11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 22
“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 22 Ata Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 22
19. yüzyılın ikinci yarısında romantizmin aşırı duygusallığına tepki olarak ortaya çıkmış bir sanat akımıdır. Gözleme büyük önem verilen realizmde, yaşanan ve gözlenen gerçek bütün çıplaklığıyla anlatılmış; duygu ve hayallerin yerini toplum ve insan gerçekleri almıştır. Stendhal’ın (Sitendal) “Roman dediğin, bir uzun yol üzerinde gezdirilen aynadır." sözüyle gerçeğe verilen değer anlatılır. Jules Breton (Culs Bıretın)/Çalışma Gününün Sonu Realizm, Gustave Flaubert’in (Güstav Flober) kaleme aldığı ilk büyük realist roman sayılan “Madame Bovary” adlı eserle romantizm karşısında üstünlük sağlamıştır. Realizmde gözlem çok önemlidir; olaylar, olduğu gibi anlatılmaya çalışılır. Bu sebeple gerçek yaşamdaki olaylar ve kişiler eserlerde konu edilir. Kahramanlar yaşadıkları çevreyle birlikte ele alınır. Dil, açık ve yapmacıksızdır. Tasvirlerin gerçekliğine önem verilir. Realizmin Rus ve Batı edebiyatındaki başlıca temsilcileri şunlardır: Balzac (Balzak), Stendhal, Gustave Flaubert, Dostoyevski (Dostoyevski), Tolstoy (Tolstoy), Anton Çehov (Anton Çehov), Gogol (Gogol), Maksim Gorki (Maksim Gorki), Turgenyev (Turgenyev), Charles Dickens (Çarls Dikıns), Daniel Defoe (Den- yıl Defo), Mark Twain (Mark Tıveyn), Jack London (Cek Landın), Ernest Hemingway (Örnıst Hemingvey). Realizm akımının Türk edebiyatındaki başlıca temsilcileri şunlardır: Recaizade Mahmut Ekrem, Nabizade Nazım, Samipaşazade Sezai, Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Ahmet Rasim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Reşat Nuri Güntekin, Refik Halit Karay, Ömer Seyfettin, Halide Edip Adıvar, Memduh Şevket Esendal. Aşağıda realizm akımına örnek oluşturacak bir metne yer verilmiştir. Savaş ve Barış ( ...) Alpatıç, sokağa çıktı; iki adam köprüye doğru koşuyorlardı. Her taraftan ıslıklar, şehre düşen güllelerin çatırtısı, humbaraların patlayışı duyuluyordu. Ama bu sesler, şehrin ötesinden gelen top seslerinin yanında hemen hemen işitilmiyor, şehir halkının dikkatini çekmiyordu. Bu, Napoleon’un yüz otuz topla saat beşte başlanmasını emrettiği bombardımandı. Halk ilkin bu bombardımanın ne demek olduğunu anlamamıştı. (...) Tolstoy Natüralizm (Doğalcılık) 19. yüzyılın sonlarında Fransa’da ortaya çıkan natüralizm, gözlemi eserlere bilimsel deney gibi uygulayan bir sanat akımıdır. Kurucusu Emile Zola (Emil Zola) kabul edilir. Natüralizm akımı, hayatı bilimsel bir nesnellikle ele alır ve realizmden farklı olarak gerçeği anlatma konusunda aşırılığa varan bir tutku gözlemlenir. Realizmin daha ileri düzeye ulaşmış biçimi şeklinde de tarif edilen natüralizm, doğayı anlatırken deney yöntemine başvurması nedeniyle realizmden ayrılır. Natüralistler kişi ve olaylara bir bilim insanı gibi yaklaşırlar. Bu akım Hippolyte Taine’in (Hipolit Ten) “determinizm", Claude Bernard’ın (Klot Bernard) “deneysel uygulama,” Darwin’in (Darvin) “evrim ve soya çekim" düşüncelerinin edebiyata yansımasıyla oluşmuştur. Determinizmin “Doğa olaylarında aynı nedenler, aynı koşullar altında aynı sonuçları doğurur.” anlayışı edebiyata uyarlanarak deney yönteminin edebiyatta da kullanılabileceği öne sürülmüştür.- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Ata Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 22 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok