“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 287 Ata Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 287

konusu köy insanları olan romanlar yazıyorum. Şehri bilen yazarlar da şehri yazıyorlar. Doğru olan da budur. Köy konulu romanlar yazmak, birtakım yazarlara göre bir heves şeklinde anlaşılıyor. Bu hevese kapılan şehirli yazarlar hiç de gerçek olmayan sahte eserler veriyorlar. Bunlar bildiklerini yazsalar emeklerini ziyan etmemiş olurlar. Çünkü şehirlerde de insan vardır, hayat vardır. Şehrin de gerçekleri, meseleleri vardır. • Bugüne kadar köy konusunda yazılmış eserler üzerindeki düşünceleriniz... - Niğde Valisi Ebubekir Hâzım’ın Küçük Paşa’sını ilk ciddi çalışma olarak görüyorum. Türk köyünün gerçeğini akıyla karasıyla ilk olarak Ebubekir Hâzım yazmıştır. Küçük Paşa, dili düzeltilse bugün hem ilgi ile okunur, hem de edebiyatımıza faydalı olur; şehirli ve köylü yazarlarımıza gidilecek doğru yolu gösterir. Yaban üzerinde de durmak gerekir. Biz Yaban' okuyarak yetiştik, Yaban'dan geliyoruz. Bu roman, kurtuluş kavgamızın köy çevresinde geçen iyi bir destanıdır. Ayrıca Sabahattin Ali’nin hikâyeleri, Kuyucaklı Yusuf’u, Orhan Kemal’in Bereketli Topraklar’], Yaşar Kemal’in “Bebek” hikâyesi, İnce Memed’i, Samim Kocagöz’ün Bir Şehrin İki Kapısı önemli saydığım eserlerdendir. Mahmut Makal’ın Bizim Köy’ü de bir roman olmadığı halde yukarıdakiler kadar değerlidir. • Köyün, bilhassa acı gerçekleriyle hikâye ve romanımıza girmesini iyi karşılamayanlar var. - Varsın karşılamasınlar. Onlar iyi karşılamıyor diye bu iş duracak değil. Her milletin edebiyatında gerçekçi yazarlar yetişmiştir. Bizim gerçekçi yazarlarımız da kendi gerçeklerimizi vereceklerdir. Gerçekçi edebiyat, hayatla ilgisini koparmayan edebiyattır. Köy yazarlarına saldırmak yanlıştır. Asıl uğraşılacak olan, gerçekleri değiştirmektir. Türk köyü, bugün, hâlâ her türlü lafın dışında, perişandır. Birçok köylerimizde insanların yemesi yeme, yatması yatma değildir. İnsan onuru ile bağdaşmayacak bir yaşayışları vardır. Gören göz, duyan kulak ve öteki insanlardan biraz daha hassas olan sanatçı, bunlara acaba nasıl sırtını dönebilir? İşi gücü bırakıp aylak insanlar üstüne birtakım edebiyat numaraları yapmak isteyenler yollarına devam etsinler... Biz de çalışan 40 bin Türk köyünün acısını, çilesini sesimizin yettiği kadar duyurmaya çalışalım. Bu, bizim için hem haktır, hem görevdir. • Bunu yaparken biçimle ilgili endişeleriniz de yok mu? - Elbet var. Makale yazarken makalenin, roman yazarken romanın isterlerine uymak gerek. Öz ve biçim meselesi, bizde “çekme sakız” gibi uzatılmış bir konudur. Sanat eserinde bunları birbirinden ayırmaya imkân yoktur. Ayırmamak lazımdır. Çünkü öz ve biçim sanatta birbirini tamamlayan iki ana değerdir. • Sizce Türk köyünün canlandırılması ve kalkındırılması yolları nelerdir? - Türk köyünün kalkınması, yani Türkiye’nin kalkınması, köklü bir toprak reformu, (...) bir de ilköğretimin başarılması ile mümkündür. İlköğretimden sonra köy çocuklarını orta ve yüksek öğretim kaynaklarına kavuşturmak da bizim temel davalarımızdan biridir. Bunlar yapılmadıkça sanatta, siyasette ve idarede hasretini çektiğimiz canlanma gerçekleşemez. İki kere iki dört... • Türkçe ve edebiyat öğretiminde ne gibi yenilikler yapılmasını istersiniz? - Türkçe ve edebiyat öğretimini metinlere dayatarak yürütmek en verimli öğretim yolu olarak denenmiştir. Bunun dışında sınıflarda serbest okuma çalışmalarının yapılması, öğrencilere okuma alışkanlığı kazandırılması Türkçe öğretiminin amaçlarındandır.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Ata Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 287 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.