“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 257 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 257

Soru: Ben, Mimar Sinan adlı tiyatro eserindeki kahramanların dil özelliklerini fark edebilmek amacıyla metinden alınan aşağıdaki parçayı okuyarak soruları cevaplayınız.

8. SES — Bak a mimarbaşı! Zaman rüzgâr gibi. Dünya ölümlü. Hayat bir rüya. Saltanat bir cihan kavgası. Bir gün o da bitecek. Benim adıma da bir cami yapmanı isterim. Güzel bir cami.MİMAR SİNAN — Baş üstüne hünkârım.(Saygıyla çekilir. Tezgâhının başına gelir.)Kanuni Sultan Süleyman'ın adını taşıyacak bir cami, elbette Ayasofya'yı aşmalıydı. Ama nasıl? (...) 1550 yılının Haziran ayında, büyük bir törenle, caminin temelini attık. (...) Ayasofya'nın kubbesi ile, boyutları ile yarışmamaya karar vermiştim. Amacım, dev bir kule yapmak değil, mimari bir şaheser yaratmaktı. Ben, Ayasofya'dan daha güzel bir cami yapmak istiyordum.8. SES — Güzel bir cami, mimarbaşı!MİMAR SİNAN — Haklısınız hünkârım. Güzellik, büyüklükten daha güçlüdür.8. SES — Sana güveniyorum Koca Sinan!MİMAR SİNAN —Tam iki ay sonra caminin ana kapısı ve öteki kapıları kapandı. Hiçbir eksiği kalmamıştı. İnşaat, 7 yıl sürmüştür. 1557 yılının Haziranında padişah, maiyeti ve halk, Süleymaniye Camisi'nin avlusuna girdiler. Kapının altın anahtarını ellerine teslim ettim. İnsan, yapabileceğini söylemeli, söylediğini de yapmalı.(...)MİMAR SİNAN — Kanuni Sultan Süleyman'ın yaşayan tek oğlu Selim, II. Selim unvanıyla tahta geçti. (...) Bir gün beni huzuruna çağırdı. Tahta çıkalı daha bir yıl olmuştu.15. SES — (...) Korkarım ki bizden geriye, ne bir zaferin adı kalacaktır, ne de bilgece bir işimizin tadı. Benim adıma öyle bir bina yap ki, bir eşi daha bulunmaya! Adımı, geleceğe taşı. Hiçbir isteğine hayır denmeyecektir. Göreyim seni koca mimar!(Fona, II. Selim'in resmi yansır.)MİMAR SİNAN — Caminin, çok sevdiği Edirne'de yapılmasını emretti. Yüreğim kaygı ve sevinçle dolu, tezgâhımın başına geçtim. (...) Bu, belki de benim için son fırsattı.(Pergeli, koparıp alır.)77 yaşındaydım.(Işıklar, normalleşir.)Selimiye Camisi, benim ustalık eserim olacaktı. Edirne'ye giderek çalışmaya başladık. 1567 yılında, temelini attık. (...) Cami, 7 yılda bitti ve 1574 yılında açıldı. Şimdi de sapasağlam ayakta duruyor.(Fonu, Selimiye Camisi'nin genel görüntüsü doldurur. Bir müzik, bu zaferi kutlar.)MİMAR SİNAN — Selimiye'nin açıldığı gün, Osmanlı Padişahı II. Selim de, kubbenin alnında durup, Justinyanos gibi bağırabilirdi.(Fonu, Selimiye'nin muhteşem kubbesini belirten bir resim doldurur.)13. SES — Ey Justinyanos! Ben de seni yendim!..MİMAR SİNAN — Böyle bağırmak, tarih önünde, hakkıydı. Belki de nesi var, nesi yok, bu esere harcamıştı. Ama bağırmadı tabii. Secdeye kapanmakla yetindi. Ben şöyle düşünüyordum galiba.KENDİ SESİ — (Banttan) Ey Ayasofya'nın değerli mimarları! Ey Aydınlı Artemios! Ey Muğlalı İsodoros! Yalnız meslektaşım değil, yurttaşımsınız da. Hepimiz bu bereketli Anadolu toprağının çocuklarıyız. Şunu bilmenizi istiyorum. Sizi, ben Mimar Sinan, tek başıma yenmedim.(Sahne, parlak ışıkla dolar.)

  • Cevap:

11. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 257 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.