“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 229 Ata Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 229

MANSUR - (İnandırmak isteyen bir gayret edası ile) Husrev, sen dünyanın en kuvvetli insanlarından birisin. Bu buhranı yeneceksin. Kendini kurtaracaksın eminim. HUSREV - Hiçbir şeye yanmazdım, bu kadar gülünç olmasaydım. MANSUR - Gülünç olmak mı? O sana göre değil. Herkes gülünç olabilir, sen olamazsın. HUSREV -Âlemin maskarası oldum. (...) Kaldırımlar üstünde can çekişiyorum. Genç, ihtiyar etrafımda halkalanmış. Herkes beni seyrediyor. (Parmağını uzatarak meçhul birini gösterir) işte yazdığını yaşayan adam! (Eli kaskatı düşer) Beni bu gülünç kadere insan irâdesi sokmadı. Tepemde başka bir irâde var. Onu bir kanat gölgesi gibi, üzerimde duyuyorum. Fakat elimle tutamıyorum.. O böyle istiyor. MANSUR - Ne söyliyeyim? Bilmem ki, ne söyliyeyim? Sana kimse yardım edemez. Sana kendinden başka kimse deva bulamaz. HUSREV - (Yerinden doğrularak) Mansur! Âlemden gizli tek bir sırrım kaldı. İçimdeki kıyamet! Kimse bir şey bilmiyor. Bakma kıvranışlarıma! Bakma ağzımın dikişlerinden sızan hırıltılara! Bakma beni çıldırıyor sanmalarına! Bilmiyorlar. Söyleyemiyorum. istesem de söyleyemem. Söylesem de bir şey anlaşılmaz. (Bir hayalet gibi dimdik, ayakta kalır.) Mansur! O benim meğer kurbanımmış. Gafletimin değil, en ahmak tarafımın, sanatımın kurbanı! Eserimi niçin yazdım! Onu öldürmek için mi? Onu niçin öldürdüm? Eserimi yazdığım için mi? MANSUR - Düşünme Husrev bu şeyleri. HUSREV - Ben sanatı hayattan başka bir şey sanıyordum. Hürriyetlerin sonu. Âciz bahtımın ulaşamadığı bir yer. Orası irademin bahçesiydi. Orada, oyuncaklarıyle oynayan bir çocuk gibi başıboştum. Orada kulluktan çıkıyor gibiydim. MANSUR -Ah, Husrev! HUSREV - Ben ne yaptım? Bir hududu zorladım. Kendimin dışına çıkmak isterken, kendime rast geldim. (Bir adım atar ve bir mecnun haliyle gittikçe açılan gözlerini, Mansur’un korkulu gözlerine diker.) ( ... ) Meğer nasıl yaratıldığımı anlamak için bir adam yaratmaya kalkmalıymışım! (Yüzünün ifadesi büsbütün mecnun, orta yere döner) Ben ne yaptım? En sağlam basamağı ayağımdan kaydırdım. Körlüğü zedeledim. Şimdi görünen şeye nasıl bakayım? İnsan kaderini bir rüya gibi uykuda bulur. Bu rüyayı uyanık nasıl seyredeyim? Allahla kalabalık arasında kaldım. Boşlukta nasıl durayım? MANSUR - (İhtiyatla elini dostunun omuzuna koyar.) Husrevciğim! HUSREV - (Silkinir. Patlayışın son kademesinde) Anlayın bu azabı! Bir azap ki, kul olduğum için çekiyorum, çekmemek için Allah olmak lâzım. insana göre değil bu; yok bunu çekecek âza insanda! (Birdenbire ok gibi fırlayıp kotlarını iki yana açar) Yetişir! Gelsin artık her şey yerli yerine! Verin bana artık dünyamı! Salıverin beni kalabalıklara! (Husrev son kelimelerde bir sandalyeye çöker. Yüzü paravanaya, arkası Mansur’a doğru. Suratı bir yangın.) MANSUR - (Husrev kadar ezgin) Husrev! Seni böyle gördükçe parça parça oluyorum. Ne yapabilirim senin için? HUSREV - (Gözleriparavananın arkasında) Elinden gelirse beni bu insanlardan kurtar. (Mansur da paravanaya bakar. Paravanadan sade bir kılıkla Zeynep çıkar. Bir adım atıp durur. Azimli bir hali vardır.)
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Ata Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 229 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.