11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Cevapları Sayfa 486
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Sayfa 486 Cevapları Meb Yayınları'na ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Cevapları Sayfa 486
1. Roman benzetmeyi uygun görürseniz bir maratondur... Uzun soluk isteyen; başladığın adımı bitiş çizgisindeki o en son uygun bir ölçüde ve sürekli olarak yenilemek fakat ilk adıma ters düşmemek üzere yenilemek ve muhakkak yarışı kazanmak zorunda olduğun bir uzun mesafe koşusudur. sözü roman hakkında size neler düşündürdü? Açıklayınız.
- Cevap: Romanın uzun soluklu bir yazma eylemidir. Yazar, romanı yazarken kurguda yer verilen ögelerin değişim ve gelişimini bir- biriyle çelişmeyecek şekilde anlatmalıdır. Romancı ilk düğmeyi iliklediği yerden romana devam etmelidir. Yazar bütün süreçleri göz önünde bulundurarak kurguyu yapmalıdır. Romancı, olaylar arasındaki ilişki doğru kurgulamalı, tekrara düşmemeli ve ipin ucunu kaçırmamalıdır. Romanın başından sonuna kurguda, olayda ve kişilerde tam bir kontrole sahip olmalıdır.
2. Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun yazarın sorduğu soruya verdiği cevapları göz önünde bulundurarak mülakatın yazılış amacı ve hedef kitlesi hakkındaki düşüncelerinizi ifade ediniz.
- Cevap:
3. Bu metni okuduktan sonra Mustafa Necati Sepetçioğlu’na dair sizde nasıl bir kanaat oluştu ve Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun herhangi bir eserini alıp okuma isteği uyandı mı? Niçin?
- Cevap:
4. Bir şair, roman veya hikâye yazarıyla mülakat yapmak isteseydiniz kimi seçerdiniz? Niçin?
- Cevap: Muhtemel Cevap: Ben Ahmet Hamdi Tanpınar ile yapmak isterdim. Ona, Huzur ve diğer romanları ile ilgili sorardım. Zira huzursuzluğun romanını nasıl yazdığını öğrenmek isterim. Hayatının eserlerine nasıl yansıdığını, eserlerindeki kahramanlardan hangisinin hikâyesini iştiyak ile anlattığını, eserleriyle bir mesaj verip vermediğini, hangi eserini yeniden yazmak isteyebileceğini sorardım.
5. Bu mülakatı okuyan bir okurun, “yaşamakla yazmak arasındaki ilişkiyi” nasıl değerlendireceğini açıklayan bir paragraf yazınız.
- Cevap: Muhtemel Cevap: Yazar olmak belli bir birikime sahip olmayı gerektirir. Bardak dolmadan taşmayacağı gibi bir kişinin yazabilmesi için belli bir birikime sahip olması gerekir. Kişinin kültürü, görgüsü yanında yaşadıkları da yazacaklarını etkiler, şekillendirir. Bir yazarın yazdıklarında geçmiş deneyimlerinin izlerini görmek mümkündür. Çünkü insan duygusal bir varlıktır. Okuduklarıyla elde ettiği bilgi birikimi, kültürü kendi hayat tecrübesinden geçirerek aktarır. O yüzden insan yaşadığını yazar. İyi bir romancı olmak için belli bir birikime sahip olmak gerekiyor. Tecrübeler, farklı yaş aralıkları olaylara bakış açısını ve olayları yorumlama yetisini etkiliyor.
11. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Sayfa 486 Cevabı ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok