11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 179
“11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 179 Ata Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 179
dar becerikli olduğunu halka sezdirmek istiyordu. Lâkin ne zaman ki; İttihat ve Terakki gazeteleri Rumeli'de bir Arnavutluk ayaklanmasından söz etmeye başladı, artık bu âni mevsim değişikliğinin bütün sebepleri herkesçe anlaşılmış oldu. Bu gazeteler, Arnavutluk hâdiselerine karşı ateş püskürüyor- du. Son mebus seçimlerinde kazanamayan Arnavut beyleri, cahil ve şuursuz, fakat tepeden tırnağa kadar silâhlı halk kalabalıklarının başına geçmişler ve her türlü anarşik zorlama vasıtalarıyla Bâbıâli'yi tazyika, tehdide başlamışlardı. Gerçi, Bâbıâli, Rumeli'de bulunan kuvvetleriyle kendini savunmaya girişmekten uzak kalmadı. Fakat, bu kuvvetler sanki büyülenmiş gibiydi. Her çeşit çareye sahip olduğu halde bir türlü harekete geçemiyordu. Eli ayağı bağlı gibi hep durduğu yerde sayıyordu. İstanbul'da o, bunun; bu, onun kulağına: “Asker, âsilerle bir olmuş!” söylentisini fısıldıyordu. Askeri Kumandanlardan bazı ehemmiyetli kimselerin İstanbul ile lşkodra arasında, manalı manalı gidip gelişleri oldu. Giderken gülümser ve azimli görünen bu adamlar, döndükleri vakit, kaygılı ve tereddütlü idiler. Gazeteler susturulduğu için, onun yerine geçen halkın muhayyelesi her gün, yeni bir şey doğuruyordu. Meğer ayaklanan yalnız Arnavutluk değilmiş. Tiran'da mı, Manastır'da mı, Serez'de mi, nerede, herhalde bir yerde kan gövdeyi götürüyormuş. İkinci bir Hareket Ordusu bugün, yarın; İstanbul üzerine yürümeğe hazırlanıyormuş ve bu sefer İttihatçılar sonuna kadar dayanmaya karar verdiklerinden payitahtta, artık taş taş üstünde kalmayacakmış! Hasip Bey nevinden bazı Avrupa kâri kimseler de, her gün, ufukta yabancı gemilerinin çelikten siluetini gözetliyordu. Acaba bu kavganın içinde, Niyazi Bey'in durumu nedir? Halkın bir kısmı, bunun hâlâ İttihat ve Terakki'ye bağlı olduğunu, başka bir kısmı, çoktan muhalefete geçtiğini söylüyordu. Günün birinde İstanbul halkına, el altından bir beyanname dağıtıldı. Bu beyanname, adı şimdiye kadar hiç işitilmemiş yeni bir topluluk, bir “Halâskâr Zabitan Grubu” tarafından yayınlanıyordu. Bu “beyannâme” durumun o zamana kadar bilinmez ve karanlık kalan bütün noktalarını aydınlatmış oldu. Artık birtakım söylentiler çıkarmaya hacet kaimamışti. Artık gerçek bütün çıplaklığıyla ortaya atılmıştı. Bu gerçek, çoktan sokaklarda geziyor, evden eve girip çıkıyordu. Günden güne orta malı, alelade bir “vaka” halini alıyordu. O "Halâskarân Grubu”nun Arnavutluk ayaklanmasına dayanarak istediği şeyler, İttihat ve Terakki kabinesinin çekilmesi, yerine tarafsız kimselerden kurulu bir kabinenin getirilmesi, milletin reyine aykırı olarak toplanmış Meclis'in dağılması, devlet memurlarından bundan böyle hiçbir partiye girmeyeceklerini bildiren yeminli taahhütnameler alınması vesaire gibi günlük politika ve idare işleriyle ilgili idi. Bütün bu harekette, yeni bir idarenin, yeni bir fikrin yeni bir dileğin doğuşunu gösteren hiçbir belirti yoktu. Halbuki, Ahmet Kerim'in son hadiseler arasında istediği, aradığı, beklediği şey böyle bir belirtiydi. Yalnız İttihat ve Terakki Hükümetinin yıkılmasıyla hiçbir hedefe erişilmiş olmuyordu. Ahmet Kerim, onun yerine gelecek hükümetin ne getireceğini bilmek istiyordu. Yüksek, asil ve ateşli ideallere- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Ata Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 179 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok