11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 190
“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 190 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 190
Soru: Huzur romanından alman aşağıdaki parçadan faydalanarak romanın yapı, üslup, sanatçı, dönem özelliklerini de göz önünde bulundurup günümüz dil kullanımı ile o dönem dil kullanımı arasındaki farklı ve ortak yönleri yazınız»
Ertesi gün Rum Mehmed Paşa Camii ile Ayazma Camii'ni ve Şemsipaşa taraflarını yayan dolaştılar. Birkaç gün sonra Selimiye Kışlasının etrafında kızgın güneş altında başıboş gezdiler. İstanbul'da açılan ilk bendesi caddeleri, o cazip ve mazi hülyası adlı sokakları, İstanbul akşamlarının hakikî ziyafet sofraları gibi gördükçe, garip bir mazi daüssılası onu yakalıyordu.
— İstanbul, İstanbul, diyordu. İstanbul'u tanımadıkça kendimizi bulamayız. Şimdi bütün o fakir halka, yıkılmağa yüz tutmuş evlerle ruhunda kardeş olmuştu. Sultantepe'yi âdeta humma içinde dolaşmıştı. Fakat asıl sevdiği yer Çarşı içindeki KüçükValde idi. (...) Nuran bilhassa camii ve onun akşam saatlerindeki loşluğunu seviyordu. Mermer ve yaldız süslerin arasında kilim motifi ile işlenmiş saçaklara bayılıyordu.
Bu gezintilerden dönüşlerinde Mümtaz'ı yazmakta olduğu Şeyh Gâlip için sıkıştırıyordu. Üçüncü Selim devrinin bu iç romanı kendisine ait bir şey olacaktı. Mümtaz Hatice Sultanla Beyhan Sultan'ın portrelerini Nuran'ı düşünerek çizmişti. Şimdi genç kadın müsvettelerdeki tasvirleri okurken âdeta terzisinde model veya bir mağazada kumaş seçer gibi titiz oluyordu.
- Cevap:
Soru: 1) Huzur romanından alman aşağıdaki cümlelerin öğelerini tespit ediniz.
a) İster istemez onların bir parçasıyız.b) Eski musikîmizi seviyoruz, iyi kötü anlıyoruz.c) İstanbul'un bu semtleri bu ağustos gününde pislikten, tozdan, sıcaktan bitaptı.ç) Biraz ötede kubbesi yıkılmış bir türbe düzgün ve vakur cephesiyle kendisini gösteriyor.d) Mümtaz, çok küçüklük hatıralarına eğilip de vapur düdüklerinin bu tepelere çarpa çarpa kendine kadar gelen akislerini dinlediği zaman, ara sıra içinde kabaran ve kendisini gündelik hayatın ortasında birdenbire o kadar zengin yapan hüznün şifasızlığının hangi pınarlardan toplanıp geldiğini anlardı.
- Cevap:
11. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 190 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.