yapmalıdır? İlgili yerlere (✓) işareti koyarak belirtiniz.
  • Cevap: 

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Meb Yayınları Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 109 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.