“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 187 Ata Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 187

Kocası hapisteyken Ferhunde evden kaçar. Necla, kendisini zengin gösteren bir Suriyeli ile evlenir. Bu, üçüncü kopuştur. Leyla’nın da zengin bir avukatla kaçmasıyla Ali Rıza Bey hastalanır. Artık aile ağacının bütün yaprakları dökülmüştür. Hayriye Hanım’ın sitemlerine dayanamayan Ali Rıza Bey, Adapazarı’na, Fikret’in yanına gider. Fakat aradığı huzuru orada da bulamaz; İstanbul’a döner. Hastalığı iyice ilerleyince hastaneye yatar. Leyla, babasını hastaneden çıkararak yanına alır. Ali Rıza Bey, hiç istemediği bir ortamda utanç içinde yaşar. Metinde Geçen Bazı Kelime ve Kelime Grupları bedbin : Kötümser. cazbant : Caz müziği çalan orkestra. kerevet : Üzerine şilte serilerek yatmaya veya oturmaya yarayan, duvara bitişik, ayakları olan, tahtadan sedir. lakırtı : Söz, laf. meyus : 1. Üzgün. 2. Kötümser. mezat : 1. Açık artırma ile satış. 2. Açık artırma ile satış yapılan yer. mütemadiyen : Ara vermeden, sürekli olarak, mütemadi. sükûnet : 1. Durgunluk, dinginlik, hareketsizlik, sessizlik. 2. Huzur, rahat, sükûn. tarh : Bahçelerde çiçek dikmeye ayrılmış yer. Metin ve Türle İlgili Açıklamalar 1930 yılında yayımlanan “Yaprak Dökümü” Reşat Nuri Güntekin’in çok sevilen romanlarından biridir. Eser, modernleşme sürecinde toplumsal çözülmenin boyutlarını aile düzeyinde irdeleyen sosyal bir romandır. Defalarca sinemaya ve televizyona uyarlanan romanda Cumhuriyet in ilk yıllarındaki toplumsal değişmeler, Batılılaşmanın yanlış anlaşılması sonucu toplumda ortaya çıkan tüketim ve lüks düşkünlüğü, bunun aile kurumu üzerindeki olumsuz etkileri, kuşak çatışmalari, yitirilen değerler Ali Rıza Bey ve ailesi model alınarak eleştirel bir bakışla yansıtılır: İhtiyar adam, bir gün, şaşkınlıktan Ayşe’yi karşısına almış, bu on bir yaşındaki bebeğe saatlerce para hesapları yapmış, bakkal defterleri, senetler, kâğıtlar göstermişti. Fakat artık, çocuklar saygıyı da kaldırmışlardı. Şimdi, onların hepsi birer küçük Hayriye Hanım’dı. Kızdıkları zaman tıpkı annelerinin çehresine benzeyen yüzleriyle bağrışıyorlardı: “Bir doğruluktur tutturdun. Bizi düşünmedin. Dilenci çocuklarından beter ettin. Herkes çocuklarının bir dediğini iki etmezken, kardeşimizin düğününde bizi hizmetçi gibi gezdirmeye nasıl razı olacaksın?”
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Ata Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 187 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.