“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 219 Ata Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 219

MURTAZA: Salih usta, ben mi yanlış duyuyorum, yoksa sen mi aklını oynattın? Kızın nerede? AYŞE: Benim, muallim bey amca... MURTAZA: Haydi canım, şakayı bırakın! Kız Ayşe sen muhtarın kızı değil misin? AYŞE: Değilmişim muallim bey amca. Meydana çıktı. Hikâyeyi her halde siz de bilirsiniz. Babam istiklâl Harbinde esir düşmüş... Anneme öldü haberi gelince, kimsesiz kalan anneciğim de Hasan efendi ile evlenerek onun köyüne gitmiş... MURTAZA: Bakın, bakın, bakın... Yahu şu muhtarın da nesi sahte değil... Bir gün sakalı ile kulaklarına sıra gelecek... Onların da sahibi çıkacak korkarım... ÖMER: Yalnız burnu onundur; kalıbımı basarım. Ona kimse sahip çıkmaz... İnanın... MURTAZA: Yahu şu hayat ne garip şey... İşte bu hâdiseyi masallarda duysak inanmazdık... Hey büyük Allah... SALİH USTA: (Ayşeye) Ne diyor? AYŞE: Hey büyük Allah, diye şaşıyor... SALİH USTA: (Başını sallayarak) Hey büyük Allah... MURTAZA: Tevekkeli değil... Kendi kendime seneler senesi “Yahu bu kız muhtarın kızı olmayacak" dedim durdum. O şeytan, bu melek... Bu zeki, o ahmak, bu güzel, o şebek... Sonra Ayşenin bir şair torunu olduğu belli idi. O kariha genişliği... O hassasiyet, o letafet-i beyan... Hep şüphelenirdim... Peki nedir Salih ustanın söylediği izdivaç meselesi... RIDVAN: Biz Ayşe ile birbirimizi seviyoruz baba... Evlenmeğe karar verdik, eğer iznin olursa... Anlıyorum ki onsuz yaşayamayacağım. İçimde onun sevgisi aşktan da üstün. Bazan küçük, âciz bir mahlûkum, o bana hükmeden dev. Bazan cansız bir vücudum, o kalbimi tutuşturan alev... AYŞE: Rıdvan, bunlar hangi kitaptan? MURTAZA: Çocuklar deli misiniz elbet evlenirsiniz, (...) Ayşe muhtarın kızı olmadıktan sonra... (Beresini çıkarıp önünü ilikleyerek Salih ustaya doğru yürür) Yüzbaşım, Allahın emri ve Peygamberin kavliyle oğluma kızını istiyorum... Ben de... Ben de dün olaydı daha göğsümü gere gere yapardım bu talebi... Ben de irfan ordusunun şerefli bir kumandanı idim o zaman... Amma şimdi... Ne yapalım mukadderat... SALİH USTA: Böyle deme, gücenirim muallim bey. Sen benim için dün ne isen, bugün de osun. MURTAZA: Fakat çocuk iyi yetişmiştir. Artık o da senin evlâdın sayılır. İsterseniz yine muallim olur... Veriyor musun kızını? SALİH USTA: Memnuniyetle... Hay gözün kör olsun şeytan, nazlanamadım işte... MURTAZA: Hah, hah, hah... Hacı bey ne kızacak... Gözlerimin önüne geliyor. Sakalı titremeğe başlıyacak, boynunun damarları şişecek... (...) Yalnız Hacı bey mi, Rıdvan asıl annen köpürecek... Sen onun gönlünü edersin artık... Kadındır, anandır. Sende benden fazla hakkı vardır. Kalbi kırılsın istemem... (Hasana) Muhtar, işte ne yaptım, ne ettim kızını aldım. Demek bunun içindi bana hiddetin... Amma görüyorsun benim kabahatim yok... Peki çocuklar, nasıl çıktı bu iş meydana... RIDVAN: Ayşe şüphelendi ve muhtar ikrar etti. MURTAZA: Ne diyorsunuz!.. Yahu benim bildiğim o ölür de böyle iş yapmaz... Söylenenler doğru mu muhtar?
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Ata Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 219 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.