11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 93 (MESEM)
“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 93 Meb Yayınları (MESEM)” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 93 (MESEM)
Hayriye Hanım, ağlaya ağlaya odadan çıkıyordu. Ali Rıza Bey, arkasından seslendi: — Gel, yanlış anlama; ben sadece senin insafına, aklı-ı selimine müracaat ettim. Ev de elden giderse halimiz ne olur? dedim. Peki, istediğinize razı oluyorum. Biliyorum ki bir şeyi pençenize taktınız mı bırakmayacaksınız. Onu er geç nasıl olsa koparıp alacaksınız. Böyle olduktan sonra neye kendimi de, sizi de beyhude yere yorayım?... Ali Rıza Bey, bütün ev halkının ertesi günden itibaren kendisini ateşten bir çember içine alacaklarını tecrübeleriyle biliyor, “teslim!” diye bağırmaya mecbur oluncaya kadar dönecek entrikaları, yapılacak hücumları ve işkenceleri olduğu gibi görüyor ve şimdiden yoruluyordu. Bir sele kapılmış gidiyorlardı. Mukavemet neye yarardı? Bugün reddettiği şeyin yarın karakış geldiği, çocuklar çıplaklıktan, açlıktan, ateşsizlikten feryada başladıkları zaman nasıl olsa kabul edecek değil miydi? Rehin muamelesi birkaç gün içinde bitti. Emniyet Sandığı’ndan dört yüz lira kadar para alındı. Fakat bu para; eve, Ali Rıza Bey’in umduğu gibi, hiç olmazsa iki, üç aylık bir mukavemet refahı da getirmedi. Şevket’in en zarurî borçları ödedikten sonra geriye kalan para çocuklar arasında yağmaya uğradı. Birçok gürültü, çekişmelerden sonra çarşıya giderek allı pullu yığın yığın ipekliler, yalancı mücevherler, kutu kutu, yüz, göz, yanak, dudak, tırnak, saç, diş boyaları, ajurlu çoraplar, ilk yağmurlarda çarpılıp dağılacak oyuncak gibi potinler alındı. Misafir salonu için birkaç yağlıboya, yastık, mermer heykelcikler, bebekler, sekiz, on tane yeni Çarliston ve Tango plağı geldi. Dostlara biri Çamlıca, biri evde iki ziyafet verildi: Ali Rıza Bey, ancak iki defa Üsküdar çarşısına inerek iki küfe erzak, beş altı eşek yükü de odun alabildi. Emniyet Sandığı’ndan para alındığının tam on birinci akşamı idi. Elde bu paradan bir lira kalmamıştı. Öğleden sonra başlayan bir sonbahar yağmuru gece yarısına doğru şiddetlenmiş, evin damı birkaç yerinden akmaya başlamıştı. Tavanarasına, yukarı sofa ve odalara dizilmiş çamaşır leğenleri, tencereler, boş konserve kutuları yağmurun altında tıngırdıyor, bir çocuk sesinin durmadan ağladığı işitiliyordu. Bu ağlayan çocuk Ayşe idi. Büyükler pençelerinin zoruyle parayı, aralarında paylaşmışlar, onun ne zamandan beri istediği ipek bir elbise ile bir çift rugan iskarpin alınmamıştı. Ali Rıza Bey, kâh yağmurun tenekelerdeki cazbandını, kâh Ayşe’nin boğuk şikâyetlerini dinliyor, kendi kendine: — Bu işte yanan biz ikimiz olduk! diyordu. Ben ne dedim de damın esasen sakat olduğunu hatırlamadım. Bu on gün içinde eriyen dört yüz liradan ne yapıp yapıp bir tamir paracığı olsun ayırmalı değil miydi?- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 93 (MESEM) ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok