11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 38
“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 38 Ata Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 38
Hikâye Hikâye; yaşanmış ya da yaşanması muhtemel olayların yer, zaman, kişiler bağlamında okuyucuya estetik zevk verecek biçimde anlatıldığı türdür. Dünya edebiyatında ilk hikaye, İtalyan yazar Boccacio'nun (Bukaço) yazdığı Decameron (Dekameron) adlı eserdir. Modern anlamda hikaye ise 19. yüzyılda realistlerle birlikte başlamıştır. Türk edebiyatında destan, efsane, masal, meddah hikayeleri, halk hikayeleri, Dede Korkut hikayeleri ve mesnevi gibi kaynaklardan beslenen hikayenin Batılı anlamda ilk örneklerine Tanzimat Dönemi'nde rastlanır. Edebiyatımızdaki ilk hikaye denemesi Emin Nihat’ın Müsameretname adlı eseridir. Batılı anlamda ilk hikaye ise yine Tanzimat Dönemi’nde yazılan, Ahmet Mithat Efendi'nin Letaif-i Rivayat adlı eseridir. Samipaşazade Sezai’nin Küçük Şeyler adlı eseri Batılı tekniklerle yazılan ilk hikaye kabul edilir. Hikaye türünde Servetifünun Dönemi’yle birlikte yetkin örnekler verilmeye başlanmıştır. Milli edebiyatın realist anlayışı ile birlikte hikaye türüne olan ilgi artmış Ömer Seyfettin, Refik Halit Karay, Yakup Kadri Karaosma- noğlu ve Reşat Nuri Güntekin gibi isimler bu türde eserler kaleme almıştır. Cumhuriyet Dönemi’nde Hikâye (1923-1940) 1923-1940 yılları arasında bağımsız bir tür olarak görülen hikaye, Millî edebiyat hareketi sırasındaki ilkeleri takip eder. Yazarlarımız gözlemci gerçekçilikle eserler yazmıştır. Bu dönem hikayelerinde toplumsal sorunlar, aile ilişkileri, eğitim problemleri, geçim sıkıntıları, Mim Mücadele’nin etkileri, köy ve kasaba hayatı, Cumhuriyet devrimleri, yeni kurum ve değerler ele alınırken bazı yazarlarda ise bireyin iç dünyasına yönelme göze çarpar. Hikayelerde dil sade, anlatım konuşma diline yakındır. Maupassant tarzı olay hikayesi teknik açıdan gelişirken Sait Faik’le başlayan durum hikayeleri de yaygınlaşmaya başlar. Hikayede hakim olan iki temel anlatım tarzı vardır. Biri Guy de Maupassant (Giy Dö Mopasan) ile somutlaşan olay hikayesi, bir diğeri de Anton Çehov ile görünürlük kazanan durum hikayesidir. Bir olayı konu alarak okuyucuda heyecan ve merak uyandıran hikayelere olay hikâyesi denir. Bu tarz hikayelerde olaylar serim, düğüm, çözüm bölümleriyle birbirini takip eder. Olay hikayesinin en önemli örneklerini Maupassant vermiştir. Olay hikayesinde olay ve merak unsuru ön plandadır. Türk edebiyatında Ömer Seyfettin, Reşat Nuri Güntekin, Refik Halit Karay, Sabahattin Ali ve Orhan Kemal bu tarz hikayeleriyle tanınmışlardır. Cumhuriyet Dönemi yazarlarından Sabahattin Ali, “Ayran" adlı hikayesinde yoksulluk nedeniyle kardeşlerine bakmak zorunda kalan bir çocuğun yaşadığı sıkıntıları gerçekçi bir bakış açısıyla anlatmıştır. (...) Burası öyle tren zamanı çeşit çeşit kebapçılar, gazozcular, yemişçi/erle dolan büyük istasyonlardan değildi. Ancak yazın civar köylerden kara üzüm, kavun, karpuz getiren beş on köylü burasını canlandırırdı. Kışın ise küçük Hasan’la, üç dört günde bir küçük bir küfe kış armudu getiren (...) ihtiyar bir köylüden başka kimse ortalıkta görünmezdi. Tren geldikçe rahatsız edilmiş bir suratla ortaya çıkan istasyon memuru, işi biter bitmez derhal odasına çekilir, bütün gününü, on senelik akümülatörlü radyosundan bir ses çıkarabilmek için asla yeis getirmeden uğraşmakla geçirirdi.- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Ata Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 38 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok